Çocuk, doğum öncesi ve doğduğu ilk günden itibaren anne ile yaşamaya başlar. Koklamayı, görmeyi, dokunmayı algılarken anne hep yanındadır. Renkleri, cisimlerin biçimi, dokusu ve boyutlarını da anne ile öğrenir. Anne besleyici ve koruyucudur. Sevgisiyle büyütür, dikkat ve özeniyle korur çocuğunu. Emeklemeyi, yürümeyi, ilk sözcükleri annenin sağladığı güvenli ortamda öğrenir. Doğduğunda ilk besini olan anne sütünün tadını yine ana kucağında tadar çocuk. Konuşmaya çalıştığında ilk sözcüğü “anne”dir mutlaka. Canı yandığında ise “anne” diye gözyaşı döker. Kısaca anne, çocuğun ilk eğiticisidir.
Çocuk sevgiyle büyür. Sevgi ortamının oluşumunda annenin rolü ve etkisi çok büyüktür. Sevgiyle büyüyen çocuk, sevmeyi ve çevresinde olup biten ne varsa onlara sevgiyle yaklaşmayı öğrenir. Ailesinde koşulsuz sevgi görmüş ve sevgi dolu bir ortamda büyüyen çocuk; insanları, hayvanları ve canlı cansız tüm varlıkları sevebilir, sever.. Çocuğa sevginin öğretilmesinde de ilk eğitici yine annedir.
Annelik, doğumla sınırlandırılmayacak kadar önemli bir sorumluluktur. Anne çocuğunu büyütürken aynı zamanda onun kişiliğinin oluşumundaki temel taşlarının da yaratılmasına katkı sağlar. Çocuğun kalıtımsal olarak edindiği özelliklerinin ötesinde geliştirilebilecek ve gelecekte çocuğun niteliğini olumlu ya da olumsuz etkileyecek değerlerinin kazandırılmasında yine anne çocuğu ile birliktedir.
Acıyı, tatlıyı, tuzlu ve ekşiyi anne ile öğrenen çocuk doğruluğu, dürüst olmayı, adalet duygusunu, acımayı, fedakarlığı, kadirşinaslığı, hatır saymayı, saygı duymayı da annesinden ve sonra çevresinde görerek öğrenir. Anne ve baba çocuk için çok önemli ve yegâne rol modeldir. Çocuk önce annesinin doğrularını benimser. Annenin tutum ve davranışlarına uygun davranışlar sergiler. Oturması, yürümesi, olgular karşısında tepkisi anneninkilerle koşuttur. O nedenledir ki; anneler sadece çocuk eğitiminde değil, onun dışında da çok donanımlı olmadır. Çünkü çocuk anne ve annenin sağlayacağı çevre faktörünün bir eseridir. Çocuk okulda aldığı eğitim ile bilgi sahibi olur ve becerilerini, yeteneklerini geliştirebilir ama tekrarlamakta yarar görüyorum; çocuğun ilk eğitmeni, ilk öğretmeni annedir.
Onu, kötü ve bağımlılık yaratacak alışkanlıklardan uzak tutacak olan da annedir. Çocukta okuma alışkanlığını yaratacak olan da.. Anne, eğitimin sadece okuldan ibaret olduğunu düşünmeyip evini kütüphaneye dönüştüren ve çocuğu ile birlikte okuyan, onunla birlikte yeniden okullu olan kişidir..
Çalışan anneler, işleri ile çocukları arasında bir denge kurmalı ve çocuklarını asla ihmal etmemelidir. Ev ortamını çocuğun eğitimine uygun hale getiren anne-baba birbirleriyle davranışlarında çocuklarına örnek olduklarını akıllarından hiç çıkarmamalıdır. Toplumsal gelişmişlik ancak eğitim ile mümkündür. Bilgili, eğitimli bireylerden oluşmuş bir toplum daha ileri düşünce düzeyleri yaratırak sorunlarını daha kolay ve daha kısa sürede çözümler. Eğitimli kadınların yetiştirecekleri çocuklar da o oranda kapasiteli, bilgili ve algıları açık olarak büyürler.
Toplumda kadın; “anne olma” ve “çocuğun ilk eğiticisi” olma özelliğinden dolayı çok önemlidir. Vicdan sahibi olma, adalet duygusu, kararlılık, iyilikseverlik, dürüstlük, başkalarının hak ve özgürlüklerine saygılı olma özellikleri daha küçücük yaşlarda anne tarafından çocuğa kazandırılmaktadır. Yeteneklerini geliştirilmesi, bilgi birikimi, sorgulama, çevre ve doğa bilinci duyarlılıklarında sağlıklı bir temel atılması yine anne yardımıyla gerçekleşir.
Anne, toplumun yarınlarını oluşturacak yöneticileri yetiştirecek bireydir. Kişilik sahibi, benlik duygusundan ve bencillikten uzak, yurttaşlık bilinciyle yetişmiş bireyler eğitimli anneler sayesinde oluşturulur. Bilim ve ilim yolunda ve bağımsızlık ruhuyla ilerleyen ve gelişmiş bir toplumsal yapı için annelere büyük görev ve sorumluluklar düşmektedir. Çocuk filizini işleyerek elmasa dönüştüren ilk usta, ilk eğitici ve ilk öğretmen annedir ve anne olacaktır.
Tüm annelere saygılarımla..