RTÜK'ün falan pek dokunmadığı bir Akit TV var ! Bu sözüm ona televizyon kanalının,sabahları yayınlanan "Gün Başlıyor" programının sunucusu Ahmet Keser diye bir sunucusu var!
Arkasını sağlama aldığına inanıp esiyor, gürlüyor, tehdit ediyor, hakaretler yağdırıyor, milletin arasına kin ve nefret tohumları saçıyor!
Bakın sabah programında güya Afrin'de sivil ölümleri olduğu yönünde ortaya atılan iddialara tepki gösteriyor!
"Türkiye Cumhuriyeti devleti ordusu oraya sivil öldürmeye niye gitsin abi. Yahu sivil öldürecek olsak Cihangir'den başlarız, Nişantaşı, Etiler… Di mi yani, bir sürü hain var. Türkiye Büyük Millet Meclisi var" diyor !
Şimdi bu televizyon mücahidinin dolduruşuna gelen birileri, bu semtlerde birilerine saldırırsa sorumlusu kimdir ?
Tabii bu sunucunun sunduğu programda böyle konuşmalar yapması ilk defa olmuyor !
Cumhuriyet gazetesi, "Afrin'de 11 şehit" ifadesiyle bir manşet atmış. Haliyle bir gazete ne yapması gerekiyorsa onu yapıp haberi vermiş. Hemen altında, güncel siyasete dair başkaca haberler var. Bunlardan biri de CHP yönetiminin Anıtkabir'i ziyareti ve Kılıçdaroğlu'nun AKP hakkındaki açıklamaları.
İşte bu malum sunucu Ahmet Keser, günün gazete manşetlerini anlatırken sıra Cumhuriyet'in manşetine geldiğinde, Cumhuriyet'in "11 şehit" başlığı ile alttaki ilgisiz haber arasında bir 'ilgi' kuruyor. Manşet ile Erdoğan karşıtlığı arasında bir bağ kuruyor, uyanıklık yapıldığını saptıyor. Ardından, aklınıza gelebilecek tüm'klişeleri' sıralıyor:
"Tek adam rejimi olsaydı ah keşke olsa… Sizi iki dakikada kapatsa, keşke bir de Şeriat olsa, keşke idam olsa sizi sallandırsa. Açık konuşuyorum hepiniz hainsiniz… Demokrasi kılıfının ardına saklanan sizler bu vatanın başına belasınız. İster alının, ister yırtının, keşke bu ülkede idam olsa… Kellenin gitmesi lazım… Demokrasi filan hikaye, sizin gibileri savaşta katletmek mübahtır…”
"Öfkeme yenik düşüyorum siz hakikaten namus yoksunusunuz… Sizlerin Allah belasını versin! Kansızsınız, namussuzsunuz, şerefsizsiniz, haysiyetsizsiniz, sizde bir dirhem din iman yok. Bir dönemin kalıntılarısınız"
“Birileri, Türkiye'de düşünce ve ifade özgürlüğünün lüzumundan fazla bulunduğunu söylüyordu da inanmıyordum ! Şimdi yukarıdaki ifadelere bakınca haksızlık yaptığımı düşündüm! Böyle ifade özgürlüğü nerede var?
"Kuşkusuz bir insan, idam cezasından yana olabilir. AKP'nin (2001 değişikliği ardından) 2004'te mevzuatı idam cezasından arındırmasını çok yanlış bulabilir.
Bir insan, Cumhuriyet yazarlarının baş belası olduğunu düşünebilir.
Bir insan, 'tek adam' rejimini savunabilir ki tarihimizde savunanlar olmuştur.
Bir insan, saçma sapan bir iş yaparak 'haber veren' gazetelerin kapatılması gerektiğini düşünebilir. Herkes basın özgürlüğünden yana olmak zorunda olmadığı gibi; bırakın gazeteleri, Türkiye'de örneğin bazı siyasal partilerin dahi kapatılması gerektiğini düşünenler çok oldu.
Bir insan Şeriat hayali kurabilir, Şeriat düzeni içinde yaşamayı arzulayabilir. Hatta bir insan örneğin Osmanlı'yı tümüyle Şeriat hükümleriyle yönetildiğini dahi zannedebilir. Herkes asgari bir tarih eğitimi almış olmak zorunda değil.
Bir insan, gazete çalışanlarının din ve iman yoksunu olduğunu düşünebilir. Haber yapmak için 'gerekli koşullar' olmadığı düşünülürse… Türkiye'de din ve iman sahibi çok sayıda gazete ve gazeteci var ve kendilerini büyük bir ilgiyle okuyor, izliyor, dürüstlüklerine duyduğumuz hayranlıkla olabildiğince yararlanıp severek takip ediyoruz.
Ancak bir insan, başlığını beğenmedi diye bir gazetenin çalışanlarına böyle hakaret edemez. 'Namus yoksunu' olduğunu, 'kansız olduğunu' (eğer tıbbi bir sıkıntı kast edilmiyorsa), 'haysiyetsiz olduğunu' bu rahatlıkla dile getiremez. Hedef gösteremez.
Ve tabii bir insan, 'Kellenin gitmesi kazım' ve 'Katli mübahtır'diyemez. Çünkü bu 'dilekler,' insanların keyfine bırakılmamıştır. Bırakılmamıştır ki, hukuk düzeni içinde birbirimizi boğazlamadan yaşayabilelim.(Murat Sevinç-11.02.2018-Diken.com.tr)
Beni şaşırtan ise "Keşke Yunan galip gelseydi !" veya "Camileri genelev yaptılar !" gibi ya da bu sunucunun söylediği gibi sözlerin birileri tarafından takdir görüp beğenilmesidir.
Bu özgüven patlamasının cesaretle bir ilgisi olduğuna inanmıyorum. Başka bir sebebi var ama ….!