Kimimiz siyaset deriz kimimiz politika!
İnsanoğlunun, varoluşundan beri bir politikası olmuştur hep.
Eş anlamlı gibi durur bu iki kavram.
Siyaset ya da politika; daha çok sanki devlet işlerini yürütmekle alakalı gibidir.
Bu anlamda da siyasetçi, devletin işlerini yürütmede bir de politika güdecektir. Yani bu manada bakılınca da politika, sanki siyasetçinin izleyeceği ve takip edeceği yol ve aslında kendi usul ve yöntemlerin hayata geçirilmesi gibi görünüyor.
Politik davranış sadece devleti yönetenlere has bir durum da değildir.
Herkes politik davranmak durumunda isteyerek veya istemeyerek kalabilir.
Çocukların bile anne-babasından, istediklerini elde edebilmek için politik davrandığı biliniyor.
Kendisine duyulan sevginin istismarı gibi de görülebilir! Ama; politika zaten amaca ulaşmak için izlenen yol değil midir?
Yani siyasetçi hem politika belirleyecek hem de belirlenen politikayı yürütecektir.
Politikacı ise uygulanacak politikayı üretecek, düşünüp tasarlayacak kişidir de denilebilir !
Politik davranmak!
Politika, Yunancada “ikiyüzlülük” anlamına geliyormuş!
Günümüz politikacılarının bir kısmına baktığımızda kelimenin hakkını verdiklerini söyleyebiliriz herhalde!
İstenilen bir şeyi karşı tarafa kabul ettirmek için onun zaaflarından faydalanmak, ya da onun suyuna giderek amaca ulaşmaya çalışmak da bir politikadır.
İnsanın, istemediği bir şeye evet demesi de bir politikadır.
İşte, siyasetçinin politik duruşu budur ve bu anlamda bir politik duruş her insanda vardır.
Karşısında durmak da yanında yer almak da politik duruştur aslında. Hatta her iki durumun ortasını bulmaya çalışmak daha da ileri bir politik duruş sayılabilir!
Siyaset ağır, politika ise daha hafifimiş gibi geliyor bana!
Müdanasızlığın “Kimseye politikası olmadı !” diye adlandırılması mıdır sebep bilmiyorum.
Kimseye eyvallahının olmaması, kimseye polikasının olmaması demek değil mi yoksa?
Ama bazen siyaset bazen de politika demek en iyisi galiba.
Burada söz konusu olan, meslek anlamında “siyaset veya politika”dır.
Peki ne vardır siyasetin içinde :
Menfaat vardır.
Birbirlerinin ayağını kaydırma vardır.
Makam ve mevki yarışı vardır.
Çamur atma vardır.
İftira vardır.
Yolsuzluk vardır.
Koltuğa yapışma vardır.
Rakiplerinin ayağını kaydırmak için her yol vardır.
Hırs vardır, kin vardır, nefret vardır.
İktidar olup köşeyi dönme vardır.
Var'ları saydık aklımıza geldiği kadarıyla .
Peki ne “yoktur” siyasette :
Sevgi yoktur.
Dostluk yoktur.
Arkadaşlık yoktur.
Kariyere, liyakate itibar yoktur.
Eğitimin hiç önemi yoktur.
Vefa yoktur.
Başarısızlıkta istifa asla yoktur.
Parti içinde demokrasi yoktur.
Adına ister siyaset, ister politika deyin!
İşte barındırdıkları ve barındırmadıkları.