• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • EKONOMİ
  • BİLİM VE TEKNOLOJİ
  • MAGAZİN
  • KÜLTÜR SANAT
  • GÜNDEM
  • SPOR
  • RESMİ İLANLAR
  • GÜNCEL
  • SİYASET
  • EĞİTİM
  • SAĞLIK
  • VEFAT
  • TEBRİKLER
  • NÖBETÇİ ECZANELER
  • YEREL
  • Ara
SON DAKİKA:
02:07
İYİ Parti’li Özatıcı Niksar’dan Seslendi; “Bu Ülkeyi Kim Koruyacak?
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Mahmut HASGÜL
  3. HADİ ASLANLARIM
Yayınlanma: 24 Şubat 2018 - 01:27

HADİ ASLANLARIM

24 Şubat 2018 - 01:27
Yorumlar
TAKİP ETTAKİP ET
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Mahmut HASGÜL
Mahmut HASGÜL

Tarihin en zorlu dönemeçlerinden birini geçmekteyiz. Katar katar gelen şehitleri tekbirlerle vatan toprağına ekmekteyiz. Şehit ailelerinin feryatlarına karşılık “sabrı cemil” telkin etmekte, gözyaşımızı ve sabrımızı tüketmekteyiz. Toprak kanla vatan olur, bu binlerce yıllık Oğuz töresinin, atalar tecrübesinin, Peygamber sünneti seniyyesinin bize öğrettiği temel ilkelerdendir. Şehitlerin ölümsüz olduklarına da imanımız tamdır. Hem bizim, hem de gözünü kırpmadan şehadete koşan kahramanlarımızın imanı tamdır. 

Yüzlerce kişisel tecrübeye, on binlerce tarihi bilgiye göre söyleyebiliriz ki sadece cephedeki Türk evlatları değil, cephe gerisinde sabırsızlanan bütün bir millet, vatanı için çarpışmaya hazırdır.  En sıradan bir insanın nasıl kahramana dönüştüğünü duyduk, gördük, yaşadık. Bu bir mucize midir, milli fıtrat mıdır, inanç mıdır bilemem. Belki de hepsi birlikte böyledir. Kore Harbine katılmış bir büyüğümüzün (Nuri Dikici,1931-2016) günlüklerini okudum. Günlük, taze taze yazıldığı için daha güvenilir, daha yalansız olur. Bunu düşünerek okuyunca hayretler içinde kaldım. NATO komutasında seçilen birliklerimizden birinde asker olan bu büyüğümüz yolculuğun ve savaşın her adımını aşama aşama yazmış ve savaşın en hararetli günlerini şöyle anlatmış: “…Biz Türk Tugayı olarak savunduğumuz yeri bir ay koruduğumuz halde Amerikalılar yirmi dört saat dayanamadılar. Amerikalılar savaşamıyorlar, onlar paralı askerler, zoru görünce hemen kaçıyorlardı.

Pan Man Jum şehri yakınlarında savaş devam ederken geri çekilme emri geldi. Biz çekilmedik. Sağ ve sol tarafımızdaki birlikler geri çekilince buraları ele geçiren Kuzey Koreliler bizi çembere aldılar. Dört – beş gün savaştık, kendimizi savunduk. Sonunda mermimiz ve yiyeceğimiz bitti. İsteseler Amerikalılar helikopterlerle bize mühimmat atabilirlerdi ama atmadılar.

Şafak sökerken komutanımız bize: “Asker evlatlarım! Buradan kurtulmamızın tek yolu var. Düşmana süngülerimizle hücum edeceğiz. Ölmek var, dönmek yok!” dedi.

Süngü takıp “Allah, Allah” sesleriyle hücuma kalktık. 

Babam Yunan Harbine katılmıştı. Ben çocukken anılarını, süngü hücumlarını anlatırdı. Süngüsünü karnına sapladığı düşman askerini havaya kaldırıp, başının üzerinden arkasına savurarak, o daha yere düşmeden boşta kalan süngüyü başka bir düşman askerine saplayan askerler vardı, diyordu.

Bana abartılı gelen bu olayı Kore'de gözlerimle gördüm. Göğüs göğse çarpışırken Türk askeri bambaşka bir kahramana dönüşüyordu.” (20 Yüzyılda Tokat, Metin Gürdere, sy. 365) Böyle şeyler gerçekten olur mu? 276 kiloluk bir mermiyi Seyit Onbaşı tek başına kaldırabilir mi? Normal hayatta asla! Ama savaş halindeyse ve söz konusu Türklerse, kesinlikle yaparlar. Hani 15 Temmuz darbe girişimi sırasında canlı yayında izledik. Elinde poşetle evine dönen sıradan bir vatandaş, ülkenin zor durumda olduğunu anladığı anda nasıl da tanklara kafa tutuyor, gözünü kırpmadan tankın altına yatıyordu. 

