Biliyorum örneğin bizim kültürümüzle ilgili olmadığını.
Lakin hangi kültürde, hangi inanç sisteminde olursa olsun ,bu dünyanın öznesi insandır.
Öyle bir hayat sürmeli ki içinde yaşadığı topluma yük olmamalı değil mi?
Onun varlığı, bir fazlalık gibi görülmemeli.
Şimdi anlatacağım hikaye Uzakdoğu'dan.
“Uzakdoğu'da bir budist tapınağı, bilgeliğin gizlerini aramak için gelenleri kabul ediyordu. Burada geçerli olan incelik; anlatmak istediklerini konuşmadan açıklayabilmekti.
Bir gün tapınağın kapısına bir yabancı geldi. Yabancı kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada sezgisel buluşmaya inanılıyordu, o yüzden kapıda herhangi bir tokmak, çan veya zil yoktu.
Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki budist rahip, kapıda duran yabancıya baktı. Bir selamlaşmadan sonra sözsüz konuşmaları başladı. Gelen yabancı, tapınağa girmek ve burada kalmak istiyordu.
Budist rahip bir süre kayboldu, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yabancıya uzattı. Bu, yeni bir arayıcıyı kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti.
Yabancı tapınağın bahçesine döndü, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı.
İçerideki budist rahip saygıyla eğildi ve kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.”
Bizim kültürümüzde bu durumu en güzel şekilde anlatan ise bir hikaye değil. Bir şiir.
Belki hikayeler de vardır elbet konuya dair. Belki başka şiirlerde vardır. Ama ben, Türk Halk şiirinin 20.yüzyılda yaşamış bence Karacaoğlan'ı, Üstad Abdurrahim Karakoç'un-Allah rahmet eylesin- “İncitme” şiirini tek geçerim.
“Nasıl bir hayat sürmeli insan ? ” diye sorulsa, ilke olarak şiirin dizelerini sayıp İncitme demek gelir içimden.
İncitme ki senden kimse incinmesin!
Gölgesinde otur amma
Yaprak senden incinmesin.
Temizlen de gir mezara
Toprak senden incinmesin.
Yollar uzun, yollar ince
Yol kısalır aşk gelince
Yat kurban ol İsmail'ce
Bıçak senden incinmesin.
Burdayım de ararlarsa
Doğru söyle sorarlarsa
Tabutuna sararlarsa
Bayrak senden incinmesin.
İl göçsün göçtüğün vakit
Yol yansın geçtiğin vakit
Suyundan içtiğin vakit
Kaynak senden incinmesin.
Toz konmasın sakın sana
Hakkı geçer halkın sana
Gücenmesin yakın sana
Uzak senden incinmesin.