• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • EKONOMİ
  • BİLİM VE TEKNOLOJİ
  • MAGAZİN
  • KÜLTÜR SANAT
  • GÜNDEM
  • SPOR
  • RESMİ İLANLAR
  • GÜNCEL
  • SİYASET
  • EĞİTİM
  • SAĞLIK
  • VEFAT
  • TEBRİKLER
  • NÖBETÇİ ECZANELER
  • YEREL
  • Ara
SON DAKİKA:
17:33
Zil Çaldı Tatil Başladı
00:38
Niksar'da Kontrolden Çıkan Otomobil İş Yerine Çarptı
00:21
Muharrem Ayı’nın Manevi İklimi Tokat’ta Yaşatıldı
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Mahmut HASGÜL
  3. MOSKOF
Yayınlanma: 29 Nisan 2016 - 11:50

MOSKOF

29 Nisan 2016 - 11:50
Yorumlar
TAKİP ETTAKİP ET
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Mahmut HASGÜL
Mahmut HASGÜL

Türklerin öyküsü altı yüzyıldır Ruslarla birlikte yazılıyor. Rus varlığını görmezden gelerek Türkiye'de tabiri caizse yaprak oynamıyor.
Ruslarla yaptığımız savaşların çoğunu kaybetmişiz maalesef.
Rusların düzenli, disiplinli planlı hamlelerine biz her defasında gelişigüzel karşılıklar vermişiz.
Onlar bütün ajanlarına Osmanlıca, Arapça öğretirken, hatta şehir efsanesi değilse ajanlarına imamlık yaptırırken, bizim hafiyelerimiz Rusçanın R'sini bilmeden yetiştiler.
Çeşme limanındaki son Osmanlı donanmasını yok etmek için iki filoyla Baltık Denizini geçerek, Cebeli Tarık Boğazından atlayıp Osmanlı Donanmasını gafil avladıklarını ve yapılan muharebe sonunda bütün donanmayı kaybettiğimiz gerçeğini tarih derslerinde içimiz sızlayarak öğrendik. 1770'te aldığımız bu deniz bozgunundan sonra denizlerde varlığımız sıfırlandı.
Tam da bu tarihlerde Yunan ayaklanmaları başlatıldı ve bütün ayaklanmaları yönetenler Ruslar idi.
Ruslarla yaptığımız hemen bütün savaşları kaybetmeye başladık.
…
Geçtiğimiz günlerde Gazi Osman Paşa'nın izinde Bulgaristan'ın Plevne şehrine kadar gittik. Plevne Savaş Panoramasını gezdik. Bizim kurtuluş savaşımız ne ise Bulgarların Plevne savaşı da o. Osmanlı esaretinden kurtuldukları büyük gün, büyük zafer olarak gösteriyorlar. Gazi Osman Paşa'nın yaralı halde teslim olurken, kılıcını teslim ederkenki halini tablolaştırmışlar. Osmanlı askerlerinin öldürülmeleri, geri çekilmeleri resmedilmiş her yerde. Büyük bir zafer onlar için ama biliyoruz ki bu zaferin Bulgarlarla ilgisi yok. Bu savaşı Rus ordusu kazanmış ve Bulgarlara hediye etmiş. Peki neden? Bulgaristan Devleti kurulacak ve Türklerin Batı sınırına duvar örülmüş olacak. Türklerin Avrupayla irtibatı kesilecek. Boşnak, Arnavut, Makedon, Romen vatandaşı olan Müslüman gruplarla arada iletişim kalmayacak.
Üstelik 9 milyon Bulgar'a o kadar adaletsiz bir toprak verilmiş ki 90 milyon insanı yetecek toprak 9 milyona tapulanmış. Uçsuz bucaksız ovalar, verimli topraklar adeta sahipsiz şimdi. İnsanlık açısından bu toprakların ısrafı Küresel Servetin ısrafıdır. İnsanlık o atıl toprakları verimli kullanmalı, açlık tehlikesiyle karşı karşıya olan kitlelere hizmet sunabilmelidir.
