Diyanet İşleri Başkanlığı, 150 bin din görevlisinin maaşlarının faizsiz finans kurumları aracılığıyla ödenmesi talimatı vermiş.
Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş'ın öncülüğünde faizle mücadele kapsamında personel maaşlarının katılım bankaları aracılığıyla ödenmesine yönelik çalışma tamamlandı.
Erbaş'ın talimatıyla hazırlık araştırmaların yapılması ve sürecin işletilmesi amacıyla bir süre önce Diyanet İşleri Başkanlığı merkez birimlerinden temsilcilerin yer aldığı yaklaşık 10 kişilik bir komisyon kurulmuş.
Faizsiz finans kuruluşlarının temsilcileriyle belli periyotlarda toplantı yapan komisyon, Türkiye Katılım Bankaları Birliği (TKBB) ve üye 6 katılım bankasının temsilcileriyle toplantılar yapmış.
Sonra da Diyanet İşleri Başkanı, il müftülüklerine gönderdiği genelgeyle, 1 Kasım 2019'dan geçerli yapılacak kurum maaşı ödeme protokollerinde faizsiz finans kurumlarının tercih edilmesini istemiş.
1 Kasım 2019'dan önce alınan maaşlar konusunda bir açıklama yapılmamış.
Çok da önemli değil zaten !
Geçenlerde sosyal medyada dolaşan bir yazı ilgimi çekmişti. Paylaşan da alıntı olduğunu yazmış. Konu diyanet olunca sizinle paylaşmak istedim.
“Uzun yıllar önce Bursa'da bir davulcu yaşıyordu…
Ramazan gecelerinde sahurda insanları uyandırmak için davul çalan adamcağız, geriye kalan 11 ayda ise düğünlerde, şenliklerde, mitinglerde hünerini sergileyip ekmek parasını kazanıyordu…
Aradan yıllar geçti, davulcu yaşlandı ve aklına o güne kadar hiç düşünmediği bir soru gelip oturdu; hayatını ramazan ayları dışında içkili düğünlerde, eğlencelerde de davul çalarak kazanmış, kefen parasını da bu kazandıklarından bir kenara ayırmıştı… Aklını kurcalayan soru işte burada devreye giriyordu:
–Acaba bu kefen parası caiz miydi, değil miydi?..
Düşündü, taşındı Diyanet İşleri Başkanlığı'na danışmaya karar verdi… Durumu anlatan bir mektup yazıp aynı soruyu sordu, gelen yanıtla başından aşağıya adeta kaynar sular dökülmüştü:
-Caiz değildir!.. Adamcağız büyük bir üzüntü içinde hikayesini dönemin en ünlü yazarlarından Hasan Pulur'a yazdı. Mektubu büyük bir şaşkınlık içinde okuyan Pulur, “Olaylar ve İnsanlar” köşesine taşıyıp, adamcağızın hikayesini ve Diyanet'in verdiği cevabı anlattıktan sonra şu soruyu sordu:
–Diyanet “caiz değildir” diyorsa demek ki bir bildiği vardır! Benim de onlara bir sorum olacak: oradaki din görevlileri maaşlarını devletten alıyor. Devlet ise bu paraları halktan aldığı vergilerden ödüyor. Vergi verenlerin içinde meyhanecisi de var, kerhanecisi de var… Bu durumda aldıkları maaş caiz midir, değil midir?!.
Ortalık karıştı tabii! Sonunda Diyanet İşleri Başkanlığı, “Konu yanlış anlaşılmış, yanlış karar verilmiştir. Kefen parası caizdir” açıklaması yaptı!..”
Gazeteciydi Hasan Pulur. Allah rahmet eylesin.