Mersin Çamlıyayla AKP İlçe Başkanı Mehmet Ali Yetiş, ilçe binasındaki seçim propaganda konuşması yapıyor.
“İki seçeneğimiz var, ya devlet hainlerinin yanında olacaksınız, ya da birçok arkadaşımız mevcut başkanımıza hırsız diyen de oldu, yanlış yapıyor diyen de oldu. Ben de diyorum ki vatan hainlerinin yanında yer almaktansa hırsız bizim hırsımız arkadaşlar, biz yanında yer alırız. Yarın bunun bedelini çok ağır öderiz. Yarın burayı Allah korusun kaybetme durumunda biz bunun hesabını veremeyiz” demiş.
Yani diyor ki:
“Bize oy vermeyenler vatan hainidir! ”
Yani diyor ki :
“Tamam. Bizimkiler hırsızlık yapıyor ama “Bizimki” olduğu için, hırsızlık da yapsa yanında dururuz !”
Bu dil, bu üslup ve bu bakış açısı rahatsız etmez mi insanı?
İnsanı eder !
“Yarın burayı Allah korusun kaybetme durumunda biz bunun hesabını veremeyiz”
Kime?
Düşmana mı kaybediyorsunuz?
Kime hesap vereceksiniz?
Sandık, bu millete hesap vermenin bir yolu değil mi?
Başka kime hesap vereceksiniz?
Kaybedilirse, hırsızlığın da, hırsızlığın yanında duranın da bir hesap vermesi lazım hukuken.
Ama bu muhteremin kastettiği o hesap verme değil!
Bir başka deyişle kendi adayının hırsız olduğunu, buna rağmen yanında durduğunu da kabul ediyor!
Peki bu ilçe başkanı, “Hırsız bizim hırsızımız!” deme cesaretini nereden alıyor dersiniz?
Muhalefetin, hırsızlık iddialarına “Bunlar doğru olsa bile millet inanmıyor!” demişti AKP'li Anayasa Profesörü Burhan Kuzu!
Başka söze gerek var mı?
Şimdi bu ilçe başkanının partisinin adayının projelerini mi konuşacağız?
Çıkıp hizmetten falan söz edecek utanmadan!
Efendim parti falan diye savunulacak diye bir durum mu bu?
Ya ahlak?
Ya dürüstlük?
Bu devirde para etmiyor mu yoksa?
Kazanırsan tertemiz olursun öyle mi?