Diyanet şaşırtmaya devam ediyor.
Gerçi onların da bir kabati yok!Soruyorlar ki onlar da cevap veriyor!
Daha önce de Dini Terimler Sözlüğü'ndeki "Büluğ" ve Nikah" tanımlamalarının tartışması yeni soğumuştu ki 3 Şubat tarihli bir gazetede okuduğum bir haberle Diyanet yine gündemime giriverdi ! Haber şöyleydi :
“Diyanet'ten bir skandal daha: Sol elle şeytanlar yemek yer
Din İşleri Yüksek Kurulu'nun, "Sol elle yemek yemekte bir sakınca var mıdır?" sorusuna verdiği yanıt, Diyanet'in internet sitesinde yer alıyor. Diyabet bu soruya şu cevabı verdi: “Yeme-içmeyle ilgili genel ilkeleri belirleyen Hz. Peygamber (s.a.s.), sol elle yeme-içmeyi hoş karşılamamıştır. Nitekim o, bu konu üzerinde önemle durmuş; şeytanların sol elle yiyip içtiklerini haber vererek ümmetini uyarmış ve çocuklara sağ elle yemek yemeyi öğretmiştir."
Ama ben pek bir yorumda bulunmayacağım.
Yeniçağ Gazetesi'den Selcan Taşçı Hamşioğlu'nun taa 28 Eylül 2012 tarihinde yazdığı “SOLAKLAR ŞEYTAN MI?" başlıklı aynı konuyla ilgili yazısını paylaşacağım sizlerle.
"Yeni Bahar dergisi, sayı 78. Kapak konusu: Din dersi sınıfta kalmasın.
"Sol'uma el vermeyin" başlığıyla yayımlanan "eğitici" yazı, "aile içi din dersi" müfredatında hangi konuların yer alması ve bunların çocuğun beynine nasıl işlenmesi gerektiği konusunda "rehber" niteliğinde.
Çocuğunuzun solak olmasına zinhar müsaade etmeyin, aksi halde bir "kripto şeytan"a yardım ve yataklıktan hesap vermek zorunda kalabilirsiniz öbür dünyada!
Siz şimdi şaka yapıyorum sanıyorsunuz ama değil valla. Bakın ne yazmışlar, sol elinde kurabiye tutan sevimli bir çocuk fotoğrafının yanına:
“Peygamber Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) 'Sağ elle yiyip için, sağ elle alıp verin; çünkü şeytan, sol eliyle yiyip içer, sol eliyle alıp verir' buyuruyor."
"Yalan mı, ne var bunda rahatsız olacak" deyip an itibarıyla beni ayıplayanlar vardır mutlaka!
Ama...
AB uğruna âyet dahi kaldıran zihniyet, adamakıllı bir “hadis araştırma-ayıklaması” mı yaptı ki! Ne bilelim hadis hangisi, "İslam alimi" namlı din bezirganlarının toplumu kestirmeden dizayn için uydurması hangisi!
Yazıyı okudukça bomba üstüne bomba patlıyor her yeni satırda:
"Ölçüyü Peygamber Efendimiz ortaya koyuyor. Onun yolundan yürümek isteyenler için de solaklık vazgeçilemeyecek durumlardan biri değil!"
Neymiş demek ki;
"Solaklıktan vazgeçemiyorum" diye bir şey yok. Anatomik yapınız, beyninizin verdiği komutlar hep mazeret, vazgeçemiyorsanız demek ki Peygamber Efendimiz'in yolundan yürümek istemiyorsunuz!
Bir de bir aşağılama var ki sormayın gitsin;
"Demek siz de eline bir iş yakıştırılmayan insanlardansınız!"
Sizi gidi sevimsizler, beceriksizler, "öteki"ler sizi!
"Semavi dinlerde sağ elin kullanım alanları daha yaygın tutuluyor. Şeytan ve habis ruhlara atfedilen işler, sol el ve sol yön ile ilişkilendirildiğinden, sol elin kullanım sahaları dar bırakılıyor... Dinimizde bazı nahoş şeyleri yapma görevi genellikle daha az kullanılan sol ele yükleniyor..."
İğğğrenç, tiksinç, mikrop, "kirli el", neredeyse kesip atasım geldi; mümkün olsa karantinaya alacağım, bedenimden soyutlayacağım seni.
"Bazı islam alimleri sağ ve sol elin Allah Resûlü'nün taksiminin dışında kullanılmasını edebin terki sayıyor..."
Sevgili solaklar alemi; "şeytan" benzetmesinden sonra sarsıcı etkisi olacağını sanmıyorum ama altını çizeyim, bir de "edepsiz"siniz. (Vay be ben bunu nasıl düşünemedim, zaman zaman "abla" olduğumu unutup pabuç gibi diliyle bana laf yetiştiren kardeşimin ruhu da sol eli tarafından ele geçirildi demek ki!)
"Bütün olumsuz koşullara rağmen (solaklık) Allah Resûlü'nün izinden gitmeye çalışmak ve mükafat vesilesi.
Ancak sünneti önemsememe ya da hafife alma Efendimiz'e karşı gelme manası taşıyor ki bu hal küfre kadar götürebiliyor."
Bu satırlardan sonra "Solak taşlama" gibi bir "terbiye" modeli de geliştirmiş olabilirler endişesiyle okumayı kesecektim ki, gözüme "pedagog" kelimesini ilişti. Nihayetinde "bilim adamı", Adem Güneş'e kulak verelim:
"Pozitif yöntemlerle kişilik sahibi çocuk yetiştirmeyi arzu eden anne babalar "sağ el cici", "sol el kaka" kelimeler ve tiksindirmeler asla kullanmamalı."
İyi güzel de, koca yazı boyunca okuyucunun zihnine sol elin "mekruh" olduğunu kazımaya çalışan arkadaşın yaptığı tiksindirme değil mi?
Hatta "keşke öyle olsa";
Ben mi yanlış anlıyorum; yazı düpedüz anne-babaları dini bir "sopa" gibi kullanmaya yönlendirmiyor mu!
Veeeee, çocuğunuzu şeytan pardon solak olmaktan nasıl kurtarırsınız içerikli yazının muhteşem finali:
“Bu satırların yazarı da solaklığın zorluğunu yaşayanlardan biri. İlahiyat hocalarından birine sol elle yemek yemenin caiz olup olmadığını sorduğunda "Efendimiz sağ elle yemek yemeyi emrediyor" yanıtını aldı. "Ama" diye karşılık verecekken vurgulu bir şekilde bir kez daha "Efendimiz sağ elle yemek yemeyi tercih ediyor" sözünü işitti. O hükmü vermişse başka söz söylemeye gerek var mı?"
Siz de okudunuz;
Başka söz söylemeye gerek var mı?