“Ben güzel ahlakı tamamlamak üzere gönderildim” demiş Peygamber(S.A.V.).
Yani…
Din, ahlaktır.
Ahlak davranışta kendini gösterir.
Ahlak, meslek ahlakı, ticaret ahlakı, vs. kategorilere ayrılsa da ahlak her durumda ahlaktır.
Din ahlaktır çünkü, ahlaksızlığın her çeşidi dinen ya haram kılınıp yasaklanmış ya da günah sayılmıştır.
Biz, bir konuyu ansiklopedik hale getirip maddeleştirince daha kolay öğreniriz.
En azından bazı konularda durum böyledir.
Bir dinin şartlarını da öyle birkaç maddeyle sınırlandırmamız da bu sebepledir belki de ?
Bazen gördüğümüz bir acımasızlık ve zulüm karşısında: “İslam'ın şartı beş. Altıncısı insaf !” demez
miyiz?
İslam'ın şartı gerçekten beş mi?
Böyle bir sınırlama niye yapılmıştır bilemem! Ama bize de hem camide hem okulda öğretilen, bütün ilm-i hal'lerde yazan da buydu!
Biraz kafaları karıştıracak ama şöyle bir soruya, kendisine öğretilen bilgiler ışığında nasıl cevap vermeli insan?
Soru:
“Aşağıdakilerden hangisi İslam'ın şartlarından değildir ?
Namaz kılmak
B)Oruç tutmak
C)Hırsızlık yapmamak
D)Zekat vermek
Öğrendiklerimiz, bildiklerimiz, anlatılanlar, okuduklarımız bizi hemen (C) şıkkına yönlendirecektir.
Zaten Cevap Anahtarında da doğru cevap (C) şıkkıdır !
Doğru mudur? Yani “Hırsızlık yapmamak” İslam'ın şartı değil midir?
Halbuki hırsızlık yapmanın hem dinen günah ve haram hem de kanunen suç olduğu bilinen bir gerçektir.
Soru, alınmak istenen cevaba göre mi sorulmalı yoksa sorunun muhatabının konu hakkında ne bildiğini öğrenmeye yönelik mi olmalı?
“İslam'ın şartları hakkında bildiklerinizi yazınız” diye sorulsaydı .
Cevap olarak birileri de sadece “Ahlaklı olmak, dinimizin en önemli şartlarından biridir “diye yazsaydı? Yanlış mı diyecektik!
Bu tür şekli kalıplarla ahlakın gözardı edilmesi doğru mudur?
İbadetler en önemli göstergedir zahiren ama ahlakla taçlandırılmadığı müddetçe şekil olarak kalırlar.
Yani ahlak yoksa namaz,
Ahlak yoksa oruç,
Ahlak yoksa Hac ve Umre,
Sadece zahirdir. Görüntüdür.
Zaten kelime-i şehadet'in, kelime-i tevhid'in dil ile söylenmesi yetmiyor iman etmiş olmaya. Kalben de tasdiki şart.
Zaten dil ile söylediğini kalp ile tasdik etmeyenler de inanmış gibi yaparak insanları aldatan ve kandıran münafıklar değil midir?
Son zamanlarda şeklen dindarlığın artmasına rağmen aynı nispette ahlaksızlığın artmasını yoksa nasıl izah edeceğiz?
Allah (C.C.) bu, şekli Müslüman özü münafıkların şerrinden ve tuzaklarından bizleri korusun!