İnsanları sokaktan eve,evden şefkatli bir ele sevk eden bir mevsim-i sevdâkâr...Sarılsan, sararmayacakmışsın gibi bir şiir okur kulağına hışırtılar, uğultular...
Bazan;
Bir ayrılış hükmü..Bir sonsuz vedâ,köklerine,dallarına...İlkin, bir dağ ceylânının göz pınarlarından nazla düşen rahmet gibi sıcacık..sonrasında haşin rüzgârlara bırakmış kendini, sararmış nâmeler gibi...Uçurumlara el ele tutuşup atlayan aşıklar gibi yapraklar...yapraklar...
Bir şehriyâr gibi sonbahar.. Herkese ayrı roman yazan bir başyazar...Saklanamamış,saçılmış.. anlı şanlı aşk hikayelerinin defterdâr-I hüznü...Her türlü menkıbeler, efsaneler, kul olmuşluklar, adanmışlıklar nedense bu mevsimde hatırlanır, bir parçalarını sanki sonbaharlara ithaf etmiş gibidirler...
Durgun sulara güfte yazan, ormansı bir bulutun arkasına saklı kızgın güneşten, kendince ziyâlanmış bir perinin insanlığa çağrı yapan şarkısı ...sanırsın ki şarkılar bitse ,insanlık da bitecek..! Mevsim durmadan önceki son şamata...sonbahar.
-----------------------------------------------------------------------------------------
Âdîce bir harcama, harcanma çağındaki bizlere âdil yağmurlar gönder ey Sâhib-i Sonbahar !
