Ne kadar güzel!
Meclisimiz açıldı.
Kolları budanan, yetkileri elinden alınan açılsa ne olur?
İçinden bakan çıkmayan, çıkan varsa da kendini meclise karşı sorumlu hissetmedikten sonra çıksa ne olacak?
Üstelik milletvekili sayısı da 600 oldu!
Dışardan atanan bakanlar zaten kendini atayana karşı sorumlu.
Olan biten ile ilgili olarak sorumluluk sahibi milletvekillerince kendilerine sorulan yazılı ve sözlü sorulara cevap vermek tenezzülünde dahi bulunmuyorlar!
Meclisin denetleme yetkisi de yok!
Sadece meclisin mi Sayıştay'ın yürütmeyle ilgili denetleme yetkisi de elinden alındı. Denetlenmekten kim korkar?
Meclisimiz, bir tören alanına, milletvekilleri de tören komutanını karşılama mangasına dönüşmüş gibi!
İktidarın ve yarı resmi ortağının tekliflerini onaylama yerine dönüştü yüce meclisimiz! Arada, onlara karşı çıkan, meclisin gaziliğine ve yüceliğine yakışır çıkışlar yapan milletvekillerine şahit olacağız.
Hele bizim de oy verdiğimiz partinin mebusu ise daha bir gururlanacağız. Konuşmasını alkışlayacağız. Ve rahatlayacağız!
Birileri de tekliflerini oy sayılarının fazlalığıyla meclisten geçirecekler!
Ve onlar da rahatlayacak!
Ya vatandaş?
Ha onlar mı?
Bunca yıl pek bir şey fark ettiğini ben görmedim!
Ama herkesin kendi oy verdiğini alkışlayacağından eminim.
Tavan nasılsa taban da öyle!
Öyle olmasa bu tavana niye tabanlık etsin ki?
Bir ekonomik kriz var! Alakalı alakasız her şey döviz kuru bahane edilerek pahalandı.
Aman ! İktidara laf gelmesin diyen, iktidara yakın durarak tuzunu ıslatmayan birileri, ”Benzin niye bu kadar pahalı?” diye sorumluların yakasına yapışacağı yerde “Benzin olmuş şu kadar hala arabasıyla gezenler var!” diye vatandaşa kızıyorlar!
Kendileri, bizim aklımızla alay eden akıllı taifesi!
Bunun adı da taban işte!
Neyse?
Yazının başında demiştik Meclisimizin açıldığın. Açıldı açılmasına da, gündeminde ne var yüce meclisimizin?
Af konusu!
Ben Erdoğan'ın aklından geçtiğini ama seslendirmeyi Bahçeli'nin yaptığını sanıyordum! Meğer proje Hataylı bir avukata aitmiş!
Hatay'ın İskenderun ilçesinde Avukat Muammer Çuhadaroğlu, MHP tarafından gündeme getirilen 'af yasa taslağı' metninin kendisine ait olduğunu öne sürmüş ve bunun belgelerini de göstermiş!
Ama bizim konumuz bu af tasarısının kime ait olduğu değil elbette!
İki kişinin bekasının derdine düşülüp, sorumsuzluk, savurganlık ve iş bilmezlikle geldiğimiz bu noktada Türk ekonomisinin hali ortada.
Ne deniliyordu ilk başlarda:
“Papaz bahanesiyle bize ekonomik savaş açtılar!”
“Kriz falan yok! ABD bize saldırıyor!
Sonra Sayın Cumhurbaşkanı çıktı dedi ki:
“Ekonomimizdeki tablonun ABD ile ilgisi yok!”
Madem öyle ekonomimizin denetimini neden yerli ve milli olan Sayıştay'a değil de Amerikan McKinsey'e veriyoruz?
Yani Türkiye'nin ekonomi kurumlarının ABD'ye emanet edilmesine neden izin veriliyor?
Şimdi bu durumda açıklanan Yeni Ekonomik Program'da (YEP) İMF adı geçmiyor, konuşmalarda İMF telaffuz edilmiyor diye, onun yerine konulan bu Amerikan şirketinin Türkiye masasında görevli Türkler'e! bakıp yerli mi diyelim? Milli mi kabul edelim?
Gerçi, bu ABD şirketi McKinsey'in Türkiye temsilciliğin ofis müdürü de yabancı değilmiş ! Bizim eski bakanlardan Beşir Atalay'ın damadı imiş!
Yani aileden sayılır!
Sahi Osmanlı'yı çöküşe götüren Düyun-u Umumiye de böyle bir şey miydi acaba?