Mükemmeliyetçilik, “Ulaşılabilir standartların ve sınırların ötesinde hedefleri olan ve bu hedeflere ulaşmak için aralıksız çabalayan ve kendi değerlerini başarılarına göre değerlendiren kişilerdir” diye tanımlanmaktadır.
Konuyu araştıran bilim insanları mükemmeliyetçiliği üç açıdan değerlendirir.
Ben merkezci Mükemmeliyetçilik: Gerçekçi olmayan, ulaşılması olanaksız standartları kişinin kendisine empoze etmesidir. Kişi kendini eleştirme eğilimindeyken öte yandan hatalarını, eksiklerini kabul etmekte zorlanır.
Öteki merkezli mükemmeliyetçilik: Bu kişiler gerçekçi olmayan biçimde çevresindeki insanlardan aşırı talepkâr olma eğilimindedirler. Çevresindeki kişilerin kendi belirledikleri standartlara uymasını beklerler.
Toplumsal merkezli mükemmeliyetçilik: Bu kişiler ise toplumun beklentilerini abartırlar. Bu standartları yakalayamayacağına inanırlar. Bununla birlikte toplum tarafından onaylanmak için bu standartlara uymaya çalışırlar.
Ancak mükemmel olduklarında başkaları tarafından sevebilecekleri ve değerli bulunacaklarına inanan mükemmeliyetçi kişiler, karar vermelerini zorlaştırsa da doğru olanı yapmak için yoğun çaba harcarlar. En küçük olumsuzlukta ya da sıkıntı yaşadıklarında yaptıkları çalışmadan şikâyet ederler ve olumsuzlukların üzerinde sorun giderilinceye kadar dururlar.
Mükemmeliyetçi kişiler, birlikte yaşadıkları kişilerden, akrabalardan ve iş arkadaşlarından her hangi bir şey istemekte zorlanırlar. Diğer insanların işleri kendileri kadar iyi yapamayacaklarına inanırlar. Bu nedenle işleri kendileri yapmayı tercih ederler. Bir işi başkası yapmak durumunda kaldığında da o kişinin işi uygun şekilde yapıp yapmadıklarını kontrol ederler. Mükemmeliyetçi kişiler başarılı olmak için kendilerini çok fazla zorlarlar. İşler istedikleri gibi gitmediğinde çok yoğun sıkıntı yaşarlar.
Mükemmeliyetçi kişilerin hem kendi, hem de çevresindeki insanların yaptıkları hatalara karşı toleransları düşüktür. Çevreleri tarafından titiz ve dürüst olarak tanımlanan mükemmeliyetçi kişiler, olaylar kendi kontrollerinin dışına çıktığında mutsuzluk ve öfke duygularını oldukça yoğun yaşarlar. Birçok konuda doğru, yanlış gibi kesin yargıları vardır.
MÜKEMMELİYETÇİLİĞİN TEMEL NEDENLERİ
Ana-babanın çocuklar üzerindeki olağan dışı baskı ve müdahalesi, çocuklarda küçük yaşlardan itibaren mükemmeliyetçi kişiliğin gelişimini etkileyen en önemli etken olarak gösterilmektedir. Hata yapılmaması adına yapılan yoğun yönlendirmeler, çocuğun günlük yaşamındaki davranışlarında oluşacak hatalar sonucunda ana-babalarının kendilerine müdahale edeceğini ya da onlar tarafından cezalandırabileceğini fark ederler. Bu gibi bir deneyimi yaşamamak için eylemlerini zaman içerisinde belli standartlarda yapmaya çabalarlar. Diğer bir neden de anne ve babadan biri mükemmeliyetçi olduğunda çocuğun da bu davranışları kendisine model almasıdır.
Mükemmeliyetçi kişiler sorumluluk duygusunu yoğun yaşarlar ve vicdanlıdırlar. Bu sorumluluk duygusu bazen çalışmalarını zorlaştırır. Depresyona varacak ölçüde mutsuzluk yaşarlar. Yaşamlarındaki olayları kendi sınırlarına göre değil, kendilerinde var olduğuna inandıkları ve kendileri ile ilgili ulaşmak istedikleri sınırlara göre değerlendirdikleri için mutsuz olurlar. Gergin durumlardan çabuk etkilenirler. Hata yapmamaya çabaladıkları için sıklıkla kaygı yaşarlar.
Mükemmeliyetçilikle baş edebilmenin yegâne yolu; yaşamı, olumlu ve olumsuz yanlarıyla duyumsayıp, bizi mutlu eden yanları olduğu kadar olumsuz yanlarının da bulunduğunu kabul etmekten geçmektedir.