Geçen haftayı Abdullah Gül'ün aday olup olmayacağı konusunda papatya falı açarak geçirmiştik!
Ben olmayacağını aşağı yukarı tahmin edebiliyordum ama !
Sonunda bir basın toplantısıyla Cumhurbaşkanlığı'na aday olmayacağını açıkladı ama bir başka tartışma düştü medyaya!
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar ve Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın'ın Gül'ü ziyaret ederek adaylık düşüncesinden vazgeçirdiği iddiası dolaşmaya başladı ortalıkta !
Genelkurmay Başkanı'nın ve Cumhurbaşkanlığı sözcüsünün Abdullah Gül'ün cumhurbaşkanlığına aday olup olmayacağına dair vereceği bir karar arifesinde, yani çok manidar bir zamanlama ile ziyaret ettikleri doğru mudur? Bilmiyorum.
Ama kamuoyuna böyle bir bilgi yansımıştır.
Eğer böyle bir ziyaret yoksa vakit geçirmeden yapılacak bir açıklamayla yalanlanmalıydı.
Taraflarca bu iddianın yalanlanmaması ne anlama geliyordu peki?
Bu ülkenin Genel Kurmay Başkanı birinin adaylıktan vazgeçmesi için ikna etmeye gider miydi ?
Haa gitmiştir demiyorum! Hani bir hafta boyunca konuşuldu. Yazıldı. Çizildi. Bir yalanlama gelmediği gibi açıklama da yapılmadı taraflarından.
Abdullah gül aday olur veya olmaz!
Bir veya birkaç parti onu aday gösterir veya göstermez!
Hatta 100 bin imza toplayarak da aday olma çabasına girebilir !
Aday olması elbette ki birilerinin hesaplarını da bozabilir!
Ama bunun ülkenin ordusunun en tepesindeki isimle ne alakası var?
Şimdi elbette bir yığın soru daha var sorulacak !
Ordunun, Sayın Abdullah Gül'ün adaylığı konusunda takınacağı tavrı mı görüşmüşlerdir?
Yoksa başkası adına mı ricacı gitmişlerdir?
Eğer öyleyse!
Adaylığını açıklayan diğer cumhurbaşkanı adayları hakkındaki düşüncelerini de onlarla görüşerek paylaşacak mıdır?
Cumhurbaşkanı adaylarından birine destek olmak, diğerlerine karşı bir tavır içinde olduğunu göstermez mi ?
Bu durum acaba seçim güvenliği konusunda endişelenmemizi gerektiren bir durum mudur ?
Bu bir çeşit demokrasiye müdahale değil midir?
Herhangi biri gönlündeki Cumhurbaşkanı adayını açıklayabilir!
Herhangi biri birinin adaylığına karşı da çıkabilir!
Ama Türkiye Cumhuriyeti'nin Genel Kurmay Başkanı kusura bakmayın ama “herhangi biri” değildir!
Böyle bir iddiaya adının karıştırılması bile Türk Milleti'ni üzer!