Kadının kontrol altında tutulması, geri planda kalması, itaat ve hiyerarşi ilişkileri içinde sınırlandırılması, kutsal bilgi midir Yoksa kutsala atfen, bütün bu kültürel kurallar, doğal gösterilerek erkeklere avantaj mı sağlanıyor?
Bıraktık kadınların, eşleri tarafından katledilmelerini, şiddete maruz kalmalarını, tecavüze uğramalarını hatta yaptığı yemek beğenilmediği için bile ölüm tehlikesinin kol gezmesini…
Bu cinsiyete dayalı rol dağılımını toplumsal ve siyasal anlamda da doğal ve ebedi mi kabul edelim?
Yani, kadınların kamusal alandaki görünürlüğünün, siyasete katılma oranlarının, üretim alanındaki varlığının erkeklerden düşük olması kadınların suçu mudur?
Kadına aile -çocuk – ev üçgeninde bir yaşam dayatılması, erkekliğin kendini var etme isteği midir?
Kadın, siyasal ve toplumsal alanda olmasın! Kadın zorunlu olmadığı müddetçe evden çıkmamalıdır, çıkarsa dahi kocasından izin almalıdır.
Hangi iş bölümünde, kadın; “bakım ve cinsellik”, erkek ise; ”geçim ve karar verme”den
sorumludur?
Hadi erkekler kendi namı hesabına, kendine uygun gerekçelerle böyle bir görev dağılımını yaptı diyelim!
Kadının çalışmasını engelleyen herhangi bir yasak yok bildiğim kadarıyla.
Ancak kadının da erkeğin de çalışırken uyması gereken bazı kurallar vardır. Bu kuralları helal-haram çerçevesinde değerlendirmek lazım gelir.
Dinimizde, insan olmaları bakımından, erkekle kadın arasında herhangi bir ayrım söz konusu değildir; her ikisi de eşit derecede Yüce Allah'ın emir ve yasaklarına muhataptır. İslâm'da, insanlık ve Allah'a kulluk bakımından kadınla erkek arasında bir fark bulunmadığı gibi, temel hak ve sorumluluklar açısından da kadın erkek ayrımı bulunmamaktadır. Dinimizde, erkeğe tanınan temel hak ve hürriyetler, aynı derecede kadına da tanındığına göre; yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme; kişi hürriyeti ve güvenliği; vicdan, dini inanç ve kanaat hürriyeti; mülkiyet ve tasarruf hakkı; meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunmada bulunma, kanun önünde eşitlik ve adaletle muamele görme hakkı, mesken dokunulmazlığı, şeref ve onurun korunması, evlenme ve aile kurma hakkı, özel hayatın gizliliği ve dokunulmazlığı, geçim teminatı gibi temel haklar bakımından kadınla erkek arasında herhangi bir ayrım söz konusu olmamalı.
Ya olursa ? Ve de oluyorsa ?.Ve üstelik, bu ayrımcılık, ahlakın bir gereği gibi sunulup, bir de erdemlilik sayılıyorsa …
Erkeklik, sadece cinsiyet bakımından kadına bir üstünlük ve gücün simgesi olarak kabul görüyor ise, kadının olmadığı, kavgada, savaşta, davranışta erkeklik sadece edebi ve tarihi metinlerde kalmış demektir !
“Erdoğan I. Uluslararası Kadın ve Adalet Zirvesi'nde yaptığı konuşmada 'kadınla erkeği eşit konuma getirmenin fıtrata aykırı' olduğunu söyledi!”
“Erdoğan Başbakanlık döneminde Konya mitinginde, Hopa'daki olayları protesto etmek için tank üzerine çıkan ve polis müdahalesi sonucu kalçası kırılan Dilşat Aktaş için "O kadın, kız mıdır kadın mıdır?" ifadelerini kullandı.”
“Maliye Bakanı Şimşek işsizlik ile ilgili yaptığı bir konuşmada "İşsizlik oranı niye artıyor biliyor musunuz? Çünkü kriz dönemlerinde daha çok iş aranıyor. Özellikle kadınlar arasında kriz döneminde işgücüne katılım oranı daha artıyor" ifadelerini kullandı”
“Melih Gökçek Samanyolu Haber'de katıldığı bir programda "Anası tecavüze uğruyorsa neden çocuk ölsün, günahı ne? anası ölsün öyleyse" ifadelerini kullanarak kadınlara olan bakış açısını bir kez daha dile getirdi.”
“Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, kadınların "İş istiyoruz sayın bakanım" sözlerine karşılık olarak, "Evdeki işler yetmiyor mu?" yanıtını verdi.”
“Sosyal Doku Vakfı kurucusu ve başkanı Nureddin Yıldız, çalışan kadınları hedef alarak "Her çalışan kadın, gözü doymamış erkek demektir. Bir kadın çalışmayı tercih ederek fuhuşa hazırlık yapmış olur" ifadelerini kullandı”
“Uğur Işılak, katıldığı bir televizyon programında "Kadının fıtratında erkeğe köle olmak var" ifadelerini kullandı.”
“AKP Milletvekili Sefer Üstün, "Tecavüzcü, kürtaj yaptıran tecavüz kurbanından daha masumdur" ifadelerini kullandı.”
“Kadınların çalışmasına da karşı çıkan Ömer Tuğrul İnançer hamile kadınlar için "Hamile kadınların sokakta gezmesi doğru değil" ifadelerini kullandı.”
“Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, 2015 yılının ilk bebeğini ziyaret ettiği sırada "Annelerin, annelik kariyerinin dışında bir başka kariyeri merkeze almamaları gerekir" ifadelerini kullandı.”
“Eski Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül "Türk hanımları evinin süsüdür, erkeğinin şerefidir, Batı kadınları maalesef ezilmektedir" ifadelerini kullandı.”
Son olarak da, Konya Necmettin Erbakan Üniversitesi Havacılık ve Uzay Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Karalı kişisel Twitter hesabından 31 Mart 2019'da yapılacak Yerel seçimleri kastederek:
“İlan ediyorum. Aile hayatına yönelik bazı politikaları yanlış buluyorum. İyi bir çocuk yetiştirmek, iyi bir ev hanımı olmak bakan, başkan, başarılı bir iş kadını olmaktan elzemdir, seçimde kadınlara oy vermeyeceğim.” paylaşımında bulundu.
Normal.
Elbette ki kime oy vereceğine kimse karışamaz ama paylaşımdaki cinsiyet ayrımcılığı ve kadına biçilen role dikkat çekmek isterim.
Bu bakış açısı yabancı değildir bize!
Erkek olduğumuza şükredip sesimizi çıkarmayalım mı yoksa?