Türk'sünüz.
Ve hatta Bir Türk ailesinin kız çocuğusunuz!
Anne babanızdan çevrenizden, öğretmenlerinizden hep şunu duyduysanız:
“Araplar cahiliye dönemi denilen İslam öncesi dönemde kız çocuklarını diri diri gömerlermiş !”
Ne düşünürsünüz?
Herhalde çocuk aklınıza; “Eğer kız çocukları diri diri gömülüyorsa bunlar nasıl türeyip çoğalıyorlar?” diye bir soru gelmez!
Çocuksunuz.
Dini bakımdan bir yorumda bulunmanız da zor!
İçine doğduğunuz Cumhuriyet'in kadına verdiği değer ve kazanımları hakkında da bir bilginiz yok!
Ne düşünürsünüz ?
Bu Arapları gözünüzde nasıl canlandırırsınız?
Bu sözün doğru olup olmadığını sorgulayacak yaşta da değilsiniz.
Sizi seven, üzerinize titreyen anne babanıza bakarak, şanslı olduğunuzu mu düşünürsünüz?
“İyi ki bu topraklarda doğmuşum! İyi ki orada dünyaya gelmemişim !” diye aklınızdan geçmez mi?
Yeni sistemin ne kadar güzel olduğunu anlatabilmek için eskinin ne kadar kötü olduğunu anlatmak gibi bir düşünce, bulunduğunuz yaş itibariyle karşılık bulmaz zihninizde.
Kadın hakları denilir hep.
Neden sürekli bir hak talebinde bulunanlar kadınlardır?
“Hak verilmez alınır “ diye bir söz var da ondan mı acaba?
İşte size tarihte kadın haklarıyla ilgili günümüze ışık tutan bir yazı:
“Kayseri'deki Kültepe-Kaniş Karum ören yerinde Prof. Dr. Fikri Kulakoğlu'nun yönetimindeki kazı çalışmalarında bulunan tabletler 4.000 yıl önce Anadolu'da kadınların bazı haklarının yazılı olarak varlığını ortaya çıkardı.
M.Ö. 1950 - MÖ 1750 yıllarında yazılan Kültepe tabletleri arasında evlenme, boşanma, miras, nafaka ve evlat alma gibi aile içi hukukuyla alakalı belgeler bulunuyor.
İşte hukuksal anlamda büyük önem taşıyan belgelerin içerikleri:
- Tabletlerde ikinci bir eş almanın yasak olduğu, alındığı takdirde de erkeklerin para cezasına çarptırılacağı bilgisi yer alıyor.
- Belgelerde, boşanma durumunda her iki tarafın da hukuki hakları olduğu bilgisi yer alıyor.
- Boşanma sonrası tarafların din veya ırk fark etmeden gönlü kimi isterse onunla evlenebileceği, herhangi bir kısıtlamanın olmadığı belirtiliyor.
- Tabletlerde yer alan boşanma belgelerinde mal paylaşımı, miras ve nafaka konularına değiniliyor. Evli bir çiftin boşanması durumunda, evin her ikisinin olduğu, öldükleri zaman evlerinin çocuklarına kalacağı gibi bilgiler bulunuyor.
- Günümüzde de boşanmaların en önemli sorunları arasında gösterilen 'nafaka', o yıllarda 'hukuk çerçevesinde' işleniyor.
- Eşlerinden boşanan kadınların ileride geçim sorunu yaşamaması için 'nafaka' aldığı bilgisi tabletlerde yer alıyor.
- Bir çiftin boşanma belgesinde, erkeğin kadına ekonomik yardım sağlayacağı sözünün verilmesi, kadın-erkek eşitliğinin o yıllarda da varlığını gösteriyor.
- Günümüzde Anadolu'nun bazı yörelerinde yaygın olan, kocası ölen kadının kayınbiraderi ile evlendirilmesi geleneğinin o yıllarda var olduğuna dair hiçbir iz olmaması ise eski Anadolu'nun hukuksal gücünü ortaya koyuyor.
- Miras konusunda ise, 'çocukların anne ve babalarına bakma yükümlülüğü olduğu ve mirasın ancak anne ve baba öldükten sonra paylaşılabileceği' bilgileri yer alıyor.
- Miras yüzünden çıkan kardeş kavgalarıyla ilgili hukuksal düzenlemeler mahkemeye taşınıyor. Durum, o dönemin hukuksal gücünü ortaya koyuyor.
Evet… Demek ki milattan önceki yıllarda kadının bir anlamda yüceliği belirtiliyor. Ve kadın öldürmenin yokluğu ifade ediliyor.
Bu tarih öncesi bilgiler, günümüz insanını adeta utandırıyor! … (Mevlüt Uluğtekin YILMAZ-20 Temmuz 2017-Yeniçağ)” Hak mı kazanmışlar yoksa haklarını mı kaybetmişler?
Ben çözemedim !