Aması var işte.
Siz biliyordunuz bu geminin kayalıklara, buzul dağlarına doğru yol aldığını!
Ne yazık ki biz de hissediyorduk.
Siz güvertede, kaptan köşkünde olanı biteni görmeseniz, bu zamana kadar hiç yapmadığınız işi yapıp seçimleri erkene alır mıydınız hiç?
Aynı gemideyiz laf olarak doğru!
Ama biz o geminin güvertesine hiç çıkamadık !
Lüks kamaralarında oturup “Ne kadar şanslı olduğumuzu !” düşünmedik hiç !
Biz 12 Eylül 2010 referandumunda “Aynı gemideyiz! Yapmayın! Etmeyin! Gemiye su aldırmayın!” demiştik de; ne darbeciliğimiz, ne hainliğimiz, ne teröristliğimiz, ne PKK'lığımız kalmıştı!
O zaman güvertede el ele kolkola girdikleriniz 15 Temmuz'u yaşattıklarında da sizinle aynı gemideydik değil mi?
Aslında çok gerilere gitmeye de gerek yok!
Kullanılan dil, atılan adımlar, milletin çimentosu sayılan ortak değerlere karşı takınılan tutumlar ve yapılan icraatler toplumu kutuplaştırmadı mı?
Bu kutuplaşmadan siyasi menfaat elde ettikçe daha da ileri gitmek için kendinizde güç vehmetmediniz mi?
Yaptığınız ittifaka milli ! derken karşınızda yer alanların alayını “ teröre destek veren, gayrı milli unsurlar “ olarak yaftalamadınız mı?
O zaman aynı gemide değil miydik?
Evet. Ben 12 Eylül 1980 darbesi yapılıp kervanımızın dağıtıldığı günleri de yaşadım. Gördüm. Milli meselelerde, bir araya gelmeyi, birlik olmayı becerebiliyorduk.
Ya şimdi?
Şimdi “Hepimiz aynı gemideyiz !” dönemi öyle mi?
Bu zamana kadar kullandığınız dil ve üslup bu milletin –adı da Türk Milleti'dir-milli birlik ve beraberliğimize, hatta propaganda malzemesi olarak kullandığınız kardeşliğimize onulmaz yaralar açtı! Farkında değil misiniz? Yoksa işinize mi geliyor ?
Bu söylemle bloke ettiğiniz sözüm ona kardeşlerinizle aynı gemide olduğunuzu biliyoruz ama ne yazık ki bizde aynı gemideyiz ama gemideki yerlerimiz farklı görmüyor musunuz?
Belki de sırf bu yüzden bazılarının “Sizinle aynı gemide değilim !” demesine kızamıyorum.
Öye bir zaman dilimindeyiz ki devletimiz, cumhuriyet kurulduğundan beri belki ilk defa en zorlu dönemden geçiyor.
Bu toplum, birinin diğerine husumet ve düşmanlık beslediği bu ruh iklimiyle, bu tehlikeli ve zorlu tehditlere karşı nasıl direnme gücü bulacak bilemiyorum.
Bunun bir savaş olduğu yetkililerce de dile getiriliyor.
Bu; bağıra çağıra gelen tehdite böyle gergin ve böyle dağılmış ve parçalanmış durumdayken yakalanmış olmak tesadüf değil elbette!
Toplumun, yaşanılan bu ağır krizle mücadeleye destek olmakta epey zorlandığını da görüyoruz.
Bazılarının varlık içinde hayatlarını sürdürürken, bazılarının sürekli yoklukla sınava tabi tutulması olabilir mi acaba sebebi?
Vatandaş varsa eğer yastık altındakini bozdurmaya çağırılırken, köprü havaalanı, tünel ve hastaneler yapan müteahhitlere devletin ABD Doları üzerinden ödeme yapmasının kafa karışıklığı olabilir mi sebep?
Güdümlü medya yazmayınca kimse duymaz zannedilen, vergi borcu sıfırlananları, devlet bankasından kredi kullanılıp cebinden 5 kuruş çıkmadan satın alınan medya kuruluşlarını milletin görüp bilmesi olmasın sebep?
Evet aynı gemide olmasına aynı gemideyiz.
Ve dümende; gemidekileri sadece 1.mevkide seyahat edenlerden ibaret sanan birileri var!
Ve o 1.mevki yolcularının da geminin diğer kısımlarında ne olup bittiğinden ya haberleri yok ya da yok sayıyorlar!
Adaletten uzaklaşıp böyle davranıldığı için; aynı gemide olmadığını söyleyenler de aynı gemide olduğuna isyan edenler de olacaktır.
Vatandaşın yastık altına koydukları, müteahhitlerin hazine garantisiyle devletten götürdüklerini karşılar mı onu bilemem!
Ama biz yine de; yastık altına koyduklarımızı devletimize verelim ama bu hazine söğüşçüsü müteahhitlere de, ne altında olursa olsun koyalım bir şeyler !