Akit Gazetesi yazarı Yavuz Bahadıroğlu seçim kararının açıklanması üzerine şu tweet'i atmış!
Bu mesajda itiraz edeceğim iki önemli husus var:
Birincisi seçim bir harp olarak değildir!
Seçime harp deyip hileyi meşru görmeye itirazım var!
"Gün itibariyle seçim sath-ı mailine girdik. Cumhurbaşkanı seçiminin öne çekilmesi isabetli oldu. Harp hiledir. Allah hayırlı etsin."
Bu mesaj tepki görünce, yazar durumu toparlamak için "özrü kabahatinden büyük" denecek bir mesaj daha atmış ! :
"Seçim bir uzlaşma değil mahiyeti icabı bir "çatışma" dır. Özünde rekabet olan herşey çatışmadır. Yani bir nevi "harp"tır. "Harp hiledir" sözü de bana değil Peygamberime aittir. Bilenler konuşsa yanmam, bilmeyenler konuşuyor. Umrumda değil."
Bahadıroğlu kadar bilemem ben tabii!
Ama, Yavuz Bahadıroğlu'na da sormak isterim! Hani o biliyor ya!
“Peygamber Efendimiz, seçimde hile yaptı mı?”
Yani bu ; “Kazanmak için her yol mubahtır !” felsefesi, doğru mudur?
Eğer bunu doğru kabul edersek “Amaca giden her yol mubahtır !” sözünü devlet felsefesi haline getiren Niccolo Machiavelli 'den (Makyavel) bir farkımız kalır mı?
Machiavelli meşhur 'Prens' adlı eserinde Türklerle ilgili bazı değerlendirmeleri de bulunmaktadır. Bu değerlendirmeler karakteristik özelliklerimizi yansıtması açısından dikkate değerdir. Türklerle ilgili değerlendirmelerinde özetle şöyle diyor:
“Türkiye'yi ele geçirmek zordur. Çünkü Türkler padişahlarına bağlıdırlar. Onları kolay kolay liderleri aleyhine ayartamazsınız. Ama bir kez Türkiye'yi ele geçirdiniz mi onu uzun süre elde tutabilirsiniz. Türkler, lider otoritesine olan bağlılıklarını bu kez sizin otoritenize bağlılık şeklinde göstereceklerdir.”
Hakikaten büyük düşünürmüş!
Baksanıza 1469-1527 yılları arasında yaşamış ama Türkler'in karakterini taa o zamanlar ortaya koymuş.
Yine döndük dolaştık “başarı için amaca giden her yol mübah mıdır?” sorusuna.
Bunu diyen Machiavelli “Prens” adlı kitabında halka: “hükümdarı seçin de nasıl seçerseniz seçin!” demiştir.
Bunun insani ve ahlaki olduğunu kimse iddia edemez. Ederse de ahlaksızdır.
Çünkü bu anlayış; doğruluğu, dürüstlüğü, adaleti ve hakkaniyeti rafa kaldırmaktadır.
Hedef başarmak da olsa hak ve adalet çizgisinden ayrılmamalıyız öyle değil mi sayın Bahadıroğlu?
Bütün semavi kitaplarda, hak yoldan ve adilane yöntemle kazanılmış başarıların bir kıymeti harbiyesinin de olmadığı yazılıdır sanıyorum!