Bu adaletsizliğin mimarı Ruslardır. Türkiye'nin Batı sınırını Bulgar ve Yunan duvarlarıyla kapatmıştır.
* * *
Hemen doğumuzda kurulan ve bir zamanlar Oğuz Boylarının yurdu olan, Dedekorkut'un at koşturduğu, Doğu ve Batı Türklerinin geçiş bölgesi olan bölgeye Ermenistan diye bir devlet yerleştirildi. Doğu sınırı neredeyse tamamen kapatıldı. Karabağ – Nahçivan – Azerbaycan hattında bir koridor kalmıştı. Rusların emri üzerine ve büyük destekleriyle bu bölge de Ermenilerce işgal edildi. Türiyenin Doğusuna geçirimsiz bir duvar daha örüldü. Burnumuzun dibindeki Bakü'ye ulaşmak dünyanın en zor işlerinden biri haline geldi. Kara yoluyla ihracat – ithalat neredeyse imkânsızlaştı.
* * *
İran öteden beri Rus kontrolünde ve Türkiye karşıtı politikalrda Ruslarla ittifak halinde. Ermenistan'dan daha anlayışlı ve daha Türk dostu değildir İran. Ermenistan'da Türk füfusu neredeyse sıfırlandı kısa zamanda. Dünyanın gördüğü en büyük soykırımlardan birini
Ermenistan Türkleri yaşadı; İran da içinde barındırdığı 40 milyona yakın Türk nüfusunu, Güney Azerbaycan'ı yıllardır adeta bir mengenede boğmaktadır.
İran bölgesi de Asya'yla bağlantımızı engellemek için kurulmuş bir duvardır.
* * *
Şimdi güneyimizde İran, ABD, İsrail eliyle bir İsrail Kürdistan'ı inşa edilmeye çalışılmaktadır. Bu İsrail Kürdistan'ının tek kuruluş amacı vardır: Türkiye'ye son duvarı örmek.
Bu duvar örülürse, Türkiye yok edilme kıvamına gelmiş güçsüz bir kurban olacaktır.
Rusya'nın son 200 yıldır sabırla uyguladığı proje son aşamaya gelmiştir. Türkiye olayın vahametinin farkında değildir.
* * *
Cumhuriyetin kuruluş kutlamalarından birinde Mustafa Kemal şoförüne kutlama balosunun verildiği otele çekmesini söyler. Otelin salonuna girdiğinde halkta büyük heyecan olur. Gazi, bir sandalyenin üzerine çıkarak kısa bir konuşma yapar. Ve konuşmanın sonunda dinleyicilere sorar: “Bu Cumhuriyetin cumhurbaşkanı olarak benden bir isteğiniz var?”
Genç bir tıbbiye öğrencisi “Efendim, bize zaferler ve pırıl pırıl bir devlet bıraktınız ama bize bir hedef gösterin, bir ülkü verin.” Atatürk bunun üzerine o delikanlıyı yanına çağırır ve beklemesini söyler. Sohbetler bitince Çankaya Köşküne o genci de beraberinde götürür. Özel çalışma odasının ışığını yakar ve duvarı komple kaplamış olan haritayı gösterir. Haritada Türkiye'nin üzerine abanmış olan dev gibi SSCB devleti görülmektedir. “Bak görüyor musun Bolşevik devletini. Bu devasa devlet bizim nefes almamızı bile engelliyor. Bu devletin içinde Türkler var. Bu Türklerle köprüler kurun. Gazeteler , dergiler, kitaplar, neler yapabiliyorsanız. Bak evlat hiçbir zulüm imparatorluğu ebedi kalmaz. Bu zalim devlet de yıkılacaktır. Bu devlet yıkıldığında oradaki kardeşlerimize karşı hazırlıklı olmalıyız. Sizin ülkünüz budur, der.
