Hala sağda solda bağıranlar var !
“Devletin başına Devlet geçecek” diye !
Yok kardeşim görmüyor musunuz ?
Devletin başına geçmek gibi bir niyeti yok Bahçeli'nin!
Daha nasıl söylesin böyle bir niyetinin olmadığını ?
Hatırlayın 18 Nisan 1999 seçimlerini !
O günkü meclis aritmetiğine ve mecliste bulunan partilerin durumuna baktığımızda başbakan olma fırsatı var mıydı? Vardı!
Ne yaptı?
19 Nisan'da çıkıp ne dedi ?
“DYP ve Fazilet dinlensin biraz” !
Bu ne demekti? O zaman belki anlaşılamamıştı bu tutumu !
Peki aradan neredeyse 20 yıl geçmiş !
Bugün hangi noktada ?
“Cumhurbaşkanı adayımız Erdoğan'dır” noktasında !
Ve hala mitinglerde –pardon miting yapmıyorlardı he mi? Yani toplantılarda falan ya da muhaliflerin karşısında onları provoke etmek için “Devletin başına devlet geçecek!” diye gaz veriyorlar !
Ve sözü bu noktada Sebahattin Önkibar'ın yazdığı “Sarayın Bozkurtları “ isimli kitaptan alıntıya bırakıyorum.
Eğer o da Nasuhi Güngör'ün kendi yazdığı kitabı yalanlaması gibi yazdıklarını yalanlarsa ona karışmam!
İşte söz konusu kitabın 149.sayfasında yazılanlar :
“(……..) bana 'Devlet Bahçeli ülkücü dediler. Ben de onu 'seminerci' diye yazdım ancak o dönem Ülkü Ocakları Genel Başkanı Ramiz Ongun, 'Bahçeli' ismine itiraz etti... “Niye?” diye sorduğumda, “O MİT'çi” karşılığını verdi."
Namık Kemal Zeybek şöyle devam eti:
"Şaşırdım ve ertesi gün konuyu Türkeş Bey'e sordum... Merhum Başbuğ, kafasını sallayarak tasdik etti ve şunu söyledi: 'Evet o arkadaşı maalesef MÎT kullanıyor' dedi. 'Peki buna rağmen niye tutuyorsunuz? diye sorunca şu karşılığı verdi: 'Bunu kovarsak MİT başka birini içimize sokacak ve kendi arkadaşlarımızdan şüphe edeceğiz. Oysa şimdi bu adamı biliyor ve ona göre davranıyoruz.'"
Türkeş'in Doktoru: "O MİT'çi"
Bun bu diyalogu daha sonra gazetedeki köşemde Zeybek'e atfen yazdım.
Bahçeli, bırakın dava açmayı açıklama bile göndermedi ve yalanlama yapmadı.
Sadece Zeybek değil benzer bir iddiayı Selim Kaptanoğlu, TBMM'deki komisyona verdiği ifadede dillendirdi.
Selim Kaptanoğlu, Türkeş'in askeri doktoru ve sırlarını emanet ettiği isimlerden biriydi.
12 Eylül'ün karanlık günlerinde ülkücü hareketle Alpaslan Türkeş'e sadakat ve bağlılık bağlamında kendini defalarca kanıtlayan Doktor Yüzbaşı Kaptanoğlu'nun resmi tutanağa giren sözlerinin özeti şöyle:
"Türkeş Bey cezaevindeyken ülkücü hareketi yeniden toparlama çalışmaları başlatıldı. Muharrem Şemsek Bey, bu çalışmaların başındaydı... Kapatılan MHP yerine yeni bir parti kurulacaktı. Bu parti MÇP'ydi. Muharrem Bey, benim aracılığımla her safhayı Başbuğ Türkeş Bey'e aktarıyor ve talimatlarını alıyordu... Sayın Şemsek, 'MÇP genel başkanlığı için Devlet Bahçeli uygun mudur? '(Sebahattin Önkibar-Saray'ın Bozkurtları. Sayfa 149)
Yarım asırlık Milliyetçi Hareket Partisi 1997 den beri iktidarı hedeflemiyor!
Daha doğrusu Devlet Bahçeli'nin böyle bir hedefi yok!
Bunu 18 Nisan 1999 seçimlerinden sonra önüne gelen başbakanlık fırsatını Bülent Ecevit'e sunmasından da anlamıştık.
Sonrası malum! Muktedir olunamayan bir koalisyon ve baraj altında kalış !
'Haziran 2015'te bu fırsat bir daha geldi önüne!
Belki AKP'nin kamudan silip süpürdüğü Türk milliyetçileri için bir umut doğmuştu .
Ama seçim günü akşamından başladı “Her şeye Hayır !” demeye ta ki 1 Kasım hezimetine kadar!
Bu seferde kongre isteyen, partisinin kendi sinin seçtiği delegelerine hayır demişti!
Şimdi iktidar partisiyle ittifak kurup başkanlığa da Erdoğan'ı aday gösterdi !
Ama birileri hala orda burda bağırıyor !
“Devletin başına devlet gelecek !” diye.
Gelmiyor !
Gelmek istemiyor!
Zorlamayın be adamı !
O gönlünden geçeni açıkladı işte !Niye ısrar ediyorsunuz !