Yaşadığımız günler bize gösteriyor ki destanlarda anlatılan kahramanlar, tarih sayfalarında sözü edilen yiğitler hayatımızın tamamen içindeymiş. Belki bu olaylar başka milletler için bir “destandır” ama bizim için hayatın ta kendisi. Hatta tarih ve edebiyat ne kadar süslerse süslesin hakikatlerimizin ihtişamını anlatmakta daima cılız kalıyor...

Yukarıda bahsettiğim olağanüstülüklere imanımın tam olduğunu tekraren belirterek teessüfle şunu da ifade edeyim: Bizim kanla (şehit olarak) kazanabileceğimiz son savaş, Kurtuluş Savaşı idi. Bundan sonra –Allah muhafaza- gireceğimiz büyük kitlesel savaşlarda kan ve kahramanlıkla kazanma ihtimalimiz son derece zayıf görünüyor. Bu, bütün dünya ülkeleri için geçerlidir. İkinci dünya savaşında sadece Rusya'nın 27 milyon can kaybettiğini düşünürsek, bu kadar can kaybettikten sonra kazanan bir tarafın olduğunu söylemek pek mantıklı değil. Çağımızdaki teknolojinin ve korkunç kitle imha silahlarının geldiği noktayı düşünürsek -kahramanlık ruhumuzu diri tutmak kaydıyla- mutlaka başka açılardan da bakma, harekete geçme zamanımız gelmiştir, geçmektedir.

Ülkemiz, Plevne savaşından bugüne ölümcül bir kuşatma planıyla karşı karşıyadır ve milletimize uygulanacak olan plan “Truva Sendromudur”. Bu, az buçuk tarih bilen ve yakın zamanları tarafsız ve mantıklı değerlendiren her akıl sahibinin görebileceği bir hakikattir. O sebepten bir an önce kendi hazırlıklarımızı yapma zorunluluğumuz vardır. Ülkemizin acil, bilim ve teknoloji seferberliğine girişmesi gerekmektedir. Gerek evrensel anlamda legal yollarla, gerekse illegal (korsan) metotlarla özel laboratuvarlarımızı kurmak, pratik fikirler üzerinde çalışıp üretime geçmek zorundayız. Olur mu peki? Hayal ettiğimizden fazlasının olacağına adım kadar eminim. Türk zekâsının nasıl kıvrak ve alternatifçi bir yapıya sahip olduğunu bir eğitimci ve gözlemci olarak biliyorum. Yapılması gereken, kenarda köşede, kendi imkânlarıyla akıl almaz başarılara imza atan insanlara görev vermektir. Her beyin bir enerji, her beyin bir milli servettir. Bugüne kadar olduğu gibi bu servet har vurulup harman savurulmamalıdır. Fikri, dünya görüşü, inancı, ırkı ne olursa olsun bu insanlara hak ettikleri değer verilmeli, onlar doğru noktalarda değerlendirilmelidir.

Savunma sanayiinde dışa bağımlılık bizim gibi tarihi geçmişi ve ideali olan bir millet için utanç kaynağıdır. Dışa bağımlılıktan tam manasıyla kurtulabileceğimiz gibi, modern dünyanın ötesinde buluşların da sahibi olabiliriz. ARGE çalışmalarımız hem farklı gruplarla, hem de farklı alanlarda gelişerek devam etmelidir. Bir ölüm kalım savaşının eşiğinde olan milletimiz için en hayati ihtiyaç güvenliktir, dolayısıyla en yüksek harcama kalemi de tam bağımsız ARGE çalışmaları için tahsis edilmelidir.

Bu alanda ne gibi zorluklarla karşı karşıya kalabileceğimizi biliyoruz. ASELSAN şehitleri, Isparta Uçağı faciası; geçmişte Vecihi Hürkuş trajedisi, Nuri Demirağ tecrübeleri, Devrim Otomobili hikâyeleri düşmanın neyden rahatsızlık duyduğunu göstermekte; düşmana inat hangi alanlarda seferberlik ilan etmemiz gerektiği ve nasıl bir yol izlememiz icap ettiği hususunda bize net bir fotoğraf göstermektedir.

