Evet kul hakkı eğer ahirete inancı varsa kişi için önem arz eder. Dikkate alır. Göz önünde bulundurur.
Çünkü; Cenab-ı Allah, kendisine karşı işlenen hatâ ve günahları affettiği hâlde kul hakkını bunun dışında tutmuştur. Kul hakkını affetmeyi, hakkı yenilen kulunun irâdesine bırakmıştır. Dolayısıyla, herhangi bir kul hakkı sebebiyle tevbe edecek olan kişinin, evvelâ hakkını yediği kimseden helâllik alması şart koşulmuştur.
Peygamberimiz (S.A.V.) bir hadîs-i şerîflerinde şöyle buyurmuşlardır:
“Şüphesiz ki ümmetimin müflisi şu kimsedir: Kıyâmet günü namaz, oruç ve zekât sevâbıyla gelir. Fakat şuna sövdüğü, buna zinâ isnâd edip iftirâda bulunduğu, şunun malını yediği, bunun kanını döktüğü ve şunu dövdüğü için iyiliklerinin sevâbı şuna buna verilir. Üzerindeki kul hakları bitmeden sevapları biterse, hak sâhiplerinin günahları kendisine yükletilir ve neticede cehenneme atılır.”(Müslim, Birr, 59; Tirmizî, Kıyâmet, 2; Ahmed, II, 303, 324, 372)
2015 yılı Mart ayı gazetelerinden birinde şöyle bir haber okumuştum.
“Çalışma Bakanlığı verilerine göre 2006 yılından itibaren 28 bin kişi, KPSS'ye girmeden kamuda görev aldı. 'Kurumsal sözleşmeli' statüsünde memur yapılan bu kişiler daha sonra ise kadroya alındılar.
Sınavsız memuriyete başlayanlar arasında lise ve ortaokul mezunları ile henüz 18 yaşına yeni basmış pek çok kişi bulunuyor.“
Unutanlara hatırlatalım özellikle 2010 yılı KPSS üzerindeki sahtekarlıklardan sonra oluşan algıyı bu yolla telafi etmeye çalışmışlar belli ki !
Tabii kimlerin sınavsız memur yapıldığını az çok tahmin edersiniz!
Partili, partinin önde gelenlerinin akraba ve taallukatı.
Önce, yerel yönetimler başta olmak üzere kurumlarda 'kurumsal sözleşmeli' statüsünde memur yapılıyorlar ! Daha sonra ise kadroya alınıyorlar !Bu torpilli isimlerden bazıları, kısa sürede ballı kurumlara transfer edilerek yüksek maaş almaları sağlanıyor !
Ben Niksar Belediye Başkan Yardımcılığı'nda da böyle atama yapılıp daha sonra başka ünvanlarla başka kurumlara geçiş yapıldığını duymuştum !
Adamların Ak Puanı var!
Sınava girmeden işi kapıyorlar!
Onlardan arta kalan işlerde çalışmak için:
KPSS Önlisans düzeyinde 1 milyon 500 bin kişi
KPSS Lise Ortaöğretim düzeyinde 3 milyon 500 bin kişi
Sınava girip ter döküyor. Üstelik bazılarında da mülakat denen bir ucubelik bekliyor onları !
İktidar partisinin bu yöntemle devlete soktuğu eş dost, oğul yeğen, akraba ve hısımların önemli bir bölümünün, kâğıt üstünde çalışıyor gözüküp, çoğu zaman mesaiye bile gelmeden maaş aldığı söylentileri dolaşıyor ortalıkta.
Kul hakkı dedik yukarıda.
Kimin için önemli ?
AKP Adıyaman eski Milletvekili Mehmet Metiner'in Adıyaman'da yayın yapan Mercan TV'de 2015 yılının Ocak ayında katıldığı bir programda sarf ettiği sözleri nasıl unuturuz ! Metiner canlı yayında sunucunun “AKP'li bakan ve vekil yakınlarının torpille devlet kadrolarına atandığı” yolundaki iddialarını, “Cuma namazına gittiğimizde her hafta hutbede 'akrabalarını koru kolla' ayeti okunur.” Diyerek yapılan torpilleri, adam kayırmaları, usulsüz atamaları, haksız uygulamaları ayetle destekleyerek nasıl da savunmuştu!
