Düzce Kaynaşlı'nın MHP'li Belediye Başkanı Birol Şahin, Almanya'yı 3-0 yenen ve Tokyo 2020 Yaz Olimpiyat Oyunları'na katılma hakkı kazanan Filenin Sultanları hakkında şöyle bir paylaşımda bulunmuş:
“Allahu Teala'nın örtünün vücut hatlarınız belli olmasın emrine karşı çıkarak, açılıp saçılacaksın, kendini teşhir edeceksin sonra da Tokyo'ya gidiyoruz diye sevineceksin. Dünya şampiyonu olsan ne yazar. Müslüman kadın adap ve haya sahibidir. Yaptığı her işte Allah rızası gözetir. Dinimize göre kadınlar kendi aralarında spor yapabilirler. Erkekler huzurunda açık saçık olarak değil”
Sosyal medyada olumlu ve olumsuz tepkiler olmuş.
Tepkiler, Başkan'ın söylediklerine değil özünde. Aslında, söylemediklerine!
Yani haksız da sayılmazlar.
İslam'ı sadece kadınlar söz konusu olduğunda hatırlayan ve bu konuda ahkam kesen bir kesim var!
Erkek çocuklarına tecavüz olaylarına adı karışan bazı dernekler ve vakıflar etrafında dolaşan bazı tipler, bu tecavüzlerle ilgili olarak “Lut” kavmi akıllarına gelmezken, kadının saçının telini memleket meselesi haline getirmekte pek mahirler!
Evet tepki aslında, bunca hırsızlığa sesini çıkarmayarak destek olmalarına,
Rüşvete, adam kayırmaya ve kul hakkı yemeye sesini çıkarmayanların, kadının kıyafetini diline dolamasına,
Şiddete ve tecavüze uğrayan kadınlara kabahat bulmak için “Sen de böyle giyinmeseydin!” diyerek her halukarda erkeğin arkasında duranlara,
Voleybolcu kızların kıyafetine tepki gösterenlerin, erkek güreşçilerin mayolarına ses çıkarmamasına belki de!
Mesela müslüman güreşçilerin niçin mayo yerine, haşema ile güreşmediklerini hiç ama hiç sorgulamamalarınadır belki!
Belki tepki, her lafa “Hz.Ömer'in adaleti…” diye başlayıp, etrafında gördüğü adaletsizlikler için bir çift laf bile etmeyenlerin, mesele kadınlar olunca dinin hükümlerini hatırlatmalarınadır!
Belki dine bir kıyafet biçilmesine ve de özellikle kadına,
Kadına rol biçenlerin, aynı zamanda ,”6 yaşındaki kız çocuğuna nikah kıyılabilir “ demesinedir belki de tepki!
Ahlaka bir kıyafet giydirilmesine belki de!
Elbetteki ahlak şekilden ibaret değildir.
Bundan maksadım dinin emirlerinin sorgulanması değil tabii ki.
Mesele kendini bir yere konuşlandıranın, karşısındakini yargılama hakkına sahipmiş gibi yargılayıp ahiretteki yerini tayin etmeye kalkmasında!
Tamam da ne yapalım?
Oyunu kuralına göre oynayıp oynamama.
Kuralı sen koymamışsın.
İşine geleni kabul edip işine gelmeyeni kabul etmeme lüksüne sahip değiliz ülke olarak.
Bireysel olarak elbette hakkımız var.
Çünkü tercih ve seçim bizimdir.
Bir defa işin içine girdiysen o konuda konulan kuralların kafana uygun olmadığına bakamazsın!
Haa ! Oyunun içinde değil de seyirciysen, gitmezsin voleybol maçına! Olur biter!
Bu ülkenin bir vatandaşıysan ve üstelik de bir belediye başkanıysan, ”Dünya şampiyonu olsanız ne yazar?” cümlesini ulu orta kurmamalısın!
Biraz da bu millete ayar vermeyi bırakıp, sevincine ortak olsan be Başkan !
İnsanımızın, ülkemizin o kadar çok sıkıntısı var ki, dinin hükümlerini Kur'an'ın ayetlerini kendi yaptıklarına yasal dayanak gibi sunmalar pek inandırıcı olmuyor kanaatimce!
Herkes önce kendini düzeltmeli!
Voleybolcu kızları bırak da Kaynaşlı'nın problemlerine bak biraz da!