Baştan yazayım da sonra maraza çıkmasın!
Sözümüz, Türk Milleti kavramına inanan ve gönül bağıyla mensubiyet ve aidiyet hissedenleredir!
Kafa olarak millete inanmayanlara söyleyecek çok sözüm var ama bu yazının konusu o değil!
Bir memleket meselesi veya gündeme dair bir laf söylemeye çalışıyorsun hemen :
“Siyaset konuşma!” uyarısı alıyorsun !
Kimden ?
Aslında farkında olmadan siyasetin malzemesi olarak kendini kullandıranlardan!
Eleştiri her zaman gücü elinde bulunduran ve her şeyi partiye göre dizayn etmeye çalışan iktidara olacaktır elbette!
İşi yapana değil de kenarda durana vurmak; dikkati başka yöne çekip kendi yanlışını gizleme, gözden uzak tutma çabasından başka bir şey değildir.
Sabah akşam televizyonlarda kendi oy verdiğini, sempati duyduğunu gördüğü için başka kimsenin olmadığını zannedenler! Yani hayatı siyaset olanlar!
Hal böyle olup bir de siyasetin dindarlarınca okuyup üflenince karşısında laf söyleyecek adama yapıştırırlar cevabı :
“Siyaset yapma !”
Tamam! Yapmayalım arkadaş da “Senin yaptığın ne ?” diye de sormayalım mı?
İktidarın her yaptığını sen savunurken siyaset yapmıyorsun ama ben aş deyince, iş deyince, adalet deyince, rüşvet deyince, kamu malını talan deyince, adam kayırma deyince, zulüm ve sürgün deyince, tehdit ve şantaj deyince, iftira ve yalan deyince siyaset mi yapmış oluyorum?
Anlıyorum ama hak veremiyorum ne yazık ki!
“Esnafın hali perişan. bak siftah etmeden kepenklerini kapatıyorlar” diyorum. Cevabın hazır:
“Esnafımızın yanındayız ! O, yazar kasa fırlatmalar geride kaldı !”
“Samanı bile ithal ediyoruz. Tütünün cenazesini kaldırdık! Şimdi de şeker pancarını öldürdünüz! Tarımımız felç çiftçimiz zor durumda !” diyorum:
“Çiftçimizin bize desteği sürdükçe tarıma desteğimiz devam edecek !” diyorsun.
“Memur atama ve tayinlerinde ehliyet, liyakat ve adalet gözetilsin” diyoruz.
İnsanların ekmeğiyle oynanmasın istiyoruz!
Elden çıkarmak kolaydır mirası! Satarsın olur biter!
Üretmenin değil tüketmenin ustasıyızdır değil mi?
Durup dururken değil bunları memleket meselesi olarak gördüğümüz için söylüyoruz!
Esnaf bize “siyaset yapma!” diyor!
Çiftçi bize “siyaset yapma!” diyor!
Memur bize “siyaset yapma!” diyor!
Yapmıyoruz birader!
Ne haliniz varsa görün! diyemiyoruz.
Aslında bize hak vermediklerinden değil!
Herkes bir şeylerden korkuyor, çekiniyor! Daha fazla zarar görmek istemiyor belli ki!
Peki bilmiyorlar mı korkunun ecele faydası olmadığını?
Onları korkutanın, gücü kendilerinden aldığını da biliyorlar!
Ama bahane herkes de vardır !
Biz, gördüğümüz yanlışları dile getireceğiz dilimiz döndüğünce !
Onlar da “Ama yol yaptık !” der gibi “Siyaset yapma!” diye savunacaklar kendi yanlışlarını!