Sayın Bahçeli durduk yere bir “AF” kelimesini ortaya atmamıştır.
Koskoca Bilge! Lider öyle hesap yapmadan konuşmaz !
Kapsamını da teferruatıyla hesaplamıştır.
2016 yılından önce kendisinin millete verdiği sözlerden cayması konusunu da af kapsamına almıştır!
Hatta affı sırf bunun için bile istemiş olabilir !
Yani sözünden cayma affı !
Partiden ihraç etmeyi göze alamadığı bir milletvekili var MHP'nin.
16 Nisan referandumunda Bahçeli “Evet” diye çırpınırken, MHP Milletvekili olarak Atila Kaya Hayır bayrağı açmıştı Bahçeli'ye karşı. Sadece Bahçeli'ye değil tabii ki !Evet bloğuna karşı.
Bugün de ,Bahçeli'nin “Cumhurbaşkanı adayımız Erdoğan'dır “ demesine rağmen “Ülkücüler, Türk Milliyetçileri Tayyip Erdoğan'a oy vermez! Vermeyecektir “ diyerek bir kez daha Bahçeli'ye karşı -hem de halen MHP milletvekili olarak- itiraz etmiş, sesini yükseltmiştir.
İşte bu,MHP İstanbul Milletvekili Atila Kaya, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin "af" teklifine çizdiği sınırlar ve ortaya koyduğu "kapsam"a karşı çıkmış.
Hatta Bahçeli'nin bu teklifinin, MHP'nin bugüne kadar, seçmenine hesap soracağını ifade ettiği hangi "suç"lar varsa, tamamını "hesap sorulamaz" hale getirdiğini iddia etmiş
Burada sözü, “Seçmene verdiği sözlerden cayma affı!” başlığıyla 21.06.2018 tarihli Yeniçağ Gazetesi'nde Atila Kaya'nın incelemesini kaleme alan Selcan Taşçı Hamşioğlu’na bırakıyorum :
“MHP'nin, 7 Haziran 2015 seçimlerinden sonra AKP'yle koalisyon yapmama gerekçelerinden biri, "17-25 Aralık'ın hesabını sormak"tı.
Hem meydanlarda, hem de seçim beyannamesinde, "17-25 Aralık'la ortaya dökülen, siyasi tarihimizin en büyük rüşvet ve yolsuzluk iddiaları başta olmak üzere tüm yolsuzlukların üzerine titizlikle gidip, kul hakkı yiyenlerden, rüşvetçilerden, soygunculardan hesap sormayı" vaat etmiş, Meclis Soruşturmasını desteklemişti. Hatta, zamanı 17/25'te durdurduğu bir saat vardı Bahçeli'nin makamında!
Kaya soruyor:
"Rüşvet", "Nüfuz Ticareti", "Görevi Kötüye Kullanmak", "Yargı Görevi Yapanı Etkilemeye Teşebbüs", "Kamu Görevlisinin Suçu Bildirmemesi", "Suçluyu Kayırma" benzeri suçları af kapsamına alarak, "17/25"in hesabını nasıl soracaksınız?
***
MHP'nin, yakın siyasi tarihindeki en büyük mücadelesi "Çözüm Süreci"ne karşıydı.
14 Mayıs 2013 günü, "Anayasa suçu işlemiş Başbakan ve bazı hükümet üyeleri, konusu suç teşkil eden emri yerine getiren, suçluyu kayıran ve kollayan kamu görevlileriyle birlikte, 63 sözde akil insan hakkında", 10 Eylül 2015'te "Çözüm sürecini başlatarak ülkemizi yangın yerine çeviren sorumlular" hakkında suç duyurusunda bulunmuş, 18 Eylül 2015'te Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Ahmet Davutoğlu, Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, Adalet Bakanları Bekir Bozdağ ve Sadullah Ergin, İçişleri Bakanı Efkan Ala hakkında Meclis Soruşturması talep etmişti.
Vaadi "Çözüm süreci zaafa uğramasın diyerek PKK'nın güçlenmesine yol açan ihanet içindeki kamu görevlileri ve siyasiler hakkında hukuki işlem başlatmak"tı.
Kaya soruyor:
"Suçun işlenmesine yardım eden kişiye yönelik uygulanacak müeyyideler"i, "Görevi Kötüye Kullanma ve Görevinin Gereklerini Yapmakta İhmal veya Gecikme Gösterenlerle İlgili Yaptırımlar"ı, "Suçluyu kayıranlar"ı, "Tutuklu, Hükümlü ve Suç Delillerini Bildirmeme Suçları"nı, "Konusu Suç Olan Emri Uygulama"yı ve benzeri birçok suçu af kapsamına alarak, çözüm sürecinin sorumlularından nasıl hesap soracaksınız?
Kaya'nın madde madde ele aldığı incelemeye göre;
Başta terörizmin finansmanının önlenmesi hakkındaki kanun olmak üzere af kapsamında yer alan birçok madde, PKK terörüyle mücadeleyi akamete uğratacağı gibi, DAEŞ türevi terör örgütlerinin militanlarını da "adam öldürmenin nitelikli halleri" dışındaki suçlardan cezaevinde tutabilmek mümkün olmayacaktı!
"Görevi Kötüye Kullanma", "Kamu Görevinin Usulsüz Olarak Üstlenilmesi", Siyasi Partiler Kanunu'nun 78/a ve "Millî Devlet Niteliğinin Korunması-Bağımsızlığın Korunması" başlıklı 79/a ve c maddelerinde düzenlenen suçlar da af kapsamında olduğundan, MHP'nin seçmene defalarca verdiği sözü tutması ve "BOP Eşbaşkanlığı"nın hesabını sorması mümkün olmayacaktı!
Türk siyasetinde belki de en ağır yarayı MHP'ye açan "Özel Hayata ve Hayatın Gizli Alanına Karşı Suçlar" af kapsamında olduğundan, siyaseti kasetle dizayn edenlerle mücadele mümkün olamayacaktı!
"Devletin Egemenlik Alametlerine ve Organlarının Saygınlığına Karşı Suçlar ve " Devlet Sırlarına Karşı Suçlar ve Casusluk" af kapsamında olduğundan, MHP en temel iddialarından kendi eliyle vazgeçmiş olacaktı!
Belki de en önemlisi...
Kaya soruyor:
“Suç ve Suçluya Yardım", "Suç ve Suçluyu Övme", "Yardım ve yataklık", "Görevi İhmal ve Görevi Kötüye Kullanma", "Suçluyu Kayırma" gibi suçları af kapsamına alarak, FETÖ'yü palazlandıran, koruyan, kollayanlardan nasıl hesap soracaksınız!
-Sayın Bahçeli istediği kadar Fetullah'ı ziyaret etmiş gazetecilerin çanak sorularıyla kendinden olmayan herkesi FETÖ'cülükle suçlasın- FETÖ'nün devlete sızabilmesinin asli müsebbibi olan "siyasi ayağı", onun teklif ettiği af kapsamı sayesinde paçayı kurtarmış olacaktı!”
Yani benim anladığım bu “AF” konusu öyle önü sonu düşünülmeden ,ayaküstü ortaya atılmış bir laf değil besbelli !
Herkesin bir hesabı var!
Sayın Bahçeli ,içerden çıkmasını istediği birkaç ismi Cumhurbaşkanıyla paylaşsaydı da hapisteki insanları bir beklenti içine sokmasaydı keşke!
Bir de yol gösterir gibi isyandan falan hiç sözetmeseydi bari!