Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, son günlerde tartışılan, gençlerde deizm ve ateizmin yaygınlaştığı iddialarına ilişkin açıklamalarda bulunmuş !
"Şu anda Türkiye'de konuşulduğu kadarıyla bu konunun çok abartıldığını düşünüyorum. Milletin, gençlerin, insanların anlamını bilmediği bazı konuları allayıp pullayarak, batılın propagandasını yaparak belki de bir alan açmaya çalışan plan diye düşünüyorum bunu. Deizm, Peygamberi inkar etmektir. Hangi Müslüman Peygamberi inkar eder de Müslüman kalabilir? Yani siz bir Müslüman gence, 'Peygamberi inkar eden bir düşünceyi niye kabul ediyorsunuz?' dediğinizde 'Böyle miymiş, deizmin anlamı bu muymuş?' diyeceğini görürsünüz, rastlarsınız. Onun için açık konuşsunlar. Deizmin ne olduğunu milletimize anlatsınlar.''
Deizm, Peygamberi inkar eden felsefi bir düşüncedir. Biz, Peygamberimiz için canını ortaya koyan çocuklarız. Böyle bir şey olabilir mi? Biz her gün Ayet-el Kürsi'yi okuyan bir milletiz. Ayet-el Kürsi deizmi kökten reddeden bir anlayışı ortaya koyuyor. Deizm, hiçbir şeye karışmayan Tanrı anlayışıdır. Bizim milletimizin hiçbir ferdi böyle sapık, batıl bir anlayışa asla prim vermez. Milletimize, gençlerimize kimse iftira atmasın. Benim bu tanımımdan sonra hiçbir gencimizin ve insanımızın sapık ve batıl felsefi bir düşüncenin peşinden gidecek kadar buna itibar edeceğini zannetmiyorum."
Kendisi çook açık konuşmuş baksanıza ! Üstelik “Çıkıp anlatsınlar! “ demiş! Bu; anlatma görevinin kimde olduğunu bilmiyor mu?
Sayın Diyanet İşleri Başkanı bu doyurucu, bu bütün kuşku ve şüpheleri ortadan kaldıran, iddiaları bir bir çürüten açıklamasıyla toplumu rahatlatmış baksanıza!
Bir çuval laf söylemiş ama konu bir cümlede özetlenmiş!
Toplumu din ve diyanet konusunda aydınlatacak olan sayın başkanın en önemli çözüm önerisi neymiş?
“Benim bu tanımımdan sonra hiçbir gencimizin ve insanımızın sapık ve batıl felsefi bir düşüncenin peşinden gidecek kadar buna itibar edeceğini zannetmiyorum."
Yani konuyla ilgili bilimsel bir çalışma var mı? Yok!
Yine konuyla ilgili Konya Milli Eğitim Müdürlüğü'nün Çalıştay'ın sonuç raporundan ve işaret edilen tehlikeyle ilgili hangi tedbirleri almış Diyanet ?
Başkan demiş işte: “Benim bu tanımımdan sonra…..” diye!
“Batıl ve sapık” ilan etmiş !
“Bizim bir şey yapmamıza gerek yok ! Millet itibar etmez böyle şeylere !” demiş.
Tamam ! Anladık siz millete güveniyorsunuz da !
Millet size güveniyor mu?
Kuruma duyulan güven dibe vurmuş durumda ey Başkan !
Hani selefiniz Görmez döneminde Diyanet İşleri Başkanlığı Personel Memnuniyet araştırması ve Diyanet İşleri Başkanlığı Vatandaş Memnuniyet Araştırması" yapılmıştı!
O araştırmanın sonucuna göre ;
Diyanet Merkez Teşkilatı'nda çalışanların yüzde 85'i,
Taşra teşkilatı çalışanlarının yüzde 78'i
“Kurumda adalet olmadığına inanıyormuş ! ”
Merkez Teşkilatı'nda görev yapanların yaklaşık yüzde 88'i,
Taşra teşkilatının ise yüzde 75'i
"Diyanet'te fırsat eşitliği yok" diyormuş !
Adalet, hiçbir yerde olmasa bile orada olması gerekmez mi ey başkan !
Kendi personelinin ezici çoğunluğunun bile adaletine güvenmediği bir kuruma bu millet nasıl güvenecek!
Ve sizin bir sözünüz, insanlarımızın, gençlerimizin, başka arayışlara yönelmesini nasıl engelleyecek ?
Ve sizin bu sapıklık ve batıl inanç olarak belirttiğiniz böyle bir konuda söyleyeceğiniz, önereceğiniz tek çözüm “Milletimizin itibar etmemesi mi” olmalı !
Bu mu yani?
Belki de bu farklı yönelişlere Diyanet'in bu tavrı sebep oluyordur ! Ne bileyim?