Devlet Bahçeli !
1999 seçimlerinin DSP ve ANAP'la kurulan koalisyon hükümetinde Başbakan Yardımcısı.
13 Şubat 1999'da Abdullah Öcalan'ın yakalanıp Türkiye'ye getirildi ve idam cezası verildi.18 Nisan 1999'da millet, ”Asarsa Apo'yu MHP asar !” diyerek sandıkları patlatırcasına oy verdi MHP'ye!
Başbakan olma fırsatını 19 Nisan'da yaptığı açıklamayla elinin tersiyle itti Bahçeli.
Bülent Ecevit'in yardımcısı olmak yetti ona. Apo'nun idamı mı?
Bülent Ecevit'i kıramadı. İdamın müebbete çevrilmesine razı olarak hükümetteki koltuğunu korudu!
Anayasa kitapçığı fırlatılması, peşinden gelen ekonomik kriz (2001) ve 2002'de Ecevit'in artan sağlık sorunları…
Sonra 7 Temmuz 2002 günü, partisinin Bursa'nın Keles ilçesinde düzenlediği 11. Kocayayla Türkmen Kurultayı'nda erken seçim çağrısı..
% 8,5 ile baraj altında kalış !
Ve 3 Kasım 2002 tarihinde yapılan seçimler Türkiye'nin AKP iktidarıyla tanışma yılı.
Bugün eleştirdiği Abdullah Gül'e 2007'de Cumhurbaşkanlığı yolunu açan isim yine Bahçeli'ydi !
AKP'nin, ilk kez, tek başına hükümet kuracak oy oranına ulaşamadı.7 Haziran 2015'teki seçim sonrası “Millet bize muhalefet görevi verdi!” diyerek hükümet kurup iktidar olmayı bir kez daha reddetti.İlki,18 Nisan 1999 seçimlerinden sonra idi !
Kapısı çalınan Bahçeli, AKP'nin koalisyon teklifini reddederken, koalisyon formülleri de önerdi.
Bahçeli, "Birinci koalisyon modeli, baştan bu yana birliktelikleri devam eden AKP-HDP arasında olması lazımdır. 2. bir koalisyon modeli. AKP-CHP ve HDP" diyerek, bir kez daha hiçbir hükümet formülünde yer almayacağını ilan etti !
Gariptir ki o zaman Akp'ye hükümet kurması için önerdiği HDP'nin yerine, AKP'nin yanında o gün bugündür, Bahçeli'nin MHP'si var!
AKP'nin ilk istediği formül olan "AKP-MHP koalisyonu"nun olmayacağı anlaşılınca,
Erdoğan, beklenildiği gibi, CHP'ye de hükümeti kurma görevi vermeyince, geçici hükümet kurularak 1 Kasım 2015'te erken seçim kararı alındı.
Temmuz 2015'de, 'Çözüm Süreci' nin öbür ortağı PKK'nin çözüm sürecini bitirdiğini açıklaması ve arkasından Ankara, İstanbul gibi büyük kentlerde yaşanan ve onlarca insanın yaşamını yitirdiği IŞİD ve PKK saldırıları ülkede büyük bir kaos ortamı yarattı.
Çözüm süreci neticesi,1 Kasım'da oy kaybına uğrayan AKP, çok eleştirdiği “Güvenlikçi politika” diye demediğini bırakmadığı yönteme başvurdu. "Güven" arayışındaki seçmen yüzde 49,5 oyla AKPyi bir kez daha tek başına iktidara taşıdı.
Erdoğan'ın cumhurbaşkanı seçilmesinden sonra gündeme getirdiği Başkanlık Sistemi'ne karşıydı Bahçeli !
Yalnız partisi içerisinde muhalefet güçlenmiş ve olağanüstü kongre talepleri vardı. Hem de Bahçeli'nin kendi seçtiği delege çoğunluğunun imzasıyla.
Koltuk elden gidiyordu ! Ancak Erdoğan onun koltuğunun altından çekilmesine mani olabilirdi !
Erdoğan'a ve AKP'ye bağırarak olmuyordu!
11 Ekim 2016'da grup toplantısında, AKP'ye, dolayısıyla Erdoğan'a "başkanlık önerisini Meclis'e sunması" çağrısını yapıverdi !.
Bahçeli, "Fiili duruma hukuki boyut kazandırma" memuru gibiydi !
Ocak 2017'de adına iki partinin "cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi" dediği, "Türkiye tipi başkanlık sistemini" içeren anaysa değişikliği TBMM'den AKP-MHP ortaklığıyla geçti.
Referandum aralığında kabul edilen değişiklik 16 Nisan 2017'de halkoylamasına sunuldu.
2010 daki Anayasa değişikliği referandumunda “Hayır” diyen Bahçeli, anayasa referandumda "Evet" diyeceklerini açıkladı ve anayasa değişikliği yüzde 51,4 "Evet" oyuyla kabul edildi.
Erdoğan'a karşı çatı adayı çıkarmaktan, ”Cumhurbaşkanı adayımız Erdoğan'dır “ noktasına…
Sonra?
Sonrası da “Cumhur ittifakı” biliyorsunuz !
Bugününü anlamak için dününü bilmek lazım diye yazdım bunları.
Zaten daha önce de Sözcü Gazetesi yazarı Soner Yalçın,27 Mart 2015'te “Bir kardeş mektubudur bu…” diye bitirdiği bir mektup yazmıştı Bahçeli'ye.
O mektubu da yarın okuyabilirsiniz bu köşede.