Niksar bölgesinin de önemli bir parçası olduğu Kelkit Havzası, ülkemiz ve yeryüzü için ender bir ekosisteme sahiptir. Havzamız, insanımızın geleceği açısından,bitki ve hayvan türlerinin sürekliliği açısından mutlaka koruma statüleri verilmesi gereken yaşamsal değer ve önemde bir bölgedir. Milyonlarca yıllık evrim geçmişiyle günümüze kadarulaşabilmiş ekosistemimiz; küresel iklim değişimlerini duyumsadığımız günümüzde, Kelkit havzası ve dolayısıyla Niksar bölgemizi genelde dünyanın ve elbette ülkemizin en önemli havzalarının başında yer almasını sağlamaktadır.
Akademisyen hemşehrimiz Ekrem Buhan’ın Phanoria Dergisinde yayınladığı, Kelkit havzası ve bölgemiz ekolojikdeğerlerini anlatan yazısında, özellikle suyun canlı yaşamındaki önemine bilimsel verilerle değindiği bölümlerini siz okurlarımla paylaşmayı arzuladım.
“Akarsular dünyamızın çok önemli ekosistemleridir. Akarsu ve ilişkili bulunduğu havza, insanı da içerisine alan hem canlı hem de cansız birçok elemanla kuşatılmış kompleks bir ekosistemdir. Bu kompleks kaynak bölgesinden döküldüğü denize kadar uzanan bir çok ekolojik faktörün etkisi altındadır. Akarsular aynı zamanda yeryüzündeki su döngüsünün önemli elemanlarıdır.
Göl ve akarsular dünya yüzeyinin yaklaşık %2,5’unu kapsar. Akarsular yeryüzünün küçük bir parçasını oluşturmakla beraber, enerji, madde ve biyoçeşitlilik açısından zengin ekosistemlerdir (Malanson, 1993; Shiklomanov,1999; WCD,2000; Anonim,2004). Bütün olarak bakıldığında bir akarsu, barındırdığı bitki ve hayvanlarla birlikte yaşayan, sürekli değişen bir yapıdır. Akarsular, dahası tatlısular, yaşamın kaynağı ve en temel dayanağıdır (Eken ve ark., 2006). Akarsular bölgesinin fiziksel, kimyasal, ve biyolojik koşullarının yavaş yavaş ve belli bir yönde değişimine ve büyük çeşitlilik göstermesine neden olmaktadır. Bu özellikleri ile akarsular yeryüzündeki su kütlesinin oldukça küçük bir oranını (% 0,0001) kaplamasına rağmen; biyolojik çeşitliliği destekleyen oldukça önemli ve özgün sistemler haline gelmektedir (Vila-Gispert et al., 2002; AartsandNienhuis, 2003).
Akarsu ekosistemleri akarsu kanalı, sulak alanları, kıyı vejetasyonları ve basar ovalarla birlikte ekolojik bir bütündür. Ayrıca akarsu kanalı boyunca üst, orta ve aşağı bölümlerden oluşur. Tüm bu akarsu basamakları ve çevresi arasında son derece kompleks ekolojik ilişkiler bulunmaktadır. Akarsular geçtikleri bölgeyi boyuna, enine, derinlemesine ve zamansal olarak etkiler; bu etkileme birkaç mm’den binlerce km2’yi bulabilen alansal etkiler olabildiği gibi, birkaç dakikadan binlerce yıllar boyutunda da zamansal etkiler oluşturabilmektedir. Her bölgenin ve zamanın değişik canlı çeşitliliği, fiziksel, kimyasal ve biyolojik süreçler arasında son derece güçlü ekolojik ilişkiler bulunmaktadır. Bu nedenle akarsu bir bölgenin daha doğrusu bir havzanın omurgasını oluşturmakta olup, havzadaki tüm yaşam akarsuyun düzenleyici etkisi altındadır (May,2003). Akarsu, basarova/taşkınova, koridor ve karasal yamaç birbirleri ile son derece karmaşık ilişkiler içerisinde olan ekosistemler olup; büyük ekonomik, sosyal, kültürel ve çevresel değerler taşımaktadır. Bu kompleks ekosistemler karasal ayağı, bitkiler, hayvanlar ile bir akarsu ağı oluşturur. Bu sistem; akarsu akımı, su depolama, zararlı maddelerin bertarafı, sucul ve karasal canlılara habitat, karasal toprağın güçlendirilmesi ve zenginleştirilmesi, biyolojik çeşitlilik ve yüksek üretim sağlama gibi faydaları bulunmaktadır (Anonim/SCR,98; May,2003).”
Bir coğrafyanın oluşumundaki binlerce hatta milyonlarca yıllık evrimsel geçmişi dikkate alarak; havzamızdaki doğal döngünün, bölgesel ekosistemin ve elbette doğal su kaynaklarının özenle korunması gerektiğini bir kez daha vurgulamak istiyorum.
ÇANAKÇI SUSARSA, NİKSAR DA SUSAR..