Gerçekten de yüz yıl geçmeden bu korkunç devlet yıkılır, dağılır. Ama biz maalesef yeterince hazırlıklı değilizdir. Köprüler kurulamıştır. 1991'de ortaya çıkan muhteşem fırsat iyi değerlendirilememiş, ya da KGB tehlikeyi fark ederek müdahalelerde bulunmuştur.
* * *
Rusları daha iyi anlayabilmek için birkaç husussu daha irdelemek gerekir. Geçtiğimiz günlerde Eski Bakanlardan Metin Gürdere Rahmetli Özal'ın ölümüyle ilgili bazı şüpheleri gündeme getirdi. Özal'ın ölümünde onun Orta Asya'ya yaptığı son seferin etkisi olacağını düşünüyor. Zira Özal, Orta Asya Türk topluluklarıyla bazı müşterek adımlar atılması gerektiği fikrini savunuyor, bu toplulukları (devletleri) çeşitli anlaşmalara hazırlıyordu. Bu duru bütün hayatı Türklerle ilintili olan Rusları tedirgin etti. KGB o buhranlı günlerine rağmen Türkiye'yi görmezden gelemezdi ve Sn Özal bir şekilde KGB tarafından zehirlendi. KGB zehirleme konusunda deneyimli ve yetenekli bir örgüttür. Ukrayna muhalefetlideri Viktor Yuşçenko nasıl zehirlendi ve nasıl öldürüldü bütün dünya televizyonlardan canlı canlı izlemişti.
* * *
Ruslar söz konusu olunca insanın aklına birden 1944 olayları geliyor. 1944'te Türkiye'de milliyetçilik hareketlenmeleri başlamış, son derece üstün özelliklere sahip, aydın, bilgili, donanımlı bir kadro milliyetçilik fikirlerini yaymaktadır. Türkiye'de gelişecek bir milliyetçilik Rusya'da deprem yaratacaktır. SSCB içerisinde milyonlarca Türk vardır ve b u Türklerin uyanması demek SSCB'nin çökmesi demektir. Bu tehlikeyi gören Joseph Stalin İnönü'ye ültimatom verir ve Türkiye'deki bütün milliyetçilerin beli kırılmak istenir. 10944'te
tabutluklarda işkenceye tabi tutulan milliyetçilerin çoğu profesördür. Diğer tümü de sanatçı, düşünür, alanında ülkenin en değerli isimleridir. Zeki Velidi Togan, Hüseyin Nihal Atsız, Alparslan Türkeş,Reha Oğuz Türkkan, Cihat Savaş Fer, Nurullah Barıman, Fethi Tevetoğlu, Nejdet Sançar, Cebbar Şenel ve Cemal Oğuz Öcal bu saygın isimlerdendir.
* * *
Rusların kendi kalbimizde, İstanbul'da ve Ankara'da Çeçen mücahitleri nasıl tek tek avladıklarını unutmadık. Bu konuda nasıl bir acz içinde kaldığımız gün gibi ortadadır. KGB bu savaşta kullanılabilecek her taktiği denemekten çekinmez. Devletlerin büyük savaşlarla alabilecekleri kazanımlar KGB stratejik hamlelerle kazanabilmekte, Rusya'yı kısa zamanda küllerinden yaratabilmektedir. KGB 1991 sonrası ekonomşk ve sosyal açıdan yerle bir olan Rusya'yı 15 yıl gibi kısa bir sürede yeniden şahlandırmıştır. KGB kendi içinden çıkardığı Vladimir Putin ile bir sistem devleti olduğunu yine göstermiştir. Nedense bizim ülkemizde “Derin Devlet”, “Devletin Gizli sistemleri” “Çelik Çekirdek” “MİT”, “Kozmik Oda” gibi kavramlar mutlaka yok edilmesi gereken noktalar olarak algılanır. Bu gafletlerin (yahut ihanetlerin) faturaları sanılandan daha acı olacaktır.
Rus politikasını doğru okumadan bölge ve ülke siyasetini asla doğru okuyamayacağız. Rusya gibi, KGB gibi düşünemeden bir başarıya ulaşmamız da mümkün olmayacaktır. Yeniden MİT, JİTEM, TİK gibi örgütlenmelere gitmek, çok nitelikli devlet adamları yetiştirmek zorundayız.
