Anayasa var mı?
Var!
Bir de Anayasa Mahkememiz var mı?
Var.
Ne diyor Anayasa'nın ilgili hükmü:
Meclis'in başındaki, yani Meclis Başkanı seçilen gişi, “mensup olduğu partinin Meclis içindeki veya dışındaki faaliyetlerine katılamazlar...”
Haa “İlle katılacağım!” mı diyor?
İstifa eder o görevden.
İstediği siyasi faaliyeti de yürütür!
Bizimki Belediye Başkanı adayı oluyor...
Meclis Başkanlığı da cebinde!
İstenilen kıvama gelmesi için referandumlar yaptığımız, meşhur anayasamızın amir hükümlerine rağmen, niye Meclis Başkanlığı'ndan istifa etmiyor?
“Canım Anayasa dediğiniz şey ayet değil ya” diye kendini savunsa kim ne diyebilir?
Demokrasinin beşiği denilen İngiltere'de yazılı bir anayasa bilem yokmuş!
Biz de kapağı açılmamışı var!
Hem “At binenin, kılıç kuşananın” dememiş mi atalarımız!
Demokrasi!
Bizde demokrasi bir nevi alet çantası gibi!
Elinde tutan:
İşine geldiği gibi,
İşine geldiği yerde,
İşine geldiği kadar kullanıyor!
Neticede araç değil mi?
Kullan at!
Bu bağlamda “Meclis Başkanlığı'ndan İn Ali !” demenin bir lüzumu da yok!
Öyle ise “Binali”!