Ankara'da Eylül, Ağrı'da Leyla, insan bile diyemeyeceğimiz mahluklarca katledildi.
Hepimiz kızgınız. Hepimiz öfkeliyiz.
Ve bu tür vahşetlerin ardından hemen bir “idam” tartışması başlıyor. Bunun sebebi cezaların caydırıcılıktan uzak olmasıdır.
Bir başka sebebi kanunu uygulayanların suçlu lehine yaptığı acaip yorumlar ve kararlardır.
İdamı bir çözüm olarak görenler olduğu gibi çözüm olmayacağını iddia edenler de var.
Sonuç üzerinden konuşulunca da sebepler konuşulmuyor elbette!
Oyuncu Berna Laçin de son günlerde gündemde olan idam tartışmaları üzerine sosyal medyada: “İdam çözüm olsaydı Medine toprakları tecavüzde rekor kırmazdı! Konuşturmayın şimdi beni! Bırakın artık bilim insanları, nörologlar, psikiyatrlar, psikologlar, toplum bilimciler, hukukçular el birliği verip çare üretsin. Devlet, tribün sesleriyle toplum inşaa etmez!”
Diye bir paylaşımda bulunmuş. Yani cinsel istismar suçluları için istenen idam cezasına karşı çıkmış.
Konuyu alakasız bir alana çekmekte ve çarpıtmakta ustayızdır ya !
Bu paylaşımda geçen şehrin (Medine) ismine takılan bir başka oyuncu Alişan da cevap vermiş :
“Orada peygamber efendimiz yatıyor Berna hanım!!! Bu benzetme peygamber efendimizin yattığı yere bir hakaret!!" diye tepki göstermiş !
Şimdi bu tepkiye bakıp ne alaka denilebilir.
Zaten Berna Laçin de ne demek istediğini daha sonra yaptığı cevabi paylaşımlarla açıklamış :
“Kulaktan kulağa yapan bir grup, lafı almış İslam'a getirmiş. Dinle ilgili tek kelime etmedim, niye tutup kendi dinime laf edeyim zaten! Medine deyince neden sadece İslam geliyor aklınıza! Bir Arap şehri orası ve günümüzde bir toplumsal düzeni var! İsveç'le ilgili bir şey desek Hristiyanlara mı laf etmiş oluyoruz! Şehirler ayrı içindeki kutsalları ayrı! Kutsal olan Araplar değil, orası bizim değil biz de Arap değiliz! Aynı cümle içinde islamiyet ile bu kadar küfrü beraber kullanmak da nasıl bir Müslümanlık anlamadım! Hem ayıp hem günah! İslamiyetle söylediğimin uzaktan yakından ilgisi yok! Net! Meseleyi oraya çekmeye çalışmak kötü niyettir, bu da net! Çocuklar ölmesin noktasında bile buluşamıyoruz ya günahın büyüğü asıl orda!"
İnançların kendisi için hassas bir konu olduğunu da belirten Berna Laçin :
“İslamiyet ile ilgili tek kelime etmedim, kendi dinime niye laf edeyim! Deli miyim! Medine'yi bir şehir olarak söyledim! İçindeki kutsalı ayrı şehirlerin bugünki toplum düzeni içinde yaşayanlar ayrı! Medine'de yaşayan Arapları kutsal saymak nasıl bir anlayış! Art niyetin de böylesi! Yani şunu açıklamak bile o kadar saçma ki! Siz benim ne zaman herhangi bir inanç ile ilgili tek sözümü duydunuz! Ayıp vallahi ayıp! Hem ayıp hem günah! Kavga ve kötülükten beslenen bir grup var Allah aşkına şeytana uymayın! Bırakın bir huzurlu yaşayalım ya Neyse normalde hiç takmam ve anlatmaya da bu kadar çabalamam, isteyen istediğini anlar! Ama inançlar benim hassas konum. Hiçbir din ve inanç ile ilgili fikir dahi yürütmedim hayatımda! Anlayan anladı, kalın sağlıcakla!" şeklinde bir tweet atarak tartışmayı kendi açısından bitirmiş!
Arap sevicilikle İslam'ı karıştırmamak gerektiğini de lisan-ı hal ile anlatmış bence.
Hani “Türkçülük bölücülüktür !” diyenlere soruyorum “Arapçılık ne peki ?”
Kelimeye takılıp kalanın, “anlam ve niyeti” görmediği ya da görmek istemediği açıktır.
Mesela bir diyalog:
“Domuzlar mısırları yemiş “
“Sizin köyde domuz mu var ?”
“Var”
“Bizim köyde de var. Geçende benim tarlaya da girmiş !”
diye devam ederse anlarız ki başka niyetle kullanılmamış bir kelimedir “Domuz” !