Kamuda ara sıra da olsa rastlanan bir durumdur.
Bazı makam sahiplerinin eşleri memur olduklarında, eşlerinin görevinden dolayı kendi çalıştıkları kurumda bir ayrıcalık beklerler. İsterler. Ya da ayrıcalıklıymış gibi davranırlar.
Genellikle de kocasının etiketini kullanan kadınlardır bunu yapanlar.
İyi ki böyle davrananların sayıları azdır.
Okulda idarecilik yaptığımız dönemde, eşinin girdiği topu topu 6 saat dersi, haftanın kendi belirlediği bir gününe konulmasını isteyenlere şahit olmuştuk.
Halk Eğitim Merkezi'nde mesaiye düzenli gitmeyen kaymakam eşleri vardı memur ama amir gibi davranan!
Eşleri hangi mevkide olursa olsun görevinin ve mesleğinin hakkını verenleri kutluyor ve tebrik ediyorum. Bu verdiğim örnekleri, görevini hakkıyla yapan ,aynı durumdaki insanları üzmek için veya töhmet altında bırakmak için vermedim. Onları tenzih ederim.
Bu yazacağım bir siyasinin eşi.
Yüksek ama bayağı yüksek bir görevlinin eşiyle ilgili:
Ankara Büyükşehir Belediyesi'nde işe başlıyor!
Kadro orada olsa da kendi pek oralarda görünmüyor!
Zaten göreve başladıktan kısa bir süre sonra doğum iznine ayrılıyor.
Sonra, “doğum yapması” nedeniyle iki yıl ücretsiz izin istiyor. Yasada öngörülen süre düşülerek bir yıl 11 ay 5 gün izin veriliyor kendisine.
Bu izin biter bitmez bir yıl süreyle yeniden ücretsiz izne çıkıyor!
Ne var ki büyük bir fedakarlık yapıyor ve iki ay sonra ücretsiz iznini keserek Ankara Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Tabiat Varlıkları Dairesi Başkanlığı'ndaki görevine dönüyor.
Ancak dönmesiyle ayrılması bir oluyor !
Göreve başladığının ertesi günü geçici görevle Başbakanlık'ta görevlendiriliyor !
Orada da aynı yöntemi kullanıyor!
Başbakanlık da kapatılıyor iyi mi?
Yeniden eski kadrosuna dönüş yapıyor.
Ankara Belediyesi'nde çok zor bir görev onu bekliyor diye aklınıza saçma sapan şeyler getirmeyin!
Bu üstün performans heba edilemezdi!
Şimdi Saray'daymış !
Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı'nda mimar kadrosuyla işe başlamış.( Birgün Gazetesi'ndeki bir haber.)
Tabii ki sadece eşinden almıyor bu gücü !
Babasının kızı!
Adıyaman'da bir yerel TV'ye konuk olan AKP'li Mehmet Metiner, 'AKP'li bakan ve vekil yakınlarının torpille devlet kadrolarına atandığı' yolundaki iddialara ilişkin soruya, "Cuma namazına gittiğimizde her hafta hutbede 'akrabalarını koru kolla' ayeti okunur." sözleri ile cevap vermemiş miydi ?
İlla adının, soyadının yazılı olması lazım?