Postmodern politikalar üretmek, geçtiğimiz yüzyıllardaki gibi “fetih” mantığı ile genişlemenin mümkün olamayacağını görmek zorundayız.
Bütün bölge Türkiye'ye göre, Türkiye için şekillendirilmektedir.
Mazlum Truva halkının yaşadığı akıbet bizi beklemektedir. (Hile ile Çanakkale'ye –Truva'ya- sızan Helenler Truva'da bebeklerden, 80 yaşındaki ihtiyarlara kadar bütün halkı kılıçtan geçirmişler; insanlığın gördüğü en büyük soy kırımı yapmışlardır. Bir millet kökten yok edilmiştir.)
İhmalin acı faturasından kaçabilecek kimse yoktur.
Varlık – yokluk savaşının başlamak üzere olduğu bu günlerde tartışılan başka her şey şımarıklıktır, ihanettir. Terör belası derhal çok şiddetli ve etkili bir yöntemle bitirilmeli, Türkiye önünü görebilmelidir. Yaşamasına izin verilen bir terörist 30 masum insanın katili olacaktır. Teröriste izin veren 30 masumun katili olacaktır.
PKK'ya destek veren Müslüman Kürtler'in bu ihaneti, bu ateş oyununu fark etmelerini bekliyoruz; çok ümidimiz yok ama son uyarılarımızı yapıyoruz. Bu korkunç planda Kürtler de kurban edilecektir, Emeniler de! Hem de onları kullananlar tarafından!

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • SEVMEK İÇİN SON ANLAR - 04 Şubat 2020
  • ÜMİDİ ÖLDÜRMEK - 15 Aralık 2019
  • KUMAR BEREKETİ - 15 Ağustos 2019
  • DEĞMEN BENİM GAMLI YASLI GÖNLÜME TÜRKÜSÜNÜN HAZİN ÖYKÜSÜ - 07 Haziran 2019
  • BELKİ - 19 Mart 2019
  • ÇOCUKLUK HIRSIZLARI! - 27 Şubat 2019
  • AĞLAK EDEBİYAT - 18 Şubat 2019
  • AĞRI, DOĞUBAYAZIT ve IĞDIR'DAN KALANLAR - 24 Ekim 2018
  • Zekeriya Yılmaz ve Bir Trafik Kazasının Düşündürdükleri - 08 Eylül 2018
  • ŞİMDİ NE YAPACAĞIZ? - 30 Temmuz 2018
  • ZAMAN ve ZEKÂ - 26 Nisan 2018
  • HADİ ASLANLARIM - 24 Şubat 2018
  • Abİ - 27 Aralık 2017
  • ASLAN GELİYOR! - 12 Eylül 2017
  • METİN GÜRDERE ARTIK ÖLÜMSÜZ - 07 Haziran 2017
  • MUCİZELER MÜDÜRÜ MEHMET YORULMAZ - 17 Mart 2017
  • ÇOCUK KALIN ÇOCUKLAR - 14 Ocak 2017
  • AZERBAYCAN’DA ŞİİR GÜNLERİ - 14 Haziran 2016
  • BİR GENÇLİK, BİR GENÇLİK, BİR GENÇLİK - 11 Şubat 2016
  • GÜZ PAZARLARI - 29 Kasım 2015
  • 1
  • 2
Köşe Yazarları
Hasan AKAR
Hasan AKAR
NİKSAR'IN ÇALIKUŞLARI EFSANE ÖĞRETMENLERİMİZ  MİNE- BAHATTİN SELİMBEYOĞLU (I)
MİSAFİR KALEM
MİSAFİR KALEM
GÖRÜNMEZ MELEKLER - Deniz GEZDİ UZUN
Rami GÜMEN
Rami GÜMEN
GAZETECİLER GÜNÜ - Rami GÜMEN
DİYETİSYEN FUNDA KORKMAZ
DİYETİSYEN FUNDA KORKMAZ
BİTKİ ÇAYLARININ FAYDALARI VE DOĞRU KULLANIMI - DİYETİSYEN FUNDA KORKMAZ
GÜREL SÜRÜCÜ
GÜREL SÜRÜCÜ
Kitap, Yazar, Okur ve Aradaki Uzun Yol
NURAY KAYA
NURAY KAYA
*RÜZGAR GÜLÜ* NURAY KAYA
FARUK YÜCER
FARUK YÜCER
Türkiye Gündemi Nasıl Değişiyor?
