Hükümet ve yandaş medya, ekonomi üzerine güzellemeler yapıyorlar!
Ortaya konan çarpıcı ve acı ekonomik sıkıntıları ya görmezden geliyorlar ya da “dış güçler” e, ”üst akıl” a veya birtakım “lobi”lere bağlayıp sorumlu iktidarı gözden uzak tutmaya gayret gösteriyorlar.
Kağıt üzerinde enflasyonu düşük göstermekle, işsiz sayısını azalmış gibi göstermekle bu ekonomi düzelse tamam!
Neden konkordato ilan eden koca koca işletmelerin sayısı artmıştır?
Neden çoğu esnaf ya kepenk kapatmış veya açık tutabildiyse bile siftah etmeden kapatır olmuştur dükkanını?
Neden onlarca kişinin ekmek kapısı olan işyerleri küçülmeye gidip çalışanlarını işten çıkarmışlardır?
“Ekonomimiz 11,1 oranında büyüdü !” deniliyor.
Ekonomimiz böyle hızlı büyürken işsizlik oranı nasıl oluyor da aynı hızla artıyor?
TÜİK'e göre işsiz sayısı 3,5 milyon!
Konfederasyona göre 6 milyon!
Türkiye'nin dış borcu 470 milyar dolara dayanmış. Ama ekonomimiz büyüyor!
İyi de borç batağında bu ekonomi nasıl böyle hızlı büyüyor?
Dünya üretim lideri Çin yüzde 6 büyümüş,
Hindistan yüzde 6 büyümüş.
Almanya yüzde 2.8, ABD yüzde 1.8 büyümüş!
Bunlar dünyanın üretim devleri!
Biz üretmediğimiz gibi tüketimde bir deviz!
Geçen yıla göre küçülmüş aslında ekonomimiz. Büyüyen ekonomi değil paraya hükmedenler, yani paranın efendileri olmuş!
Bizim ekonomi nasıl büyüdüyse artık!
Çin ve Hindistan'ın iki katı, Almanya ve ABD'nin 6 katı büyümüş!
Ne mutlu bize değil mi?
Peki bu büyümeden vatandaş niye nasiplenemiyor?
Vatandaş mutsuz !Ekonomik büyümede dünya lideriyiz!
Temel tüketim kalemlerine yapılan zamlar! Uzayıp giden faturalar ve açlık sınırının altında milyonlar !
Bir tuhaflık yok mu?
Vatandaş da bunu soruyor ?
Ekonomi büyüdü de biz niye büyüyemedik?
Bir fıkra ile yazıyı noktalayalım.
Yavru kutup ayısı babasının yanına gelip sormuş "Baba ben gerçekten kutup ayısı mıyım?" "Elbette yavrum nereden çıkardın bunu?" "Allah Allah?!.." deyip gitmiş yavru ayı. Bu sefer annesinin yanına gitmiş ve sormuş, "Anne ben gerçekten kutup ayısı mıyım?" "Tabii evladım kutup ayısısın." Yine "Allah Allah?!.." deyip, yeniden babasının yanına gitmiş yavru ayı. Bir daha sormuş "Yaa baba Allah aşkına doğru söyle bak beni evlatlık falan almadınız değil mi? Yani ben sizin öz oğlunuzum." Baba dayanamamış artık "Oğlum dedim ya sana bizim oğlumuzsun diye, hem sen neden ikide bir soruyorsun ki bunu?" Yavru ayı: "Yav baba, öyleyse ben niye üşüyorum..."
Ekonomi büyürken küçülen vatandaş da öğrenmek ister “evlatlık” olup olmadığını elbet !