“Yine mi Suriyeliler ?” demeyin hemen!
Her ne kadar misafirden öte de davransalar, onlar da insan.
Zaten ülkemizde bulunanların çoğunun eli, ülkeleri işgal edilirken sıkmaları gereken silah hariç herşeyi tutabilmekte maşallah!
Ama biz ensarız ya!
Onların mutluluğunu düşünmek de elbette bize düşer değil mi?
Sağlıkta devrim (!) başlığını atmış, 09 Kasım 2018 tarihli Yeniçağ Gazetesi'ndeki yazısına Selcan Taşçı Hamşioğlu:
“Sağlık sistemimizin "Bay Kemal'li zulüm yılları(!)"nı çoktan geride bıraktığına, sağlığa hem bedava, hem en hızlı biçimde hem de en yüksek kalitede ulaştığımıza dair edilen iddialı laflar üzerine" yazmış okurumuz.
Mektubu güneyden, "Suriyeli" nüfusunun hayli yoğun olduğu illerimizden birinden geliyor; adı bende saklı:
"......Devlet Hastanesi'nde çalışıyorken gırtlak kanserine yakalandım. Gırtlağım alındıktan sonra bir süre daha çalışmaya devam ettim.
O dönemde ses protezim bozuldu. Cerrahi müdahale ile değişmesi gerekiyor. Yönetmelik gereği protezi kendim temin edeceğim ve SGK bana parayı ödeyecek. Protezin bugünkü fiyatı 2.400 TL. (Ödediği para da 700 TL)
Güç bela araştırdım, aradım, buldum ve protezi değiştirdim. Bu işlem yaklaşık 10 günümü aldı ve bu durumumda her işle kendim uğraştım.
Aynı süreçte tanık olduğum bir olay:
40'lı yaşlarda bir Suriyeli geldi. Ürolojik muayenesini yaptırdı ve gitti. Hekimler bir hafta sonraya ameliyat günü verdiler. Ameliyatını yaptılar. Taburcu oldu ve gitti.
Ne para ödedi, ne protez aradı. Hiç bir şey yapmadı.
Bu hasta ne ameliyatı oldu biliyor musunuz. P…… protez yaptırdı. Yani eşiyle ya da kiminle ise tatmin edici bir ilişki yaşamak için p… protezi yapıldı..."
Kimse Suriye'den gelenler acından da, kederinden de ölsün demiyor ama Türkler de kendi ülkelerinde negatif ayrımcılığı hak etmiyor.
Ya da bilemedim...
Sandıkta ısrarla bu politikaların mimarlarını ihya ettiklerine göre hak ediyorlar mı acaba!”
Devenin dediği gibi “Neremiz doğru ki ?”
Devletin kendi vatandaşına takındığı ilgisizliğe mi yanalım?
Yoksa Suriyelilerin düşlerini süsleyen fantezilerine bile yardımcı olmasına mı?
En iyisi Üstad Abdurrahim Karakoç'un, Akıl Karaya vurdu kitabından bir şiirle noktalayalım da kimsenin mutluluğuna gölge düşmesin!
Zavallılar Arkada
Kurt revaçta, kuzu düştü gündemden
Yemeklerin tuzu düştü gündemden
Haysiyet, tevazu düştü gündemden
Her şalvara CEP olanlar ön safta.
Dahiler var, muz aşılar meşeye
Cin çıkarır, cin doldurur şişeye
Köşe dönücüler yattı köşeye
Her çembere ÇAP olanlar ön safta.
Fırtına başladı, meltemler dindi
Namus, ahlâk, vakar tahtından indi
Postallar, papuçlar kıymete bindi
Her kelleye KEP olanlar ön safta.
İnancına uyandadır adamlık
Zarardadır, ziyandadır adamlık
Gören yok ki ne yandadır adamlık
Her şerife COP olanlar ön safta.
Aç gözleri makam hırsı bürüdü
Siyasi zırzopluk aldı-yürüdü
Sosyal yapı, milli doku çürüdü
Her hastaya HAP olanlar ön safta.