10 Ağustos 2018 tarihli internet medyada şöyle bir haber vardı :
“Artık Biyogüvenlik Kurulu yok!
Geçtiğimiz ay yürürlüğe giren KHK ile kaldırılması kararlaştırılan Biyogüvenlik Kurulu'nun yetkileri yayımlanan Cumhurbaşkanlığı genelgesi ile Tarım ve Orman Bakanlığı'na devredildi.
2010 yılında kabul edilen 5977 sayılı Biyogüvenlik Kanunu gereğince kurulan ve biyoteknolojik tarım ve gıda ürünlerinin denetimini üstlenen Biyogüvenlik Kurulu kaldırıldı.
Biyogüvenlik Kurulu nedir?
Pek çok ülkede modern biyoteknolojik ürünlerin insan, hayvan, bitki ve çevre sağlığına etkileri açısından denetimini sağlamakla yükümlü kurumların Türkiye'deki karşılığı olarak 2010 yılında kurulan Biyogüvenlik Kurulu, temelini aynı yıl kabul edilen Biyogüvenlik Kanunu'ndan alıyordu.
Türkiye'deki genetiği değiştirilmiş organizmalar (GDO) faaliyetleri ve ürünleri ile ilgili başvuruların değerlendirilmesi görevini yerine getiren Kurulun, Biyogüvenlik Kanunu'nun 10. maddesine göre görevini yaparken bağımsız olduğu ve hiçbir organ, makam, merci ve kişinin Kurula emir ve talimat veremeyeceği belirtiliyor.”
Bu devirde hem de bir kurum bağımsız olacak he mi?
Hiçbir organ, makam, merci ve kişi o kuruma emir ve talimat veremeyecek öyle mi?
Kaldırılma, kapatılma, yetkilerini devretme nedenini merak edenlere bu yeter sanıyorum!
Ne demek talimat almamak ?
Türkiye'de elan böyle emir ve talimat almayana başına buyruk bir kurum kalmış mı ki onlar kalsın !
Sonra bir haber daha okudum. Yalnız bu haberin GDO'lu ürün yemekle bir alakası yok herhalde !
AKP Kahramanmaraş Milletvekili İmran Kılıç'ın imam olan kardeşi Muhammet Kılıç TBMM'de danışman olmuş. Ama caminin lojmanını boşaltmıyormuş. Onun görev yaptığı camiye tayin olan imam ev tutmuş! Yani kirada oturuyormuş! Milletvekili kardeşi olan danışman imam da, kendisi Ankara'da mecliste olsa bile kadrosunun halen camide olduğunu savunarak ''Ben hiç bir kimsenin arkasına sığınmıyorum. Kanuni hak ne ise odur, mahalle baskısıyla iş yapmam. Yanlışım varsa şikayet mekanizmaları açık, lojmanı boşaltmıyorum” diyormuş!
Üstelik yerine atanan ve kirada oturmak zorunda kalan imamın gözleri görmüyormuş!
İnsanın aklına şöyle bir soru geliyor elbette !
GDO sadece gıdada mı olur?
İnsanın kendisi bizzat Genetiği Değiştirilmiş Organizma olamaz mı?
Gerçi bir zamanlar AKP Adıyaman milletvekili olan Mehmet Metiner AKrabayı koruma konusunda Cuma hutbesinde okunan ayeti hatırlatarak bizi bilgilendirmişti ama! Olsun biz faniler çabuk unutuyoruz işte!
Ara sıra böyle hatırlatmak gerekiyor demek ki!