Her kriz döneminde veya başarısızlıkla sonuçlanan her girişim sonrası kullandığımız bazı klişelerimiz vardır:
“dış güçler, kökü dışarıda güçler, lobiler, komplo... vs.”
Devleti yönetenlerin çok sıkça başvurduğu bir yöntemdir bu!
Suçu belirsiz güçlerin üstüne atarak işin içinden sıyrılmaya çalışmak.
Demogoji gibi gelir bana!
Özellikle de iç politikada!
Dış politikada? İçerde kullanılan bu dilin işe yaradığı görülünce dış politikada da kullanılır oldu !
Çünkü; sorumluluğu inkar gibidir.
Çünkü bu demogojiyi yapanların, kendi sebep oldukları bu tür krizlerden yara almadan hem de kazançlı çıkmaları beni bu yönde düşünmeye sevkediyor.
Peki dış güçler yok mudur?
Elbette vardır.
Lobiler yok mudur?
Elbette vardır!
Ama onların yerli işbirlikçileri de vardır.
Bazı küresel dış güçlerin, ülkemize yönelik hesapları hep olmuştur. Bundan sonra da olacaktır.
Ama belirleyici faktör hep iç dinamikler olmuştur.
Yani, hem bu söylemde bulunup hem de suçladığı dış güçlerle veya kesimlerle ittifak yapmak zorunda kalan bir ülkede yaşıyoruz biz!
Dış güçler, dış mihraklar, lobiler bugün var yarın da olacaklar.
Onların neler yapabileceklerini öngörüp tedbirini almak da devleti idare edenlerin işi olmalıdır.
Yani biz birileri istediği için değil, birilerinin etkisinde kalarak değil, ülkemiz için, milletimiz için ve doğru olduğuna inandığımız için belli ve gerekli adımları attık mı?
Eğer biz;
Yapısal reformları yapsaydık,
Eğitim sistemini düzgün ve kaliteli hale getirseydik,
Hukuk sistemini adil, güvenilir ve şeffaf şekilde yapılandırsaydık,
Paramızı sadece betona değil bilime, teknolojiye, katma değeri yüksek ürünler üretebilecek tesislere harcasaydık,
Üretim ekonomisine yönelseydik,
Yeraltı ve yerüstü kaynaklarımızı heba etmeyip değerlendirseydik,
Dış güçler denilen, lobiler denilen bu kesimler bizim dengelerimizle bu denli oynayabilirler miydi?
Ekonomik olarak bize bu kadar kolay müdahale edebilirler miydi?
Ülkemiz, dış güçlerin etkisiyle güçsüzleşmiyor. Tam tersi güçsüz olduğumuz için bizimle bu denli uğraşabiliyorlar.
Biz, öyle yöneticilerimizin üfürdüğü kadar güçlü olmadığımızdan çabuk etkileniyoruz.
Yoksa dış güçler hep vardı!
Şimdi beceremediğini, başaramadığını söyleyip sorumluluğu üstlenerek gereğini yapacak yöneticileri bekliyoruz.
Şunun şurasında 24 Haziran'a az bir zaman kaldı!