Sessizdirler !
Saygılıdırlar!
Ve mahcupturlar ama suçluluktan değil ha !
Etrafınızdadırlar çoğu zaman.
Hayatınızdadırlar ama hiç değilmiş gibi sessizdirler.
Saygının vücut bulmuş hali gibidirler.
Ortaokul idi ben tayin olduğum zaman.Sonra "İlköğretim" oldu !Sonra "YİBO"!Sonra da "YBO" Tam 22 yıl çalıştığım Kaya-İsmet Özden Ortaokulu.
Bahçesinde hayvan kesiminin yapıldığı,ders esnasında hayvanların canhıraş feryatlarının duyulduğu zamanlardı !
Küp şeker gibi bir bina, hemen binanın köşesine iliştirilmiş kalın sac ile çevrili ,aşağı yukarı 4-5 metrekarelik bir kantin!
Eski resimlerimi karıştırırken buldum o kantinin de bulunduğu bir kareyi !
Sene 92 miydi yoksa 93 müydü tam hatırlamıyorum.
Okulun kantinini kiralayan arkadaş Camidere Köyü'den biri ! Necati Kestane.
O,uzun süreli çalışmadı kantinde ama kardeşleri Necmettin ve Kamil fasılalarla aşağı yukarı 20 yıl okulumuzun kantinini çalıştırdılar.
Kamil hep işin mutfağında,Necmettin ise servis ve dış ilişkiler sorumlusu gibiydi!
Kamil, işine odaklanan,sessiz,insanı hayran bırakan bir saygı ve mahcubiyet abidesi gibiydi.
Yanında konuşulanlar onu ilgilendirmese bile yüzü kızaran bir güzel adamdı Kamil.

Onlar bu okulun kantincisi değil personeliydi adeta!
Okul çalışanlarının derdine ortak olurlar ! Problemlerine kafa yorarlardı!
Öyle para falan kazanmak değildi dertleri !
Belli ki dost kazanmak daha önemliydi onlar için.
Çalıştıkları dönemde onlarla tanışan herkes şahittir bu yönlerine.
İşte bu kardeşlerden Kamil'i kaybettik.
Gençti daha.
Yakalandığı amansız hastalık aldı götürdü aramızdan.
Sebep işte !
Atalarımız ne güzel demiş :
“Ecel geldi cihana
Baş ağrısı mahana” ! (bahane)
Hastalığı sırasında çektikleri kefaretidir artık.
Allah rahmet eylesin.Kederli ailesine de sab-ı cemil ihsan etsin.
"İnnâ lillâh ve innâ ileyhi râciûn”