18 Mart... Çanakkale'yi geçilmez kılanların, vatan toprağını kanıyla sulayanların anıldığı, bir kez daha gönlümüzde taht kurduğu gün. Hepsini saygıyla anıyoruz.
Lakin her 18 Mart'ta “Acaba bu sefer Atatürk'ü de anacaklar mı ? “ Diye merakla bekler dururuz!
Atatürk Çanakkale'de; Anafartalar'da, Conk Bayırı'nda yok muydu ? Elbette ki vardı !
Neden böyle anlamsız bir tartışma yaşıyoruz ki ?
Atatürk'ü Çanakkale'de yok saymakla kimin eline ne geçecek?
İşte; Diyanet Atatürk'ün adının geçmediği bir hutbeyle hangi amacı gütmüş olabilir ?
Bir başka kurum da Kültür Bakanlığı !
Bakanlık; 18 Mart Çanakkale Zaferi'nin Yıldönümü için afiş, kartpostal ve kamu spotu hazırlamış! Afişler bilgisayarlara kaydetmek, sosyal medyada paylaşmak ve üst geçitler ile bilboardlarda kullanılmak üzere ayrı ayrı tasarlanmış.
“Birileri var…” sloganıyla hazırlanan afişlerde Atatürk'ün hiç fotoğrafı yok !
Üstelik ;. Türk Bayrağı taşıyan bir asker görseli kullanılarak hazırlanmış bir afişte, Atatürk'ün sözünden yola çıkarak “Vatan söz konusu olduğunda gerisi teferruat diyen bir milletin parçası olduğunuz için teşekkür ederiz. İyi ki varsınız” denilmiş!
Kamu spotu ise adeta bir ünlüler geçidi ! ”Birileri var…” demişler ya adına maşallah herkes var ama Atatürk'ün ne ismi var ne de resmi !
Ama kartpostallarda İngiliz Winston Churchill' Atatürk için söylediği : “ Bir Kader Adam: Mustafa Kemal” sözünü de yazmışlar! Haklarını yemeyelim şimdi !
Bu yok sayış hangi kültüre hizmet etmektedir acaba?
Halbuki tarih unutmaz!
O zamanları bir daha hatırlatmakta fayda var!
Savaş iyice kızışmıştır. İngiltere ve Fransa'nın başı çektiği İtilaf Devletleri, Çanakkale'ye dayanmıştır. 1915'in başında başlayan güçlü saldırılar, 18 Mart'ta ise tavan yapmıştır. Düşman kuvvetlerinin donanmaları, tüm güçleriyle saldırmış, Mehmetçik ise Çanakkale'de yüzyıllar boyunca unutulmayacak bir direnişe imza atmıştır. Deniz yoluyla İstanbul'a gelmeyi kafasına koyan düşman güçleri Çanakkale'de bozguna uğrarken büyük önder Mustafa Kemal Atatürk'ün tarihe geçen ilk kahramanlığı da 18 Mart'ın beşiğinde doğmuştur.
Yıl 2018.Toprakları kanıyla sulayan, Çanakkale'yi geçilmez kılan Mehmetçik'in zaferinin 103 yıl geçmiş.
Çanakkale'de şehit düşen vatan evlatlarını elbette unutmayacağız!
Ama Atatürk'ü de unutmayacağız birileri gibi !
**************
İNEK İTHAL ! SAMAN İTHAL ! AYRAN YERLİ VE MİLLİ !
Türkiye canlı hayvan ithalatına 2010 yılında başlamış.
2011'de 470 bin796 baş canlı sığır ithalatı yapılmış!
2012'de 471 bin 571 baş,2013'te 193 bin 807 baş sığır ithal edilmiş. 2014'te ithalatta bir düşüş olmuş! Sığır ithalatı 49 bin 714 başa gerilemiş ! Fakat 2015'te ithalat tekrar artmış ve 202 bin 789 başa ulaşmış!
Resmi Gazete'nin 30 Ekim 2016 tarihli sayısında yayınlanan 2017 programında yer alan bilgiye göre, Türkiye, 2011-2015 döneminde damızlık, besilik ve kasaplık olmak üzere yaklaşık 1.4 milyon büyükbaş hayvan ithalatı yapmış.
Tabii ki sığır ithalatı durup dururken başlamamış elbette !
2008'de çiğ süt fiyatının düşürülmesi sonucunda başlayan kriz nedeniyle 1 milyon baş süt ineği kesilmiş ! Hayvan varlığının azalması nedeniyle 2009'da kırmızı et fiyatının yükselmesi ile sütteki kriz kırmızı ette de yaşanmaya başlanmış! Krizi önlemek ve et fiyatını düşürmek için ithalata kapılar açılmış!
Gel zaman git zaman !
Yıl 2012'de ilk saman ithalatını da yapmışız !
Niye saman ithal etmişiz peki ?
Belki tek sebep değildir ama en önemli sebeplerden birisi olabilir :
Türkiye'de özellikle saman üretiminin yoğun olduğu Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde buğday ve arpa tohumunda değişikliğe gidilmiş. Yüksek dane verimi olan ama sapı kısa çeşitler ekilmiş. Ayrıca yine bu bölgede biçerdöverler yüksek biçim, yani daneye yönelik biçim yaptıkları için sap anız olarak tarlada kalmış ve saman verimi düşmüş. Samanın az olduğunu gören tüccarlar fiyatın artacağını düşünerek stok yapmaya başlamış !
İlk saman ithalatından 5 yıl sonra tekrar saman ithaline gerek duyulmuş !
Yani demem o ki, inek ithal, saman ithal ama bunların sütü yerli !o sütten yapılan ayran yerli !
Olsun !
Yapan biz isek neden olmasın !