Hem özeli hem geneli olan bir sevgidir.
Bu sevgiyi kelimelere dökmek bazen zordur ama hissedilir. Yaşanır.
Çoğu zaman da davranışa bürünür!
Bir türkü duyduğunuzda yörenize, coğrafyanıza ya da memleketinize dair yüreğiniz sızlıyorsa işte o sevgidir burnunuzun direğini sızlatan.
Memlekete duyulan sevgi bazen, gündelik alışkanlıklarımıza sahip çıkmaktır bir nevi. Evinizdir mesela!
Gittiğiniz çarşı, pazardır!
Ya da evinize gelirken, sokakta gördüğünüz veya çarşıda rastladığınız bir ahbaba, ne bileyim esnafa ya da bir tanıdığa selam verip hal hatır sormaktır!
Memleket sevgisi de, diğer tüm sevgiler gibi ayrı düştüğünüz zaman daha çok yakar canınızı.
Daha güzel yerler elbette vardır.
Ama memleket başkadır!
Bazen küçükken ayrılanların, orada bir yaşanmışlığı hatırlamayanların bile “doğduğum memleket” diye ayrı bir muhabbet beslemesi şehirde bıraktığı insanların hatırasına saygıdandır belki de!
Sıkça karşılanılan “Hemşerim memleket nere ?” ya da “Nerelisin ?” sorularına gururla verilen cevaptır memleket.
Bence şehrine sevgi duyup sahip çıkmak da ülkeye sahip çıkmakla eşdeğerdir.
Şehrine sevgi duymayanın ülkesini sevdiğine dair sözlerine kuşkuyla bakmışımdır hep!
Seven öyle yapmaz ki diyebileceğim davranışları da görünce, kendime de hak veririm böylece!
Doğup büyüdüğü şehri, işleri icabı veya kamu göreviyle terketmek zorunda kalan bazı insanların memleketlerine duydukları sevginin bir göstergesi sayılabilecek işlere imza atmaları, halen şehirde yaşayan herkesi mutlu eder elbette diye düşünürüm ama!
Onlar kadar şehrine sahip çıkmayanları-çıkamayanları görünce insan bir tuhaf oluyor!
Dışardaki hemşehrilerimizin bu memlekete ve memleketliye faydalı olmak için çırpındıklarını gördükçe, halen memlekette olup da memlekete sahip çıkmak anlamında kılını bile kıpırdatmayanların bu kayıtsız hali daha çok yakıyor canımı.
Niksar yeşilin mesken tuttuğu ender tarihi şehirlerden.
Tarihi yapısına inat hoyratça restore edilen Seymenli Köprüsü'nü sevmektir ! Her geçişte geçmişteki güzelliğini anıp, restorasyonu yapanları da unutmadan bugün düşürüldüğü hale inat!
Şehrin bazı insanlarına kızıp şehre küsmek doğru mu?
İnsanoğlu göçüp gider şehirden ama şehir bakidir, kalanlarına hayat olmaya devam eder.
Çocuklarımıza miras bir memleket sevgisi bırakalım!
Tarihine kültürüne, değerlerine sahip çıkmak, Niksar'dan ekmek yiyen herkesin ama herkesin görevi olmalıdır.
Bir zamanlar Kaya-İsmet Özden YİBO'da çalışırken, 2011 Mayıs'ında okulumuzun düzenlediği “Memleket” konulu şiir dinletisine katılan şair Sayın Nevin KURULAR'ın, “Şehrinizde Kalamam” şiirine ithafen yazdığım bir şiirle bitirmek istiyorum yazıyı.
BU ŞEHİRDE KALIRSIN
Tan yerine kadar yokuş olsa da geceler
Gözlerin fersiz, dizlerin bitap olsa da
Biçare, acısına dayanmaya gayretin yetmese de
Anlayacaksın ki
Ağır olsa da hasretinin yükü
Bu yükle yaşayacaksın
Bu şehri sevecek, bu şehre alışacaksın.
Duvarlar sersemlese de
Dar sokaklarında esen rüzgardan
Hangi makamdan olursa olsun
İster dökülen yapraklar hicaz
Yağan yağmurlar hüzzam
Korkma buralardan
Hüsranını duyuramasan da
Bu şehri sevecek, bu şehre alışacaksın.
Mavisini bize bıraksan da gökyüzünün
Yeşilini sevecek, doyamayacaksın
Dallar saklasa da çiçeklerini
Sokakları hep güz koksa da
Yalancı da olsa geceleri
Anlayacaksın.
Korkmayacaksın.
Bu şehri sevecek, bu şehre alışacaksın….
Bu şehir Niksar……….