Özellikle ABD'de bilim dünyasının en üretken zekâları arasında yüzde kırk oranında Müslüman bilim adamları bulunmaktadır. Müslüman araştırmacıların ülkelerinde neden hizmet üretemediklerinin sebepleri aşağı yukarı biliniyor: İmkân ve fırsat verilmediği için. Son yıllarda ABD'de uygulanan vize sorunlarından dolayı bu bilim insanları artık bıkmış durumda. Emperyal güçlere hizmet ediyor olmanın vicdan azabı dışında kendi uluslarına ve inançlarına hizmet etme özlemiyle de yanıp tutuşmaktalar. Anti-emperyalist bir Müslüman ülkede çalışmalarına devam etmek istiyorlar. Bunu gerçekleştirebilecek potansiyele ve kültüre sahip tek ülke Türkiye. Türkiye'nin adım atması halinde ülkemize bir beyin göçünün olacağını biliyoruz. Eğer Türkiye Cumhuriyeti bilimsel – teknolojik kalkınma hamlesi başlatırsa bir anda dünyanın en seçkin bilim odaklarından biri olacaktır. 

Rusya, Japonya, Kore, Çin, Malezya, Endonezya, Hindistan, Pakistan gibi ülkelerin kalkınma hikâyeleri böyle başladı. Onlar bunu başardılar. Küresel denge unsuru olan bu ülkelerin altyapıları bizden çok çok geriydi. Biz ise yönetimler noktasında gerekli vizyona sahip olmadığımızdan küçücük adımları atamadık. Günlük siyasetin bataklığında çırpınarak vakit geçirmekten haz aldık. Oysa geleceğe yönelik planlar yapabilir, adımlar atabilirdik. Bunun dışında Türkiye'deki potansiyelin farkında olan güçler zaman zaman müdahalelerde bulunarak ülkemizdeki bilim ve teknolojiye hatta üretime suikastlarda bulundular.  Düşman farkında, biz farkında değiliz. Başka mecralarda enerjimizi tüketmek yerine asıl yapmamız gereken şeyleri yapmak zorundayız.

Yapılacak şey bellidir, yolumuz nettir ve biz bu yolculuğa hazırız. Tek bir şeyi bekliyoruz: siyasi iradenin de bu hakikati görmesini ve Türk gençlerine “Hadi Aslanlarım!” demesini. 

