Bir Arap kasabası kaç Türk'ün canına bedeldir ? diye sormuştu Ertuğrul Özkök 29 Eylül 2017 tarihli yazısında.
Sonra ….
“İngiliz casusu Arabistanlı Lawrence" diye bildiğimiz T.E. Lawrence'ın "Bilgeliğin Yedi Sütunu"adlı kitabındaki bazı cümleleri hatırlatmıştı :
“Lawrence, kitabın girişinde şunu yazıyor: "Türklere karşı 30 muharebeye katıldım ve bunlarla gurur duyuyorum."
Bir de şunu diyor: “Bir ideal uğruna savaşıyorduk..."
Peki neydi bu uğruna ölünen ve öldürülen o muazzam ideal...
Bugün geriye baktığın zaman değer miydi?
Lawrence bu sorunun cevabını kitabın 31'inci sayfasında kanımı donduran şu cümleyle veriyordu:
“Biz bu şeylerin bedelini onur ve masum yaşamlarla fazlasıyla ödedik..."
Peki kardeşim değer miydi?
Lawrence o günlerden sadece 8 yıl sonra, o Ortadoğu için hissiyatını şöyle dile getirmişti:
"Bana göre, söz konusu olan Arap eyaletlerin tümü, tek bir İngiliz'e değmezdi..."
O böyle söylüyor da biz de 100 yıl sonra şunu sormamalı mıyız?
Bir Arap kasabası kaç Türk'ün canına bedeldir...
Birinci Dünya Savaşı'nın üzerinden 100 yıl geçti...
Ne yazık ki, Ortadoğu'da tıpkı Birinci Dünya Savaşı'ndaki gibi yapayalnızız.
O yüzden Sayın Cumhurbaşkanım... Kendiniz için, çocuklarınız için, çocuklarımız için....
Lütfen çıkarın ülkemizi artık bu Ortadoğu denilen bataklıktan...
Yüzümüzü yine Batı'ya döndürün... Bırakın Ortadoğu'nun “yeni Lawrence"larını, bu defa Araplar düşünsün, kendileri ne yapacaksa yapsınlar...
Türk milleti o bataklıkta çok fazla bedel ödedi...
Bizim artık onurlu bir idealimiz varsa...
O da "muasır medeniyetler seviyesine çıkmak" ve barış içinde yaşamaktır..."
Evet…Türk Milleti olarak hem o bataklıklarda hem de kendi ülkemizde çok bedeller ödedik.Bakın son bir haftada 8 şehit verdik.16 Nisan referandumundan bu yana 116 şehit verdik..Artık şehit haberleri de salt sayılarla ifade edilir oldu medyada.
Ateş düştüğü yeri mi yakmalı sadece ?Bu millet artık somut sonuçlar görmek istiyor.
Çözüm süreci denilen süreçte şımartılan bu hainlerin arkasındakiler hala görevlerindeler !
Teröristle mücadele tamam dateröre çeşitli kılıflarla destek çıkan, kamu çalışanı veya serbest meslek erbabı ya da esnaf ya da gazeteci veya akademisyenler hala aktif görevdeler.Fetö için uygulanan kriterler bölücüler için neden uygulanmaz ?
Yoksa buzluğa kaldırılan süreç isim değişikliğiyle tekrar vizyona mı sokulacak ?
Medyamız sözde demokrasi nutukları atan,barış havarisi kesilen “Çocuklar ölmesin !" diyerek çocuk katillerine lojistik destek sağlayan isimlerin seslerini duyurabilecekleri borazan durumuna düşmemeli !
Kandilde eli silahlı kadınların çiçek toplarken yada saçlarını tararken çekilmiş resimlerini birtakım hikayelerle süsleyip terörist kızları piknik yapıyorlarmış gibi yutturmaya çalışmasınlar !
İçimizden bazıları da güya terörün bitmesi için selam çakmasın ne içerdeki ne dışardaki teröristlere !
Hainin mutlaka başı ezilmeli ama ona kan verenleri de ihmal etmemeliyiz.
Mesela teröristi tedavi edip güvenlik güçlerine haber vermeyen doktoru o görevde tutmayın arkadaş.Bizim insanımız sağ gitse zaten öldürür o şerefsiz.
Ben TC'nin polisine bakmam deyip yaralıyı sedyede bırakan hemşireyi de doktoru da üstüne bir de maaş verip çalıştırmayın artık !
Evet bu vatanın her karış toprağı kutsaldır.Bunu bilmeyen hainlere de devlet Yavuz yüzünü göstermelidir.İşinde gücünde olan vatandaşlarına da Yunus gibi yaklaşmalıdır.