HAMİ KARSLI
HAMİ KARSLI
AYAK İZLERİ
MERDİN YILDIRIM
MERDİN YILDIRIM
BİZİM EMEKLİ
Ahmet Ertuğrul KARAHAN
Ahmet Ertuğrul KARAHAN
Ç A N A K Ç I
Şafak GÜMEN
Şafak GÜMEN
BU HUKUKSUZLUK HEPİMİZİ UÇURUMA GÖTÜRÜYOR.
Ali BERKE
Ali BERKE
TEKRAR BULUŞMAK İÇİN GÜLE GÜLE !
Doğukan DEMİREL
Doğukan DEMİREL
Çocuklarda Okul Reddi
M. Necati GÜNEŞ
M. Necati GÜNEŞ
AFGANİSTAN'DA BİR NİKSARLI OSMAN KARABAY (4)
Sevinç Meşe
Sevinç Meşe
ABUR CUBURUN ZARARI
Bedrettin Naim ARSLAN
Bedrettin Naim ARSLAN
Bilmiyorsanız Çekin Elinizi !...
Rüştü BOZKURT
Rüştü BOZKURT
Sakarat Eteklerindeki Endişe
MERT DİŞ
MERT DİŞ
ZEYTİNYAĞLI TAZE FASÜLYE BASTI
Mahmut HASGÜL
Mahmut HASGÜL
SEVMEK İÇİN SON ANLAR
Yusuf UÇAR
Yusuf UÇAR
ÖĞRETMENLER GÜNÜNDE BOŞ LAFLAR
Mehmet TÜRKÜ
Mehmet TÜRKÜ
MESELE ‘NİKSAR’ MESELESİ!
Ahmet DOĞANSES - Hukuk - Psikolojik Danışman
Ahmet DOĞANSES - Hukuk - Psikolojik Danışman
Doğu Türkistan’da Çin Zulmü
Cihat TAŞKIN
Cihat TAŞKIN
KARALAMA
Ali BERKE  berke_1958@hotmail.com
Ali BERKE berke_1958@hotmail.com
11. yıl
Kemal YILMAZ
Kemal YILMAZ
Üç Büyük Bela
Refika GÜL
Refika GÜL
ELDEN GELEN ÖĞÜN OLMAZ
Ulvi GELBAL
Ulvi GELBAL
YEREL SEÇİMLER VE NİKSAR- II
Çok Okunan Haberler
Tokat ve İlçeleri Bayram Namaz Vakitleri?
Tokat ve İlçeleri Bayram Namaz Vakitleri?
Niksar'a Bir Darbe Daha! Niksar Nereye Koşuyor?
Niksar'a Bir Darbe Daha! Niksar Nereye Koşuyor?
Samsun'a Niksarlı Başsavcı Atandı 
Samsun'a Niksarlı Başsavcı Atandı 
Ana Sayfa
EKONOMİ
BİLİM VE TEKNOLOJİ
MAGAZİN
KÜLTÜR SANAT
GÜNDEM
SPOR
RESMİ İLANLAR
YEREL
NÖBETÇİ ECZANELER
TEBRİKLER
VEFAT
SAĞLIK
EĞİTİM
SİYASET
GÜNCEL
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Vefatlar
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • EĞİTİM
  • GÜNCEL
  • SAĞLIK
  • SİYASET
  • TEBRİKLER
  • VEFAT
  • YEREL
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Vefatlar
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Tokat Haber | Tokat Son Dakika Haberleri