Sürü psikolojisi, topluluk davranışı ve grup davranışı olarak da adlandırılabilir.
Bu kavramın ne olduğunu bilmek, bazı davranışların arka planını anlamada önemlidir. Böylelikle, yalandan başka hiçbir şey söylemeyen birilerinin tuzağına düşülmemiş olur !
İnsanı diğer canlılardan ayıran ve Allah'ın insana bahşettiği en büyük nimet olan akıldır. Kur'an-ı Kerim'de, bir çok ayet-i kerimede bu hususa işaret edilmiştir.
“De ki: "Murdar ile temiz -murdar'ın çokluğu hoşuna gitse de- bir olmaz. Ey temiz akıl sahipleri, Allah'tan korkup-sakının. Umulur ki kurtuluşa erersiniz.(MAİDE SURESİ / 100)”
“Gerçek şu ki, Allah katında, yerde debelenenlerin en kötüsü, (bir türlü) akıl erdirmez olan sağırlar ve dilsizlerdir.(ENFAL SURESİ / 22)”
İnternette aklınızı keşfedin denilerek, sürü psikolojisiyle ilgili bir yazılmış bir yazı okudum.

Yazının anlam bütünlüğü bozulmasın diye noktasına virgülüne dokunmadım. Etrafımızda, karşılaştığımız bazı insan davranışlarını anlamak bakımından önemli olabilir.
“Facundo Cabral’ın dediği gibi “Sadece çimen yemeliyiz, bunca inek yanılıyor olamaz.” Cabral, düşünmeden çoğunluğu takip etmeyle ilgili bir ironi yapıyor. Başka bir deyişle, sırf çoğunluk onlarda diye başka insanların yaptıklarını yapmayı eleştiriyor. Bu, sürü psikolojisi olarak bilinen ve bilişsel ön yargılar sınıfına giren bir kavram.
Tam olarak açıklamak gerekirse, sürü psikolojisi demek, sırf insanların çoğu doğru olduğunu düşünüyor diye bir şeyin doğru olduğuna inanmak demektir. Bu bilişsel ön yargının kurbanı olan insanların vardıkları sonucun dayanak noktası kanıtlar veya mantıksal akıl yürütme değil, çoğunluğun gücü. Eğer onca kişi o şekilde düşünüyorsa, vardır bir bildikleri.
“İlginçtir, oy verenler seçtikleri hükumetin yaptığı hatalardan kendilerini sorumlu hissetmediler. Alberto Moravia”
Sürü psikolojisinin gücünü en iyi bilenler, politikacılar. Politikacıların, bu hatalı akıl yürütmeyi kendi çıkarları için kullanarak, aslında hiç de doğru olmayan “doğruları” bize empoze etmeye çalıştıklarını gösteren yüzlerce çalışma var. Özellikle seçim dönemlerinde sıklıkla sürü psikolojisinden faydalanılıyor. İnsanlar, yapılan anket için kullanılan platformu veya öne sürülenlerin meşru olup olmadığını bilmeseler de anketlerde önde giden adayın en iyi aday olduğuna inanmaya başlıyorlar.
Sürü psikolojisinin kökenleri
“Sürü psikolojisi” (bandwagon effect) terimi bilinçli olarak ilk kez Kuzey Amerikalı aktör Dan Rice tarafından 1845 yılında kullanıldı. O yılın başkanlık kampanyası boyunca Rice, “herkesin olduğu yere gelin” gibi bir manaya gelecek şekilde “sürüye katılın” ifadesini kullandı. Böylece başkan Zachary Taylor’ın zaferi elde etmesine yardımcı oldu.
Bu dönemde, böyle bir terimin halihazırda kalabalık olan kitleleri daha da kalabalıklaştırmak için çok etkili olduğu anlaşıldı. Bu büyük bir domino etkisi yarattı. Başka bir deyişle bulaşıcı hale geldi. İnsanlar gündemi takip etmeyi ve yaygın eğilimlerin bir parçası olmayı istediler.
Yavaş yavaş insanlar sürü psikolojisinin siyasi açıdan büyük faydalar sağlayabileceğini anladılar. Herkes her zaman kazanan tarafta olmayı ister. Bu yüzden ister bir siyasi grup olsun, ister başka bir kişi, kim daha fazla takipçi kazanıyorsa onun tarafına geçebilirler. Bu da her şeyin lider olan kişinin gücünü pekiştirdiği bir ortam yaratır.
Sürü psikolojisi ve ortak tutuma başvurma safsatası
Ortak tutuma başvurma safsatası, doğruya ve yanlışa genel kanıya bağlı olarak karar verilmesidir. Carl Sagan, bu konudan bahsederken bir taksici tarafından azarlandığı bir anısından bahsetmiştir. Taksi sürücüsü Sagan’a UFOlar’a inanıp inanmadığını sorar. Sagan inanmadığını söyleyince sürücü bu görüşü reddeder ve kuşkulanır.
Sürücü, Sagan’ın gerçek fikrini sakladığını düşünür. Eğer Sagan, uzaylıların varlığına inandığını söyleseydi, yalan söylemiş bile olsa, sürücünün onayını alacaktı.
Bu yüzden, bu tür tartışmalar sürü psikolojisiyle yakından ilişkilidir. Politikacılar ve pazarlama uzmanları neredeyse her zaman insanlara yalnızca duymak istedikleri şeyleri söylemeye çalışırlar. Söylediklerinin doğru olup olmadığı önemli değildir. Önem verdikleri şey popüler olan görüşün yanında olmak ve böylece çoğunluğun sempatisini kazanmaktır.
Sürü psikolojisinin riskleri
Ancak iktidarı elinde tutan insanların işi kolay değildir. Sadece insanların duymak stedikleri yalanları söylemek çoğunluğun oyunu almak için yeterli olmaz. Sürü psikoljisi iki tarafı keskin bir kılıçtır. Çok popüler olmak demek aynı zamanda her şeyi meydanda olmak demektir. Bu kişilerin zararına olabilecek herhangi bir şeyin ifşa edilmesi, şöhretleri üzerinde yıkıcı bir etki yaratabilir. Herkes, hem kazanan tarafta olup hem de iktidarı elinde bulunduran kişiye daha fazla ilgi gösterir.
Ayrıca rakiplerden veya adaylardan biri iktidarda olan kişinin yarattığı akımdan daha güçlü bir akım yaratabilir. Çünkü insanlar liderleri kendi vardıkları kanılara nedeniyle değil, yalnızca sürü psikolojisinin yaratmış olduğu bilişsel ön yargılar nedeniyle takip ederler. Bu da takip ettikleri liderin zayıf bir döneminde hemen ona arkalarını dönebilecekleri anlamına gelir. Eğer başka birisi kendisini kazanması olası biri gibi gösterebilirse, pek çok kişi ilk tercihlerini bırakıp, yeni ortaya çıkan kişiyi desteklemeye başlayabilir.”
Böyle diyor yazı.
Okuduysanız eğer, çok iyi tanıdığınızı zannettiğiniz bazı insanların ,sizin aklınızın almadığı bazı davranış ve sözlerini anlamanızda umarım yardım olur.