Önce Makyavelizm nedir ? ona bakalım!
Siyasette amaca varmak için bütün yolların kullanılması gerektiğini söyleyen ve her yolu meşru gören fikir akımıdır. Ünlü İtalyan siyasetçi Tarihçi ve yazar Mahciavelli (1469-1527) nin geliştirmiş olduğu siyaseti ahlaktan ve dinden ayıran ve her türlü din kuralı ile ahlak kuralını hiçe sayan teorisi ile dürüstlük ve ahlaktan yoksun siyaset düşüncesine Makyavelizm denir.
Baştakilerin iktidarı kullanmada gösterdiği kurnazlık sayesinde toplumu yönettiğini söylemiştir. Devlet adamlığı ve diplomatlık görevlerinde bulunan Makyavel düşüncelerini genelde gözlemlerine dayandırmış siyaset alanında çıkarlarının belirleyici olması gerektiğini savunmuştur. Bu amaçla prensin her türlü ahlak kurallarından bağımsız olarak sert siyasal yasaları kabul etmesini gerekli görmüştür.
Sonra ne olursa olsun kazanma üzerine kurgulanmış bir fıkrayla devam edelim:
"Cambazın biri, eşeği yularından çekip gelmiş pazara. Bir başka cambaz yanaşmış:
“Kaça bu eşek?”
"Bin lira!"
"Aldım gitti, ver elini helalleşelim!"
Birkaç kişi alıcının kulağına fısıldamış:
“Yahu görmüyor musun, bu eşek topal. Onun için ucuza verdi!”
"O eşek topal değil, tırnağının arasına taş kaçmış. Bu nedenle topal sanıp ucuza elden çıkarmaya bakıyor!"
Eşeği satana koşmuşlar: "Yahu bu eşek topal değilmiş, tırnağına taş kaçmış!"
Satıcı gülmüş:
"Eşek topal olmasına topal da, öyle sansınlar diye taşı tırnağına ben koydum!" Alıcıya koşmuşlar:
"Yahu bu eşek gerçekten topalmış, taşı o koymuş. Seni de kandırdı, parayı aldı!" Alıcı dövünmeğe başlamış:
“Vay namussuz vay! Eğer verdiğim para sahte olmasaydı, beni kazıklayacaktı!”
*******
Diyelim ki Mahalli İdareler Seçimi var!Yani Belediye başkanı, muhtar falan seçilecek.
Bu zamana kadar girdiği oniki seçimde de muhtarlığı alamayan birisi vardı köyde. Köylünün bir kısmı hep ona oy verse de seçilemezdi bir türlü! En büyük rakibi de şimdiki muhtardı ve yine aday olacaktı.
Bu sefer de aday olup muhtarın karşısına dikilmesini beklerken o çıkıp "Benim de muhtar adayım mevcut muhtardır !" demesin mi ?
Bu zamana kadar seçilemese bile onu hep destekleyen köylüler şaşkın ama kızgındı da!
En önemli rakibinin bu jesti karşısında muhtar hislendi tabii!
Öbürü için köyde birkaç oy alıp rezil olma tehlikesi vardı!
Muhtar onun da köylü nezdindeki itibarını düşünerek :
"O zaman benim adımın yanına senin adını da yazdıralım.Sana oy verenler bana da oy vermiş olsun!Senin adın pusulada yazılmazsa seninkiler sittin sene bana oy vermezler!”
Çünkü buna pusulada adı olmazsa kendi evinden bile oy çıkması zor gibi!
*******
Ahmet Hakan 3 mart 2018 tarihli Hürriyet Gazetesi'ndeki "İki partiye oy vermek mümkün olmamalı" başlıklı yazısında şöyle demiş:
“Cumhur ittifakında yer alan iki partiye birden oy vermek mümkün olacakmış.
Yani oy pusulasında hem AK Parti'ye, hem de MHP'ye mühür basıldığında o oy geçerli sayılacakmış.
Peki iki partiye birden basılan oylar, hangi partiye yazılacakmış?
Şöyle yapılacakmış:
İki partiye birden basılan oylar, partilerin aldıkları oyların oranına göre iki partiye pay edilecekmiş.
Yani durum tam olarak şu:
Sanki seçim değil de anket söz konusuymuş gibi dağıtma usulü uygulanacak!
Bu olmaz.
Bundan vazgeçilmeli.
Çünkü bu şekilde...
Bir seçimde ilk kez...
Bazı partilerin aldıkları oyu, net ve kesin bir biçimde bilmek mümkün olmayacak.
Yani seçmen iradesi, ilk kez başı sonu belli biçimde ortaya çıkmayacak, çıkamayacak."
********
Sanki her şey birilerinin kazanması üzerine kurgulanıyor!
Oyunun kurallarını kendilerinin kazanması üzerine sürekli değiştiriyorlar.
Kazanırken de kendilerine yardımcı olan,asistanlık yapanları da düşünüyorlar !
Ortalıkta eşeğin ayağına taş sıkıştıranlar ve sahte parayla alışverişe çıkanlar var bol miktarda !
Belki iki taraf da kazanmış gibi gözüküyor ama ahlak kaybediyor !
Bir oyun var! denilirdi eskiden !Şimdi iki oyu olacak vatandaşın demek ki !
Yine de seçim yapılıyor ya ona da şükür!