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • SEVMEK İÇİN SON ANLAR - 04 Şubat 2020
  • ÜMİDİ ÖLDÜRMEK - 15 Aralık 2019
  • KUMAR BEREKETİ - 15 Ağustos 2019
  • DEĞMEN BENİM GAMLI YASLI GÖNLÜME TÜRKÜSÜNÜN HAZİN ÖYKÜSÜ - 07 Haziran 2019
  • BELKİ - 19 Mart 2019
  • ÇOCUKLUK HIRSIZLARI! - 27 Şubat 2019
  • AĞLAK EDEBİYAT - 18 Şubat 2019
  • AĞRI, DOĞUBAYAZIT ve IĞDIR'DAN KALANLAR - 24 Ekim 2018
  • Zekeriya Yılmaz ve Bir Trafik Kazasının Düşündürdükleri - 08 Eylül 2018
  • ŞİMDİ NE YAPACAĞIZ? - 30 Temmuz 2018
  • ZAMAN ve ZEKÂ - 26 Nisan 2018
  • Abİ - 27 Aralık 2017
  • ASLAN GELİYOR! - 12 Eylül 2017
  • METİN GÜRDERE ARTIK ÖLÜMSÜZ - 07 Haziran 2017
  • MUCİZELER MÜDÜRÜ MEHMET YORULMAZ - 17 Mart 2017
  • ÇOCUK KALIN ÇOCUKLAR - 14 Ocak 2017
  • AZERBAYCAN’DA ŞİİR GÜNLERİ - 14 Haziran 2016
  • MOSKOF - 29 Nisan 2016
  • BİR GENÇLİK, BİR GENÇLİK, BİR GENÇLİK - 11 Şubat 2016
  • GÜZ PAZARLARI - 29 Kasım 2015
  • 1
  • 2
Köşe Yazarları
MİSAFİR KALEM
MİSAFİR KALEM
ULU ÇINARDAN BİR YAPRAK DAHA DÜŞTÜ! Lütfi KEPENEK
Rami GÜMEN
Rami GÜMEN
GAZETECİLER GÜNÜ - Rami GÜMEN
DİYETİSYEN FUNDA KORKMAZ
DİYETİSYEN FUNDA KORKMAZ
BİTKİ ÇAYLARININ FAYDALARI VE DOĞRU KULLANIMI - DİYETİSYEN FUNDA KORKMAZ
GÜREL SÜRÜCÜ
GÜREL SÜRÜCÜ
Kitap, Yazar, Okur ve Aradaki Uzun Yol
NURAY KAYA
NURAY KAYA
*RÜZGAR GÜLÜ* NURAY KAYA
Hasan AKAR
Hasan AKAR
"TAŞHAN ve KOMİSYONCULAR" ÖNSÖZ/DEN
FARUK YÜCER
FARUK YÜCER
Türkiye Gündemi Nasıl Değişiyor?
HAMİ KARSLI
HAMİ KARSLI
AYAK İZLERİ
MERDİN YILDIRIM
MERDİN YILDIRIM
BİZİM EMEKLİ
Ahmet Ertuğrul KARAHAN
Ahmet Ertuğrul KARAHAN
Ç A N A K Ç I
Şafak GÜMEN
Şafak GÜMEN
BU HUKUKSUZLUK HEPİMİZİ UÇURUMA GÖTÜRÜYOR.
Ali BERKE
Ali BERKE
TEKRAR BULUŞMAK İÇİN GÜLE GÜLE !
Doğukan DEMİREL
Doğukan DEMİREL
Çocuklarda Okul Reddi
M. Necati GÜNEŞ
M. Necati GÜNEŞ
AFGANİSTAN'DA BİR NİKSARLI OSMAN KARABAY (4)
Sevinç Meşe
Sevinç Meşe
ABUR CUBURUN ZARARI
Bedrettin Naim ARSLAN
Bedrettin Naim ARSLAN
Bilmiyorsanız Çekin Elinizi !...
Rüştü BOZKURT
Rüştü BOZKURT
Sakarat Eteklerindeki Endişe
MERT DİŞ
MERT DİŞ
ZEYTİNYAĞLI TAZE FASÜLYE BASTI
Mahmut HASGÜL
Mahmut HASGÜL
SEVMEK İÇİN SON ANLAR
Yusuf UÇAR
Yusuf UÇAR
ÖĞRETMENLER GÜNÜNDE BOŞ LAFLAR
Mehmet TÜRKÜ
Mehmet TÜRKÜ
MESELE ‘NİKSAR’ MESELESİ!
Ahmet DOĞANSES - Hukuk - Psikolojik Danışman
Ahmet DOĞANSES - Hukuk - Psikolojik Danışman
Doğu Türkistan’da Çin Zulmü
Cihat TAŞKIN
Cihat TAŞKIN
KARALAMA
Ali BERKE  berke_1958@hotmail.com
Ali BERKE berke_1958@hotmail.com
11. yıl
Kemal YILMAZ
Kemal YILMAZ
Üç Büyük Bela
Refika GÜL
Refika GÜL
ELDEN GELEN ÖĞÜN OLMAZ
Ulvi GELBAL
Ulvi GELBAL
YEREL SEÇİMLER VE NİKSAR- II
Çok Okunan Haberler
Tokat’ın Yıllardır Beklediği Tünel İçin Kritik Adım Atıldı
Tokat’ın Yıllardır Beklediği Tünel İçin Kritik Adım Atıldı
Tokat'ta da Satışı Yapılan Dev Marka Malezya’ya Devrediliyor
Tokat'ta da Satışı Yapılan Dev Marka Malezya’ya Devrediliyor
Jeoloji Profesörü Bektaş Uyardı: Tokat'ın da Bulunduğu 3 İle Dikkat Çekti!
Jeoloji Profesörü Bektaş Uyardı: Tokat'ın da Bulunduğu 3 İle Dikkat...
Ana Sayfa
EKONOMİ
BİLİM VE TEKNOLOJİ
MAGAZİN
KÜLTÜR SANAT
GÜNDEM
SPOR
RESMİ İLANLAR
YEREL
NÖBETÇİ ECZANELER
TEBRİKLER
VEFAT
SAĞLIK
EĞİTİM
SİYASET
GÜNCEL
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Vefatlar
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • EĞİTİM
  • GÜNCEL
  • SAĞLIK
  • SİYASET
  • TEBRİKLER
  • VEFAT
  • YEREL
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Vefatlar
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri

  • Rss
  • Sitemap
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Tokat Haber | Tokat Son Dakika Haberleri