Belediye ilgili yazıyoruz. Ama genel olarak bahsediyoruz. Yoksa Niksar'a özel bir durum değil ha !
Yazılanları okurken Niksar Belediyesini de gözünüzün önüne getirerek okumanızı da tavsiye ettik sayın !
Biliyorsunuz belediyeler iki kurum tarafından denetleniyor.
İçişleri Bakanlığı ve Sayıştay.
Bu denetim; periyodik olarak belediyelerin iş ve işlemleri mercek altına alınarak yapılıyor.
Peki belediyelerin gelirleri nereden geliyor?
Tabii ki merkezi bütçeden yapılan transferlerden ve öz kaynaklarından.
Peki bugün için belediyelerin durumu ne?
Türkiye'nin içinde bulunduğu ekonomik kriz göz önüne alınırsa, belediyelerin mali tabloları vahim. Çoğu batık durumda. İşte belediyelerin denetimini yapan İçişleri Bakanlığı ve Sayıştay'ın yaptığı denetlemelerde ortaya çıkan sonuçlara göre, denetim elemanları çok sayıda rapor hazırlamış ve bu raporlarda, belediye yönetimlerine pratiklik kazandıracak bazı önlemleri şöyle sıralamışlar:
* Belediyeler, yapması gereken hizmet ve işlerde öncelik sıralaması hazırlamalıdır. Kültürel ve sosyal projeler, zorunlu hizmetler tamamlandıktan sonra gerçekleştirilmelidir.
Kendi yaşadığınız beldedeki belediyeye bir bakın böyle bir öncelik sıralaması yapmış mı?
Ya da Niksar'daki gibi, şehrin girişine kapı yapmak bu öncelikler listesinin neresinde vardır? Ya da bu listede yer alabilir mi?
* Büyükşehir belediye şirketlerine işletme hakkı devredilen taşınmazların şirket tarafından üçüncü kişilere ihalesiz devredilmesinin önüne geçilmesi gerekiyor.
* Belediye, bağlı kuruluş ve şirketlerinde ihtiyaç fazlası ve gereksiz personel istihdamı yapmamalı.
* Memur personele yapılan “sosyal denge yardımı” ve işçi ücretlerinde yapılan zamlar, belediyenin mali imkânları ölçüsünde olmalı, kaynağı olmadan borçlanmayla yapılan reel olmayan sosyal denge yardımı ve zamdan kaçınmak zorunlu hale geliyor.
* Belediyelerde, tüm taşıtların envanterini çıkarmak işi kolaylaştıran bir uygulama. Makam veya kişilere araç tahsis etmek yerine araç havuz sistemine geçmek, kaynakların verimli kullanılması açısından da önemli. Tüm araçlar için, mutlaka araç takip sistemi kurulmalı, personelin araçları özel işlerinde kullanmasının önüne geçilmelidir.
Böyle bir araç takip sistemi var mı ? Bilmiyorum ama araç ve akaryakıt tasarrufu şart!
* Profesyonel ve amatör spor kulüplerine yapılacak nakdi ve ayni yardımların, belediyelerin harcama kalemlerinde önemli yer tuttuğu görülüyor. Bu yardımlara getirilecek sınırlama belediye bütçelerini rahatlatacaktır.
* Vakıf ve derneklere, 5393 Sayılı Belediye Yasası'nın 75. maddesinin (c) bendinde belirtilen “belediye ile birlikte yapacakları ortak hizmet projeleri” dışında herhangi bir kaynak aktarımı yapmak, kaynakların kurutulmasına neden oluyor.
Mesela Niksar Belediyesi 2018 yılı Faaliyet Raporu'nda2018 yılı Bütçe Giderleri Ekonomik Sınıflandırma Tablosu'nda “Kar amacı gütmeyen kuruluşlara yardım “ başlığı altında 1.297.625
(birmilyonikiyüzdoksanyedibinaltıyüzyirmibeş) TL. gider gözükmektedir!
Raporda bu,” Kar amacı gütmeyen kuruluşlar” ın neresi veya nereler olduğu belli değildir !
* Asfaltlama çalışmalarının, diğer kurumların yapmaları gereken alt yapı çalışmaları tamamlandıktan sonra yapılması kuşkusuz harcamayı en aza indiriyor. Ancak, çoğu belediye bu pratikliği maalesef kullanmayarak asfalta büyük bütçe ayırmak zorunda kalıyor.
* İmar değişikliklerinin sadece zorunlu hallerde ve şeffaf olarak yapılması halkın bilgi sahibi olması açısından önemli. Eğer, imar değişikliğinden rant artışı olmuşsa, bu artıştan belediyeye pay verilmeli ve bu payın belde sakinlerine yapılacak hizmetlerde kullanması şeklinde belediyecilik yapılması gerekiyor.
* Ayrıca, belediyelerin özel kalem müdürlükleri devletteki en kolay istisnai kadro olarak bilinir. Özel kalem müdürlüklerine hiçbir eğitim ve sınav şartı bulunmaksızın açıktan veya memurlar arasından atama yapmak mümkün. Bu kadrolara açıktan yapılan atamalar, daha sonra bu kadrodan memuriyete sınavsız atama yolu olarak kullanılır hale gelmesi, kamu görevine girmede eşitlik ve liyakat ilkesine aykırı bir durum oluşmasının önünü açıyor. Bu sebeple, özel kalem müdürlüğü kadrolarının “bazı hatırı sayılır kişiler ya da yakınlarına memuriyete sınavsız atama yol olarak kullanılan kadrolar” olarak kullanılmasının önüne geçmek, seçmene olan saygının gösterilmesini sağlayacaktır.
* Belediye Kanunu'na göre, zorunluluk olmamasına rağmen KPSS'de “belli bir notun üstünde not alanlar” arasından seçme yapılarak sözleşmeli personel alınması, kamuoyunda adalet ve liyakat ilkesine dikkat edildiği kanaati uyandıracaktır. Aynı uygulamanın, belediye şirketlerine işçi alımlarında da yapılması, bu konuda sorun yaşanmasını önleyecektir.
Belediyeler ile bağlı şirketlerin “rant kapısı” ve “havadan para kazanılan yerler” olarak anılmasını önleyecek politikalar üretmek, çağdaş ve şeffaf belediyeciliğin olmazsa olmazı.
Bu, raporlarda işaret edilen her bir öneriyle ilgili yaşadığınız yerdeki belediyeyi ölçebilirsiniz. Ya da bir fikir sahibi olabilirsiniz.
Bazen söylenen sözlerle, yapılan işler birbirini tutmuyor zira.
Yani kamuoyuna ajandalarındaki yazanı başka türlü aktarabiliyorlar belki de!
Sadece İçişleri Bakanlığı ve Sayıştay'dan beklenmemeli denetim!
Vatandaş da kendince denetim yapmalı bence.