Ne günler yaşadık!
Ne günler gördük!
Cani bir örgütün varlığına bizleri inandırmak için yandaş medyanın öncülük ettiği, bir takım siyasilerin, o gün işine öyle geldiği için desteklediği linç kampanyaları düzenlenen günlerdi!
Uydurma terör örgütünün “1 Numara” sının kim olduğuyla ilgili papatya fallarının açılıp, çarşaf çarşaf örgüt şemalarının yayınlandığı gazeteler ve uyduruk mizansenlerle donatılmış günlük hikayeler!
Adına da “Türk”e olan hınçlarından dolayı olsa gerek “Ergenekon” demişlerdi !
Türk'ün destanını uydurdukları terör örgütüne vermeleri belki konjonktüre uygundu ama, Türk'ün tarihine ve kültürüne alçakça bir ihanetti!
Ve bu uyduruk Ergenekon davasının duruşma savcısı esas hakkındaki mütalaasında:
"Cemaat, liberallerin desteğini ve onların yönlendirmelerini komplonun önemli bir unsuru olarak görmüştür (...) Taraf gazetesini kurdurup, kendi medyalarında liberallere yer açarak onların entelektüel birikimlerini kendi psikolojik harekatlarının bir parçası haline getirmişlerdir..."
(…)
"Cemaat kendi ajanlarına terör eylemi yaptırarak ve onları bazı devlet kadroları ile irtibatlandırarak önce suçu imal etmiş ve daha sonra yargı içerisindeki unsurları kullanarak mahkum etmiştir. En sonunda da medyayı kullanarak linç etmiştir. Ergenekon davasının özü budur..."
Diyerek bunun bir FETÖ kumpası olduğunu tescillemiştir.
Ama hala, FETÖ beslemesi hakim ve savcıların ağzıyla konuşup, savunan bazı besleme tipler var! Savcının mütalaasında yer verdiği bir cümle, sanki bu tipleri tarif etmiş:
"zehirli ağacın meyvesi de zehirlidir"
Zaten 15 Temmuz ihanetinden sonra FETÖ'yle mücadeleyi sulandıranlar da, muhalif unsurları sindirmek için sopa gibi kullananlar da bu tipler değil mi ?
Şimdi, oyuncağı elinden alınmış çocuk gibi ağlayıp zırlamaları o yüzdendir belki de bu itibar cellatlarının !
Ve bir hatırlatma Ziya Gökalp'in şiirinden Ergenekon.
“Börteçine kurdun adı,
Ergenekon yurdun adı,
Dört yüz sene durdun, hadi,
Çık, ey yüz bin mızrağımız,
(…)
Yurt girince yad eline,
Ergenekon oldu yine!
Çıkmaz mı bir Börteçine
Nurlanmaz mı çerağımız"