10 Ocak günü, 1961-1971 yılları arası on yıl "Çalışan Gazeteciler Bayramı" olarak kutlanmış.
Neden 10 Ocak?
Çünkü; 10 Ocak 1961'de gazetecilerin çalışma koşullarını iyileştiren, ileri haklar getiren 212 sayılı yasanın yürürlüğe girmiş.
Peki 1971'den sonra ne olmuş da adı “" 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü" olarak değiştirilmiş?
1971 yılındaki askeri müdahaleden sonra ülkede gazetecilerin bazı haklarının geri alınması üzerine kutlama gününün adı, " 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü" olarak değiştirilmiş.
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin Hak ve Sorumluluk Bildirgesi'ne göre :
“düzenli bir şekilde, günlük yahut süreli bir yazılı, görüntülü, sesli elektronik veya dijital basın ve yayın organında, kadrolu, sözleşmeli ya da telif karşılığı, haber alma, işleme, iletme veya görüş, fikir belirtme görevi üstlenen ve asıl işi ile başlıca geçim kaynağı bu olup, çalıştığı işletme ile ilgili yasalar karşısındaki konumu bu tanıma uygun olanlar gazetecidir.”
Ya sorumluluğu ?
Gazeteci, basın özgürlüğünü, halkın doğru haber alma, bilgi edinme hakkı adına dürüst biçimde kullanmalıdır. Bu amaçla her türlü sansür ve otosansürle mücadele etmeli, halkı da bu yönde bilgilendirmelidir. Gazetecinin halka karşı sorumluluğu, başta işverenine ve kamu otoritelerine karşı olmak üzere, öteki tüm sorumluluklardan önce gelir. Bilgi ve haber ile özgür düşünce, herhangi bir ticari mal ve hizmetten farklı olarak toplumsal bir nitelik taşır.
Gazeteci, ilettiği haber ve bilginin sorumluluğunu üstlenir ve paylaşır. Gazetecinin özgürlüğünün içeriğini ve sınırlarını, öncelikle sorumlulukları ile meslek ilkeleri belirler.
-Halkın bilgi edinme hakkı uyarınca, gazeteci, kendi açısından sonuçları ne olursa olsun, gerçeklere ve doğrulara saygı duymak ve uymak zorundadır.
-Gazeteci; başta barış, demokrasi ve insan hakları olmak üzere, insanlığın evrensel değerlerini, çok sesliliği, farklılıklara saygıyı savunmalı. Milliyet, ırk, etnisite, cinsiyet, dil, din, sınıf ve felsefi inanç ayrımcılığı yapmadan tüm ulusların, tüm halkların ve tüm bireylerin haklarını ve saygınlığını tanımalıdır. İnsanlar, topluluklar ve uluslararasında nefreti, düşmanlığı körükleyici yayından kaçınmalıdır. Bir ulusun, bir topluluğun ve bireylerin kültürel değerlerini ve inançlarını (veya inançsızlığını) doğrudan saldırı konusu yapmamalıdır. Gazeteci; her türden şiddeti haklı gösterici, özendirici ve kışkırtan yayından uzak durmalıdır.
Buna karşılık, herkes, bilgi edinme ve haber alma, özgür düşünce, ifade ve serbest eleştiri hakkına sahiptir. Düşünce ve ifade özgürlüğünün kullanılmasının başlıca yolu olan basın ve yayın özgürlüğü temel insan haklarındandır. Bu hakların demokratik hukuk devletinde anayasal güvence altında olması esastır.
Ülkemiz basın özgürlüğü kapsamında pek iç açıcı bir noktada değildir
Habercileri Koruma Derneği verilerine göre, Aralık 2016'da Türkiye'de 81 tutuklu gazeteci varmış.. 2016'da Türkiye'yi Dünya Basın Özgürlüğü sıralamasında 180 ülke arasında 151. sıradaymış!
Kolay gibi görünen zor mesleklerdendir gazetecilik. Hele de işin mutfağında olanlar için.
Elinizdeki bu gazetenin ve bütün basın çalışanlarının “Gazeteciler Günü” kutlu olsun.