Niksar Danişmend Gazetesi'ndeki haberin alt başlığı böyleydi..
"Niksarlı hemşehrimiz Prof.Dr. Mehmet Yalçın Taşmektepligil, Samsun 19 Mayıs Üniversitesi, Yaşar Doğu Spor Bilimleri Fakültesi dekanı oldu."
Gurur duydum…
Sevindim…
Takdir ettim.
Ve tebrik ediyorum kardeşim Yalçın'ı..
İsmiyle hitap etmemi yadırgayanlar olabilir ama onların da beni anlayacağını sanıyorum.
Maduru…
Hep mahalle olarak bildik biz.
Doğrusu da buydu aslında .
Benim nüfus cüzdanımda hala mahalle kısmında Maduru yazar…
Bugün Cedit Mahallesi sınırları içerisinde…
Ama eskiden mahalle olmanın getirdiği bir havası var Cedit içerisinde …..
Bir özerk bölge gibi…Tam olarak olmasa da bir getto gibi…
Ya da bağlı olduğu mahalle ilçe Maduru da oranın köyü gibi.
Madurulu'lardan bana kızanlar da olabilir ama durumu anlatabilmenin başka bir yolu da yok gibi …
Tabii bugünkü durumunu anlatmıyorum mahallenin.
Ben çocukluğumuzun ve gençliğimizin Maduru'sunu anlatmaya çalışıyorum.
Akrabalığın,bir olmanın,dayanışmanın,dostluğun ve vefanın zirve yaptığı yerden bahsediyorum.
Hani derler ya "Birimiz hepimiz için hepimiz birimiz için " diye..
İşte bu sloganın hayat bulduğu ,yaşadığı,yaşatıldığı yerdi Maduru…
Maduru tek bir merkez değildi tabii..
Maduru vardı..Yukarı Maduru vardı…Aşağı Maduru vardı….
Biz Merker Çeşmesi derdik ama..Niye öyle derdik bilmiyorum.Yıllar sonra çeşmeye Merkez Çeşmesi dendiğini öğrendik.İşte bu çeşmenin oralara Aşağı Maduru derdik.
Yalçın Hoca Aşağı Maduru'nun çocuklarındandı..
Maduru, bir ara da Kılıçarslan Mahallesi'ne dahil edilmişti.
Ama hangi yıldı bilmiyorum Keşfi Meydanı'ndaki Ünye Hamamı'nın önünden Maduru'ya dönünce Zırlak Dere'nin sağ tarafı Kılıçarslan,sol tarafı Cedit Mahallesi oldu !
Gençlik yıllarımızda mahalleler arası futbol turnuvaları yapılırdı.
Cedit Mahallesi takımının "Salifağa" sı Yalçın Hoca bu turnuvaların en gözde ,en değerli oyuncusuydu..
Amatörce ilgilendiği ve sevdiği spor alanında da akademik kariyerini yaptı.
Elbette bu yolda çeşitli zorluklarla karşılaşmıştır.Ama o azmi ve sabrıyla bu güçlüklerin de üstesinden gelmeyi başarmış birisidir.
Elini ne Niksar'dan ne de Niksarlı'dan çekti.Her zaman hemşehrilerine yardımcı olmaya çalışan vefakar bir akademisyen oldu.
Samsun'dan Niksar'a geldiği tatil günlerinde hemen bir futbol organizasyonu yapılır ya Şahinli Kavaklığı'na ya da halı sahaya maça gidilirdi.
Bizim kuşaktan hem de mahalleden bir arkadaşımın yıllarını verdiği üniversitenin Spor Bilimleri Fakültesine dekan olmasından gururlandım elbette.
Hakedilmiş bir başarı kimi gururlandırmaz ki .
Tebrik ederim Yalçın Hocam.
Biliyorum ki Niksar'da ve başka yerlerde görev yapan yetiştirdiğin öğrencilerin de seninle gurur duyuyordur.
Öğretmenliğin belki de en güzel tarafı budur.