“Halk, hükümetinden korktuğu zaman tiranlık; hükümet, halkından korktuğu zaman özgürlük vardır." Thomas Jefferson
Ramiz Dayı olsa nasıl derdi ?
"Mesele parti değil yeğen.Mesele daha derin !"
Meral Akşener'in kurucu Genel Başkan olduğu (seçildiği) yeni kurulan İYİ PARTİ'den bahsediyorum.
İyi Parti'ye kötü diyerek kimse kendisiyle çelişmek istemez !
Bu yüzden partiye iyi bir isim ! bulunmuş.
Logo ,basit sade ve akılda kalıcı türden.
Bakmayın logonun şuna benziyor buradan alıntı diye yapılan simgesel yüzeysel dedikodulara!
Türkiye rahatsız! Ama umutsuz değil.
Bana kalsa partinin adını "Büyük Umut Partisi " derdim. Kısaltmasını da "BU Parti" olarak yapardım. Logosuna gelince şehadet parmağıyla yapılan el işareti olarak belirlerdim. Ama bana kalmadığı da İyi olmuş!
Aslında bu isim ve logo tartışmalarını bir kenara bırakıp yeni bir partiye neden ihtiyaç duyulmuştur ona odaklanmak lazım. Bana göre toplumsal bir ihtiyaçtan. Bu toplumsal ihtiyaç neden ortaya çıkmıştır peki?
Bu toplumsal ihtiyaç,mevcut iktidar ve muhalefet partilerinin hem kendi partilerini hem de ülkeyi yönetirken sergiledikleri "Lider sultası" diyebileceğimiz anti demokratik tutum ve davranışlardan mı kaynaklanmıştır?
Bu toplumsal ihtiyaç,parti içi demokrasinin işlemeyişinden veya buna fırsat vermeyen liderler veya onların belirlediği genel merkez yöneticilerinin tavrından mı kaynaklanmıştır?
Ben sayısını unuttum.
Kaybedilen her seçim sonrası yapılan "Yılmadık " Yıkılmadık! Önümüzdeki maçlara bakacağız!" gibi gına getiren açıklamalardan ve tabanlarına bir umut vadetmeyen parti yönetimlerinden kaynaklanmış olabilir mi?
İnsanlar siyasetteki kutuplaşmadan,gerginlikten nemalanmaya çalışan siyasi söylemlerden,dindar söylem çoğaldıkça ahlakın yozlaşmasından bıkmış olamazlar mı ?
Milletin inancına veya hayat tarzına yönelik herhangi bir terbiyesizce siyasi tavrın evrilip çevrilerek kendi taraftarını bloke etmek için ısıtılıp ısıtılıp önüne getirilmesine milletin bir tepkisi olamaz mı ?
Böyle bir terbiyesizlik yoksa bile varmış gibi yalana sarılmalar milletin hoşuna gitmemiş olamaz mı ?
Türk demenin ırkçılık sayılmasına ,Türkçülüğün bölücülük olarak adlandırılmasına kızmış olamazlar mı?
Arap Birliği Konferansı'na sesini çıkarmayıp Türk Birliği'nden bahsedenlerin "İslam'da ırkçılık yoktur" diyerek neredeyse aforoz edilmesine içerlemiş olamazlar mı?
Eğitimin bir yap boza dönmesinden duyulan bir memnuniyetsizlik olamaz mı?
Okulların siyasete asker yetiştiren kurumlara dönmesi için yapılan çalışmalar rahatsızlık vermiş olamaz mı?
"Peygamber bile Mekke'yi fethettiğinde gurura kapılmıştır. Biz başörtüsü meselesini hallettik ama gurura kapılmadık !" diyerek kendileri gurur heykeli gibi ortalıkta dolaşanlar kızdırmış olmasın milleti?
Kafası bozulanın, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu lideri Atatürk’e hakaret etmesine onaylarcasına sessiz kalınması harekete geçirmiş olmasın kitleleri?
Bölücü terör örgütünün şehirlere mevziler kazıp hendeklerle tahkim edip özyönetim ilan etmelirine göz yumulan sözde “Çözüm Süreci” akıllarına gelmiş olmasın ?
Bu sebepler elbette uzadıkça uzar ve buna bu köşe yetmez.
Alnı secdeye gelmenin mükafatını bu dünyada mal, mülk, makam, mevki kaparak alanlar için elbette iyi olmamıştır !
Adalete,demokrasiye,hukukun üstünlüğüne inananlar için bir umut olmuştur bu İYİ Parti !
İyi olmuştur!
Daha da iyi olacaktır Türkiye!
"Yahu ben de kızıyorum ama kime oy vereyim? Diyenler !
Size de İYİ gelecek bu parti !
Bir ilçe başkanının bile Ankara'dan atanmasına karşı tabanın sesini yükseltip itiraz edebileceği bir ortamın oluşmasına katkı sağlayacağına inanıyorum.
Sadakat önemlidir elbette ! Lakin kime veya neye gösterildiği ondan da önemlidir. Ehliyet ve liyakatin değer verildiği sadakatin ise partiye değil Türk Milletine ve Türk devletine gösterildiği müddetçe kabul göreceği günlerin müjdecisi olacaktır bu İyi Parti inşallah.
Milleti kucaklamanın değil milletçe kucaklaşmanın adresi olacaktır.
Ve herkese iyi gelecektir !