Sonra bir zamanlar, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik ile Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, birbirlerinin akrabalarını karşılıklı olarak kendi kurumlarına atamıştı ! Bilim Bakanı Faruk Özlü, Gıda Bakanı Faruk Çelik'in dünürünü genel müdür olarak atamış o da onun ağabeyini müsteşar yardımcısı yapmıştı!
Akrabayı koruyup kollamak önemliydi elbette !Üstelik hakkında ayet de varken değil mi?
Şimdi burada bu tür yapılan atama ve görevlendirmeleri sıralamaya bu köşe de yetmez bu gazete de !
Ama bir aileden de bahsetmeden geçemiyeceğim.
Eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan'ın ailesi !
Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı olan kardeşi Dr. Ömer Fatih Sayan Türk Telekom Yönetim Kurulu Üyesi olarak atandı. Sayan aynı zamanda Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı olarak seçilmiş
Bu atama ile Dr. Ömer Fatih Sayan'a bakan yardımcılığı maaşının yanı sıra aylık ortalaması 50 bin TL'yi bulan bir ödeme yapılacakmış !
Diğer kardeşi Ayşe Hilal Sayan Koytek ise Aile Bakanlığında Müsteşar yardımcılığı görevinde bulunmuştu daha önceden. Oradan istifa etmişti ama açıkta da kalamazdı !Sonra da Kuveyt'e Büyükelçi olarak atanmıştı.
Fatma Betül Sayan Kaya'nın bakanlığı döneminde bir diğer kardeşi olan Nazmiye Sümeyye Sayan İstanbul Büyükşehir Belediyesi Meclisi üyesi olarak görev yapmıştı. Bunu bilgi bakımından yazıyorum. Yoksa belediye meclis üyesi olmasının, ablasının bakan olmasıyla bir ilgisi olduğundan değil .
Baksanıza rektör atamalarında şart şurt kaldırılınca AKP'li eski milletvekilleri birer birer rektör olarak atanıyor üniversitelere !
AKP Kütahya eski Milletvekili Vural Kavuncu Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörlüğü'ne atanmış!
Daha önce de AKP eski milletvekilleri Cevdet Erdöl, İstanbul Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörlüğüne,
Aşkın Asan, Avrasya Üniversitesi Rektörlüğüne,
Necdet Budak Ege Üniversitesi Rektörlüğüne,
Nükhet Hotar, 9 Eylül Üniversitesi Rektörlüğüne,
Mazhar Bağlı Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi Rektörlüğüne,
Atanmışlardı !
AKP Malatya Milletvekili Öznur Çalık'ın kardeşi Aysun Bay Karabulut ise İnönü Üniversitesi'nde Rektör Yardımcılığı görevindeyken geçen yıl Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi'nde dekan olmuş, 1 yılın ardından memleketi Malatya'ya bu kez rektör olarak dönmüş! Malatya İnönü Üniversitesi'ne rektör olarak atanmış !
Erciyes Üniversitesi Rektörlüğü'ne de AKP Kayseri eski Milletvekili Havva Çalış'ın eşi, Mustafa Çalış getirilmiş !.
Dedim ya liste uzun yerim dar!
Son bir hatırlatma:
Boğaziçi Üniversitesi'nde yapılan seçimlerde 403 öğretim üyesinin 348'inin oyunu Prof. Gülay Barbarosoğlu alırken, ikinci sırada 40 oy ile Prof. Dr. Vedat Akgiray yer almış!. Buna karşılık Cumhurbaşkanı Erdoğan, seçimlerde aday olmayan Prof. Mehmed Özkan'ı rektör olarak atamış !
Kim peki torbadan çıkar gibi çıkan bu Prof. Mehmed Özkan?
AKP Eskişehir Milletvekili ve MKYK Üyesi Prof.Emine Nur Günay'ın kardeşi !
Şaşırdık mı?
Hayır.
Hesap gününe olan inancımızın tazelenmesine yol açıyor o kadar.Gerisi onların arasındaki helalleşmeye kalmış.Hak sahibinden başkasının söz hakkı olmadığı bir konuda bizim bir şey söyleme hakkımız olmasa gerek !