Ne diyorlardı manifestolarında?
“Özgürlük ve demokrasinin teminatıyız !”
Adalet denilince neyi kastettiklerini biliyorduk !
Özgürlük deyince de kime ne kadar tanıyacaklarından emin değildik!
Peki ya bütün nimetlerinden faydalandıkları halde demokrasiyi başkalarına uygulamamak ne demek?
İktidara muhalif parti ve kişilerin demokratik haklarını kullanmasını engellemek hem de yerel yönetimler eliyle kanunsuz güç kullanarak engellemek ne demek?
Kamu kurumlarını, muhalefetin siyaset yapmasına engel olmak, baskı uygulamak, yıldırmaya çalışmak için seferber edilmesi ,ayıptır ve suçtur.
Bu korku bu panik niye?
Belki ilk defa kaybetmeye bu kadar yakınlar ya!
Bu tahammülsüzlüğün, bu çamura yatmanın, bu saldırganlığın altında da bu yatıyordur!
Gün geçmiyor ki Millet İttifak'ını oluşturan partilerin yasalara uygun etkinliklerine birileri tarafından saldırıldığı haberleri düşmesin medyaya!
İstanbul Bağcılar'da İYİ Parti standına bıçaklarla saldırmışlar ve insanları yaralamaşılardı!
Ankara'da bayrak asan Saadet Partisi mensuplarına saldırmışlar sonra da “Biz sizi HDP'li sandık !” diyerek kendilerini savunmuşlardı !
Bu sefer Manisa'da ortaya çıktılar. Ama bu sefer de belediye zabıtasını kendi emellerine alet etmek istediler!
Manisa'nın Şehzadeler ilçesinde İYİ Parti Manisa 3'üncü sıra milletvekili adayı Hasan Eryılmaz, özel bir mülkiyeti kiralayarak seçim standı kurar.
Standa gönderilen zabıta ekipleri, standı İmar Kanunu'na göre kaçak yapı olduğu gerekçesiyle kaldırmak ister.
Bunun üzerine kaldırma işlemine müdahale eden İYİ Partililer ile zabıta ekipleri arasında gerginlik yaşanır. Zabıta personellerinden birisi standın iplerini kesmeye çalışır ve gerginlik artar.
Hatta arbede yaşanır.
Standa gelen İYİ Parti Manisa milletvekili adayı Hasan Eryılmaz ise bir yandan gerginliği yatıştırmaya çalışır. Bir yandan da yapılan işin yasal olmadığı yönünde ekiplere uyarılarda bulunur.
Zabıta ekipleri standı sökmeden olay yerinden ayrılır.
İYİ Parti Manisa milletvekili adayı Hasan Eryılmaz ise yaşanan gerginlikten sonra yaptığı açıklamada, kendisinin Valilikten gereken izinleri alarak standı kurduklarını ve standın YSK'nın 332'nci maddesine göre kurulduğunu belirterek:
“YSK'nın 332. Maddesinde her şey belli. Mevcut iktidar bu mübarek Ramazan gününde adaletten yoksunlar. Burası sahibinden kiralık. Parasını da peşin verdik. Fakat gelinen noktada Şehzadeler Belediyesi Zabıta ekipleri, Şehzadeler şehri Manisa'yı utandıracak şekilde burayı kaçak yapı gibi göstermek istediler. Burasının herhangi bir sabit yeri yok. Yüksek Seçim Kurulu'nun maddesine uyuyoruz, ne yaya ne de taşıt trafiğini engellemiyoruz. Kendimizi anlatmaya çalışıyoruz. Biz iyiler hareketi olarak yılmayacağız, başaracağız.” demiş.
Peki utanmışlar mıdır sizce?
Niye utansınlar ki! Bence aldıkları kanunsuz talimatı yerine getiremedikleri için üzülmüşlerdir belki de !
Bu nasıl bir ruh halidir?
Bu nasıl bir zihniyettir?
Daha “ Kaybedersek Belgrad Ormanları'na gömülen silahları çıkarırız !” denilmesini tartışırken Türkiye…
Vatandaşın demokratik ve yasal hakkını kullanmasını engelleyerek kime yaranacak belediyeler?
Yerel veya genel seçimlerde “Sadece bize oy verenlerin değil bütün bu şehrin…..” diyerek oy toplayanların, gerçek yüzlerini görmek açısından da bu tür olaylar bir nevi turnusol kağıdı fonksiyonu görüyor.
Yazıklar olsun sırf kendine demokrat olanlara!
Sırf kendine adil olanlara!
Sırf kendi taraftarlarına şirin görünmek için insanlara haksız ve hukuksuz biçimde baskı uygulayanlara!
Ve yazıklar olsun sırf kendine Müslüman olanlara!