“Dedem olmasını isterdim” demiş Nihat İlikcioğlu şiirinde…
“Dedem ben doğmadan ölmüş.
İsterdim ki;
Ak saçlı,
Ak sakallı,
Yüzü nurlu bir dedem olsun.
Ama olmadı.
Gözümde kaldı.
Dedem ben doğmadan ölmüş.
İsterdim ki;
Torunlarını başına toplasın.
Başlarımızı okşasın.
İbretlik hikâyeler anlatsın.
Ama olmadı.
Gözümde kaldı.
Dedem ben doğmadan ölmüş.
İsterdim ki;
Torunuma iyi bak ha diye babama tembih etsin.
Çocuktur yapar deyip anama izahat versin.
Evladım ilacımı, bir bardak da su ver desin.
Ama olmadı.
Gözümde kaldı.
……”
Ben dedesiyle çocukluk geçiren biriyim.
Şairin, dizelerindeki özlemi de anlayabiliyorum.
Dedem Musa Berke, tam da şairin tasavvur ettiği bir şahsiyetti.
Nur yüzlü, ak sakallı ak saçlı…..

Ben çocuklara durduk yere harçlık verilen bir zamanda yaşamadım. Zaten o zamanı yakalasam da o imkan yoktu !
Ama yine de ilkokuldayken, teneffüste bir koşu dedemin yanına gider, okul ihtiyacı bahanesiyle ondan para alırdım. Bir kere kaşının çatıldığını görmedim. Görsem zaten bir daha cesaret edemezdim.
Balkanlarda, Arnavutluk'ta, İşkodra'da geçen askerlik hatıralarını dinlerken sanki o değil de ben savaşırdım düşmanla.
Güreş hatıralarını en ufak detayına kadar hatırlar anlatırdı.
Öyle kendiliğinden de değil ha!
Hısım akraba veya ziyarete gelenler ondan anlatmasını ısrarla isterlerdi ama o “Geçmiş gitmiş” der anlatmak istemezdi. Ama yine de kıramazdı onları Anlatırdı.
Beğenilen filmi tekrar izlemek, okunan kitabı tekrar okumak gibi aynı şeyleri tekrar tekrar alattırırlardı dedeme.
Dizlerinden yediği şarapnel yüzünden bacağı aksar ve bastonla yürürdü.
Belki elimden tutup beni parka götürmemişti!
Ama o dönemler her taraf park gibiydi zaten!
Şehir betonlaşmamıştı henüz.
Ve bizi parkın en büyüğüne, en güzeline götürürdü!
Beyocağı Yaylası'na….
Babam, bir evin bir oğlu olunca dedem nazarında yerimiz başkaydı elbet!
Ama sırf bu sebeple mi bize karşı böyle davrandığını zannetmiyorum.
Onun içindeki iyilik yüzüne yansıyordu. Ben biliyorum. unu anlayacak yaştaydım.
Dedemi 1981 yılında kaybettik.
Bu yazıyla birilerinin hüznünü depreştirmek değil maksadım.
Halen dedeleriyle vakit geçirme imkanı olan çocuklara ve torunlarıyla vakit geçirme fırsatı olan dedeleredir sözüm.
Yaşadığınız anın kıymetini bilin.
Geride keşke diyeceğiniz bir durum bırakmayın.
Anı yaşayın.
Dedemin ve ve tüm okuyucuların geçmişlerinin ruhu şad olsun.