Alkışlamak…
Bir beğeni ifadesidir genellikle.
Protesto için de kullanılır olduğu bir gerçek.
Alkışlarla protesto aslında bir ironi.
Normal insan tepkisinden bahsediyorum.
Alkışa ayarlı insanlardan değil !
O da ne demek?
Valla bir siyasi mitingde adamın birisi, toplanan kalabalığa, en büyük siyasi rakibini eleştirmek için “Güya asgari ücreti 2000 lira yapacakmış !” diyor. Daha adını zikreder etmez miting meydanından “Yuhh” sesleri yükseliyor! Devamında “Biz,1400 lira yapacağız!” diyor. Bir alkış tufanı kopuyor!
Konuşmacı, kendisinin ve ağzından çıkanın alkışlanacağını, rakibinin adı geçince yuhalanacağını çok iyi biliyor tabii ki!
Öyle bir trans hali ki!
Ne söylerse söylesin alkışlamaya programlanmış kafalar.
Daha önce alkışladıkları bir durumu eleştirse kürsüden onlar da eleştirmeye başlayacak bir ruh hali.
Şartlı refleks gibi değil mi?
Buradaki şart söyleyenin o olması herhalde!
Çünkü o, her pozisyonda alkışlanmayı hak eder!
Varsın biz zarar görelim. Yeter ki ona bir şey olmasın !
Aşağıdaki fıkrada olduğu gibi canları da yansa, hayatlarına da malolsa bile !...
10 erkek 1 kadın toplam 11 kişi helikopterden sarkan halata asılıdırlar,
Halat herkesi taşıyacak güçte olmadığı için içlerinden birinin halatı bırakması gerektiğine karar verirler.
Yoksa hep beraber düşeceklerdir.
Bu kişinin kim olacağına karar veremezler; ama o anda aralarındaki tek kadın çok etkileyici bir konuşma yapar.
“Tamamen gönüllü ipi bırakabileceğini” söyler ve devam eder:
“Çünkü bir kadın kocası için, çocukları için ve aslında erkekler için her şeyi bırakmaya alışıktır. Hem de hiç karşılık beklemeksizin!” der.
Sözlerini bitir bitirmez bütün erkekler onu alkışlamaya başlar!
Sonucu tahmin etmişsinizdir!