Sizin iyiliğiniz meclise kapağı atana kadar mıydı?
Biz bilmiyor muyuz?
Millet bilmiyor mu sizin daha önce nerede siyaset yaptığınızı?
Şimdi niye İyi Parti'de siyaset yapmak mecburiyetinde kaldığınızı da mı unuttunuz?
Elini öptüğünüz, hem de önünde eğildiğiniz bu adam Türk Milliyetçiliği'nin 20 yıllık siyasi başarısızlığının sebebi değil miydi sizce?
Kendi belirlediği delegelerin çoğunluğunun isteği olan kurultayı yaptırmamak için her türlü haksızlık ve zulmü sizlere reva gören bu adam değil miydi yoksa?
Sırf bunun için sırtını iktidara dayayıp mahkeme kapılarına düşürmedi mi Milliyetçi Hareket'i?
Hem de iktidara söylediği zehir zemberek sözleri yalayıp yutarak …!
Bütün engelleme ve baskılara rağmen İyi Parti kuruldu.
Bu sefer sizlere “İpe sapa gelmez, bölücü, Fetöcü…) gibi hakaret ve iftiralar o eğilip öptüğünüz el in sahibi adam tarafından yapılmadı mı?
Her Salı grup toplantısında parmak sallanarak tehdit edilen siz değil miydiniz?
Toplantıları basılan, elektrikleri kesilen, parası önceden ödendiği halde baskıyla caydırılan salonlar yerine binaların kilitli kapıları önünde megafonla konuşmak zorunda kalanlar siz değil de uzaylılar mıydı?
Hadi onları unuttunuz diyelim!
Yahu adam sırf siz seçime giremeyesiniz diye erken seçim lafını ortaya atmadı mı?
Size iftira attığı yetmiyormuş gibi bir de sayın Meral Akşener'e imza verenlerin Fetöcü! olup olmadıklarının araştırılması için İç İşleri ve Adalet Bakanlıklarını göreve çağıran bu adam! değil miydi?
Çıkmış o; yerinden kalkıp koşup, eğilerek el öpen İstanbul Milletvekili arkadaş:
“Bahçeli ile bir dostluğumuz var. Dostluğumuzdan dolayı, zaten o an spontane gelişmiş bir olay.. Türk'ün töresinde büyüğe saygı, küçüğe sevgi, esastır. Sevgide serbesiyet saygıda mecburiyet vardır. Sayın Devlet Bahçeli'nin nezaketine karşı bende aynı ölçüde nezaket gösterdim" demiş !
Nezaket! diyor yaptığına!
Tebrik ettiyse tebrik edersin! Tokalaştıysa tokalaşırsın! Eğilip el öpmek ne kardeşim?
Peki! Partine, partiline, hatta sadece oy verme boyutunda olan seçmenine bile ağıza alınmayacak hakaretler yağdıran, onları doğdukları yere gömmek isteyen, geride bıraktığın bu adama karşı gösterilen nezaket de; beraber olduğun yol arkadaşlarına, ülküdaşlarına yaptığın ne oluyor?
Bu da mı Türk'ün Töresi?
Siz oraya, maaş alasınız, iyiliğe karşı kötülük yapanların önünde eğilip el öpesiniz diye gönderilmediniz!
Ve son söz !
Onu da Sayın Meral Akşener'e bırakıyorum:
“Ben siyasi nezaketi iyi bilirim. Ancak bu yapılan siyasi nezaket değildir. Partimize; FETÖ'cü, ipsiz sapsız diyen ve hatta genel başkanın namusuna kadar laf edenlere böyle hürmet göstermek siyasi nezaket değildir.
Bizim ilkelerimize bağlı kalacak olanlara yanımızda yer alabilir. Uymayanlar derhal İYİ Parti'yi terk etsin”