Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, ''TEOG'un kaldırılması lazım” dediğini televizyondan öğrenmişti Milli Eğitim Bakanı !
Tam da TEOG'u iyileştirmeye çalışıyordu o aralar!
Kendileri öve öve getirmişlerdi şu lanet olası TEOG sistemini ama olsun!
Ne menem bir sistem olduğunu anlamak için epeyce çocuğumuzu telef etmişlerdi eğitim anlamında!
Tamam kaldırıldı Teog !
Yerine nasıl bir sistem getirildiğini, anladığı kadarını şöyle anlatıyordu Milli Eğitim Bakanı!
O konuşurken bir değişiklik daha yapılmasından duyduğu tedirginlikle :
Bakan Yılmaz, liselere girişte yeni sistemin tamamlandığını açıklamıştı.
“Eğitim bölgesi ve sınavsız mahalli yerleştirme sistemini getirdik. Bu sistemde veli ve öğrencimiz adresine en yakın okula yerleştirilecek."
“Başvuruda öğrencinin karşısına 5 okul çıkacak, tercih yapacak. Her okul türüne göre hiçbir öğrencimizi, istemediği bir başka okul türüne yerleştirmeyeceğiz. O halde öğrencinin ve velisinin tercihi esastır burada."
“Bundan sonra, adres bölgelerindeki liselere farklı akademik düzeylerde farklı ilgi ve birikimdeki öğrenciler gelecek, akademik çeşitlilik sağlanacak ve bu, okulun başarı seviyesini yükseltecek."
“Veliler, ortaokula kaydettikleri zaman evlatlarının bundan sonra hangi liseye gideceğini de bilebilecek.”
“Bu sene LGS'ye geçiş için yeni sistemle eski sistemin karışımı bir yapı olacak. Buna göre 2017-2018 eğitim ve öğretim yılında 8. sınıf öğrencileri merkezi sınavdan alacakları puanın %70'i ve diploma notunun %30'u ile elde edilecek puan ile Fen Lisesi, Sosyal Bilimler Lisesi ve Proje okullarına yerleşecekler. Bu okulların kontenjanları dolunca kalanlar diploma notlarına göre meslek lisesi, imam hatip ve diğer liselere yerleştirilecekler.
Bakanlık yeni sistemde bunu çözüme kavuşturuyor. Daha önce öğrenciler aynı ilçede bulunduğu için evinden uzak okula gitme sıkıntısını yaşarken yeni sistemde öğrenci evine en yakın okulu tercih edecek. Diploma notuna göre yerleşecek olan öğrenci birinci tercihinde yerleşemezse, ikinci tercihine göre yerleşecek.
Amacımız mevcudu kaldırırken daha iyisini, daha kolayını, daha fazla başarı ölçümünü sağlayacak bir sistem ikame etmek, yerine getirmek.” demişti.
Nitelikli okul belirleyeceklerdi!
Ve beklenen o gün geldi!
Sınavla Öğrenci Alacak Ortaöğretim Kurumlarına İlişkin Yapılacak 2018 Yılı Merkezi Sınav Başvuru ve Uygulama Kılavuzu yayınlandı.
Tabii ki sınavla öğrenci alan okul listeleri ve kontenjanları da açıklanmış oldu.
Yani nitelikli okullar ve alacakları öğrenci sayıları belli oldu.
Niksar'da bir okul, Mustafa Erol Turaçlı Fen Lisesi nitelikli okul olarak belirlenmiş! Kontenjanı ise iki sınıflık 30'ardan 60 öğrenci !
Yanlış okumadınız!
Sadece 60 ! Yazıyla da altmış !
Niteliksiz okulların yani daha önce sınavla girilen okulların kaç derslik açacağını ve kontenjanlarını bilemiyoruz.
Niteliksiz kelimesi şık değil ama aynı okul türlerinden birini “Nitelikli” diye ayırdığından, diğerlerine niteliksiz tanımını biz değil Milli Eğitim bizzat kendisi yapmış oluyor!
Aşağıdaki tabloya dikkatlice bakmanızı istiyorum.

Reşadiye'de İmam-Hatip Lisesi'nde 4 yıl çalıştım. Orada 1 FenLisesi,1 Anadolu Lisesi,1 İmam Hatip Lisesi ve 3 adet (Endüstri Meslek, Kız Meslek ve 60-70 öğrencilik de Ticaret Meslek) Meslek Lisesi vardı!
Yani eski sisteme göre de nitelikli öğrencileri iki okul alıyordu.
Reşadiye'nin bu yeni sistemde bir kaybı yok ! Zaten 90 kontenjanı var ya!
47 öğrenciye nitelikli okuldan bir derslik düşüyor!
Peki Niksar'da nitelikli okulun bir dersliğine girebilmek için kaç öğrencimiz yarışacak 202 !
Yanlış okumadınız o derslikteki 30 kişinin arasında olabilmek için Reşadiye'de 47 öğrenci, Niksar'da 202 öğrenci yarışacak!
Reşadiye'nin toplam öğrenci sayısının yukardaki tabloda görüldüğü üzere Niksar'ın toplam öğrenci sayısının üçte biri kadar olduğunu görüyoruz!
Bunun anlamı nedir?
Bunun anlamı Niksar sahipsiz demektir!
Bunun anlamı Niksar'da her türlü gücü elinde bulunduranların ve özellikle siyasi muktedirlerin beceriksizliğidir!
Niksar'da Milli Eğitim'in kifayetsiz siyasilerin elinde dibe vurduğunun bir göstergesidir!
Okullara yönetici atamadan tutun da Milli Eğitim Müdürü atamasına kadar burnunu sokan siyasiler bugün eğitimde gelinen noktanın tek olmasa da baş sorumlusudur!
Önceki Milli Eğitim Müdürü nerededir şimdi?
Niye eğitime misyon ve vizyon kazandıracak kimse yokmuş gibi getirilmiştir? Ve neden görevden apar topar alınmıştır? Niksar kamuoyuna bir açıklama yapılmamıştır! Hoş Niksarlı da sormamıştır ya! Görevde kaldığı süre içerisinde eğitim adına Niksar'a ne kazandırmıştır?
Daha önce de yazmıştık!
Niksar'ın ne Tokat'ta ne de genel yönetimde siyasal bir ağırlığı yoktur!
Siyasal gücünü, eş, dost, akraba ve partililerin işlerini takip etmekten Niksar'a vakit ayıramayan herkes bu tablodan sorumludur!
Eğitimin ve eğitim çalışanlarının meselelerine kayıtsız kalıp, partililerle kafa kafaya verip makam paylaşımı yapan sendikalar da sorumludur bu tablodan!
Bütün bunlar olurken sesini çıkarmayan, itiraz etmeyen, kendinden menkul sebeplerle susan ve bir takım hesaplar içerisinde olan herkes sorumludur!
Ayıp!
Niksar'dan milletvekili yoktur! Doğru.
Olduğu zamanları da biliyoruz gerçi !
Milletvekili Coşkun Çakır Reşadiye'lidir .
Helal olsun mu diyelim ?
O zaman bizim siyasilerimize ne dememiz gerekiyor ?
Ya da önümüze sandık konduğunda göreceğiz kim ne diyor?