Dün de aynı şeyleri söylüyordum.
Ama ya Ergenekoncu ya da “Darbeci” ilan ediliyordum gücün yanında yer alanlarca!
Hem de kimlerle birlikte saf tutanlarca ?
FETÖ ile omuz omuza olanlarca!
O zaman da haktan,hukuktan,ehliyetten,liyakatten bahsediyorduk ama o birileri illa da “Bizim adamımız olsun çamurdan olsun !” mantığıyla hareket ediyorlardı.
Bugün,eğitimimizin içinde bulunduğu içler acısı halin sebepleri arasında, okul yöneticilerini atama şeklinin olduğunu söylesek abartmış sayılmayız.
Bir sürü kifayetsiz muhteris okul yöneticisi olmuş ve kurumsal gelişim yerine kişisel hesaplarla orada olmanın siyasi iradeye yağcılık yaparak mümkün olduğuna inanarak,bütün işlerini onların hoşuna gidecek şekilde yürütmüşlerdir.
O zaman ki “Darbeci”,”Ergenekokoncu” ithamlarının yerini “Fetöcü” suçlamaları alıverdi!
FETÖ ile uzaktan yakından hiç alakası olmayan siyasi muhaliflere ,belgesiz,bilgisiz çamur atmanın en geçerli yolu haline getirildi ve Fetö ile mücadele bu şekilde sulandırıldı.
Yaptığı evlenme teklifini kabul etmeyen kızı bile FETÖCÜ diye ihbar edenleri gördü bu memleket !
Evlenseydi olmayacaktı tabii ki!
Topçusundan popçusuna, hakiminden işçisine, öğretmeninden öğrencisine varıncaya kadar her ayağı ortaya çıkarıldı. Bir kısmı mahkemelerce tutuklandı. Bir kısmı 'pardon' denilerek salıverildi ama bu yapının siyasi ayağı yok muydu?
Kripto Fetöcü'lerden falan bahsediliyor mesela !
Mesela, 15 Temmuz hain girişimini araştırmak üzere TBMM'ce bir komisyon kurulmuştu!
Komisyonun başına getirilen isim hakkında bir yığın iddia ortaya atıldı ama sonuç ? Sıfır.
Bugünlerde milli eğitimde yine bir hummalı çalışma olduğunu duydum.
Öğretmenlere “Performans Değerlendirme” uygulaması getirilecekmiş!
Performansın denetlenmesini çalıştığım yıllarda da çok isteyen birisi olarak sevindim. Ama, yazılı olarak ortaya konulan kriterlere uygulamada ne kadar uyulacağı konusunda endişelerim var.
Kaldı ki idarenin bu konularda sicili de pek temiz değil!
Kafadan verdiği performans notlarını ,belgelendiremediği için mahkemelik olan ya da değiştirmek zorunda kalan okul müdürlerini biliyoruz! Duyuyoruz!
Dedim ya !
Ehliyet, liyakat, başarı, çalışkanlık, fedakarlık, gelişim ve değişime yatkın olmak gibi kriterlere riayet edileceğine nasıl inanalım şimdi ?
Güven öyle bir şey işte !
Ruh gibi. Bir gitti mi bir daha gelmez!
Öğretmen kadrolu ya !Atsa atamıyor!
Getirilecek bu yeni sistem öğretmenler arasında idareye uyum gösteremeyen, daha doğrusu dünya görüşü idareye paralellik arz etmeyen öğretmenleri ayıklamak için getirilmesin sonra!
Oh artık mis gibi!
Al sana dikensiz gül bahçesi!